• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Akben
Ali Akben
TÜM YAZILARI
18 Ağustos 2019

Hatırlama mucizesi

İnsan sıklıkla kendini tanıma ve anlamada güçlük çeken bir varlık. Mutluluk, kızgınlık, sakinlik gibi sıfatlar arasında dönüp dolaşır. Bazen içi içine sığmazken, bazen de sıkıntıdan patlar, çatacak yer arar.

Dilinin ucuna gelen bir kelimeyi saatlerce hatırlayamazken bazen de makinalı tüfek gibi dilinden ballar akar.

Beynimizi ve psikolojik yapımızı anlamak, anlatmak ve tanımlamak oldukça zor iç içe gizemlerle dolu.

Yıllar önce bendenizi beyin ve sinir sistemi ile ilgili bir alanda uzman olmaya iten sebep de bu gizem ve muamma olsa gerek.

Yaklaşık 35 yıldır bu alanla ilgili bildiklerimiz ile son yıllarda öğrendiklerim arasındaki dağlar kadar farka şahit olunca bu işin başında olduğumuz fikrine götürüyor beni..

Çoğumuzun hafızasına kazınan doğru bildiğimiz birçok yanlışla bugün yüzleşmiş durumdayız.

Daha birkaç yıl önce beynimizde bulunan hücrelerin doğuştan itibaren sabit olduğu fikri şöyle ya da böyle çeşitli sebeplerle ölen beyin hücrelerinin yerlerinin boş kaldığı fikrine bugün birçoğumuz gülüyor ve olur mu diyoruz.

Belki onlarca yıl içinde bugünkü bilgilerimize de gülebileceğiz.

Yıllar önce yaşanmış acı-tatlı, güzel-çirkin hatıralarımızın saniyelerden daha kısa bir zaman dilimi içinde hatırlayarak her gün yaşadığımız hatırlama mucizesini bugünkü bilgilerimizle hâlâ çözmüş değiliz. 

Bugün biliyoruz ki ne yerseniz o olursunuz sözünün en önemli muhatabı da yine mucize beynimiz.

Yeme ve içmede dikkat etmemiz gereken hususlara riayet ettiğimizde daha mutlu olmamızı sağlayan hormonları beynimize salgılattığımız gibi unutkanlık, hafıza kaybı gibi hastalıklara karşı da korunma elde etmiş oluyoruz.

Aldığımız her nefesi içimize çekerken derinlere indirebilirsek beyin hücrelerine bayram yaşatabiliyoruz.

Çok sık tükettiğimiz buğday, şeker ve bu gıdaların katkı maddeleri ile zenginleştirilmiş olanlarından uzak durmak sadece beyin sağlığı için değil tüm doku ve organlarımızı korumak için çok ama çok önemli.

Yürüyüş, yüzme, egzersiz gibi desteklerle damarlarımızdan akan kan hareketlendirilirse beyin hücreleri bayram ediyor.

Unutkanlık, dalgınlık, konsantrasyon eksikliği, yorgunluk, uyku düzensizliği, sıkıntı, depresyon ve stres gibi çağımızda çok sık şikayet konusu edilen problemlerin çözümünde beyin hücrelerimizin beslenmesi ile ilgili yanlışlarımızı bugün sorgulayarak nerede hata yapıyoruz sorusunu sorarak çare ve çözüm arayışına girmek gerek.

Uykudaki kalitenin bozulmasıyla ilgili sorunların yumağında yine beyin hücrelerimiz aklımıza geliyor. Çünkü vücudumuzda bulunan herhangi bir doku ve organımızın beyinde temsili bir merkezi muhakkak vardır.

Uyku, açlık ve tokluk, hiddet, gerilim hatta strese karşı korunma hâsılı her şeyimizin merkezi beyindir.

Beslenmede yaptığımız yanlışlar beynimiz için çok önemli olduğuna göre çoğumuzun ortak paydası olan ruhsal bedensel ve manevi sorunlardan arınmada beyin sağlığının ayrı bir önemi ve değeri olsa gerek.. 

Beslenme düzenimizi ve yaşam tarzımızı düzelttiğimiz zaman birçok amansız beyin hastalığına karşı aktif korunma sağlayabiliyoruz.

Hastalıklar gelmeden beyin ve ruh sağlığımızı korumak aslında tamamen bizlerin elinde. Yeter ki kararlı olalım ve uygulamaya başlayalım, yarın çok geç olabilir.

Efendimiz, hastalıklar gelmeden sağlığımızı korumamızı bize öğüt veriyor.

Alacağımız bu basit tedbirlerle bile beynimizi korumamız ve hastalıklarla ille de yüzleşmeden yaşamımızı sağlıklı sürdürmemiz mümkün olabilir.

Memleketimde Bayram

Kurban Bayramını doğup büyüdüğüm Kahramanmaraş’ta akraba ve dostlarımla beraber geçirerek sıla hasretimi giderdim.

Geçen hafta bu sütunlarda sizlerle paylaştığım eyyamı bahur günlerini on gün gecikme ile Maraş’ta her yönü ile Rabbim yaşattı. Sıcak nemle birleşince özellikle gündüzleri insan sağlığını nasıl etkiliyor, geceleri uyku düzenini nasıl bozuyor bizzat kendi üzerimde yaşadım.

Bayram süresince eş, dost ile memleket meselelerini gazetemizde gündeme getirmem için eteğinde taşı olanlar taşları ile ağzı laf yapanlar lafları ile istişareler çare ve çözüm teklifleri gırla gitti. Ağzı olan konuştu. Sorusu olan sordu.

Ne ekonomist, ne stratejist, ne de siyasetçiyim. Ancak memleketimin bir evladı olarak vatandaşın sorduğu soruları bendeniz de ayna vazifesi görerek yukardakilere, idarecilerimize yansıtacağım.

Bu ülkede yaşamaktan gurur duyan bir vatandaş olarak mevcut gidişat beni de ciddi olarak endişelendiriyor.

Dün Münbiç’de oyalayan ABD, bugün de Fırat’ın doğusu ve kuzey Suriye’de ipe un sermeye çalışıyor. Çözeceğiz mözeceğiz vs. İşleri güçleri cek cak. Yersek oyalamaya devam edecekler. Her türlü entrika alavere dalavere serbest. Yutturabilirlerse zehri bal tadında yedirecekler ama köprünün altından akan suların hâlâ farkında değiller.

Yeni Türkiye’nin; kül yutmaya, oldubittilere okey demeye hiçbir açıdan lüksü olmadığı gibi böyle oyalanmalara karnı çok ama çok tok.

Vatandaş Erdoğan’dan hâlâ umudunu kesmediğinden olsa gerek sabır ve sebat ederek bekliyor olsa da nereye kadar sorusunun cevabı memleketimde hâlâ cevap bekliyor.

Bu millet 15 temmuzda canını verenlere nasıl minnet duyuyorsa bu zor günleri rant fırsatına çevirenleri de aynı şiddette nefretle kınıyor. İdare erkinden beklediği desteği ve samimiyeti bulamayınca paniklemeleri devam etse de sabır yönünde tercih kullanmayı yeğliyor.

Telefonla arayarak bunları da yaz diyen bir dost, hocam biz Erdoğan’ı çok seviyoruz. Her türlü aleyhte propagandaya rağmen yerel seçimlerde oyumuzu severek verdik.

Şimdi ondan şunu istiyoruz. Ak Parti teşkilatına el atsın. Onun hatırı için seçtiğimiz belediye başkanlarını yakından takip etsin.

Konuşacak yazacak çok şey var elbet. Yeri geldikçe onları da paylaşmaya çalışacağım inşallah.

Bugünlük de bu kadar. Kalın sağlıcakla.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Mustafa

Muhterem Ali abi yazın nefis ve bilgi dolu. Sağ ol var ol ve abi
  • Yanıtla

M.T.TB. Lİ

Ali Bey kardeşim K.maraş son yıllarda önemli aşamalar kaydetti.Türkiyede en az suç işlenen en az elektrik kaçağı o lan,en az içki tüketilen bir şehir.her Maraşlı devleti ve milleti dara düştüğünde hep bir yedek akçedir.AMA cumhuriyetten günümüze kısacası Özal RAHMETLİYE KADAR devletten yatırı alamamış.AMA AK PARTİ VE REFAH Partisi döneminde önü açılmış.2014 YILINA KADAR KÜÇÜK ŞEHİR OLASINA RAĞMEN büyük şehir gibi çalışıLMIŞ.2014 ve 2019 araası güzel çalışmaları oldu.Maraş tambir torba ağzı olacakken hiç maraşlı ve akpartili olayan birisi başkan seçildi şehrin kotları ile oynamaya devam ediyor.İŞ adamlarımız kendi derdin 5 yıl korkarım kayıp olacak.K.Maraşta 170 bin oy düşüşü oldu.CHP oyunu yüzde 30 a çıkardı.MEVCUT belediye yapısı bu şeHRİ 2023 e götüremez.K.Marasş ı dikkatli takip ederek reise iletmek lazım.SELAMLAR.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23