• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Akben
Ali Akben
TÜM YAZILARI
09 Haziran 2019

Devlete küfredilmez

İmamın oğlu kardeşim; devlet anadır, babadır, yardır, yarandır. Bu millet onun bekası için gözünü kırpmadan şehit olmayı kendine şeref bilir. Nasıl böyle bir hatayı yaparsın doğrusu anlamış değilim.

Devlete küsülmez. Çünkü onun gücü sayesinde mal, can ve namus emniyetin güvence altında. Devlet gücü elinden alınmış etrafımızda o kadar çok millet var ki, halleri içler acısı.

Bir çuval inciri berbat ederek sana umut bağlayan ağababaları da zor durumda bıraktın. Ne güzel gidiyordu. Gülücükler, sana bir şey söylimmiler, soruya soru ile cevap vermeler, iftarlar, saç baş okşamalar, Kur’an okumalar vs. bu millet proje olmana rağmen seni sevmişti. Belki de seçecekti.

Böyle çok küçük kayalara bir kaç kez daha toslarsan sonun Muharrem İnce gibi olur.

Makalemin ana konusu bu son fiyaskon değildi aslında, ben hâlâ Yunanistan ile olan muhabbetini merak ediyorum. Nedir bu kuzu dolması muhabbet?

Yunanistan’ın enosisinin Kıbrıs adası olduğunu bilir bu duruma göre hem devlet hem de millet olarak karşı tutum ve duruş sergilerdik.

Komşumuzun bu ülküsü 31 mart yerel seçimlerinde değişti ve yeni enosisleri İstanbul ve Ayasofya oluverdi. İmamın oğluna öyle bir güvendiler ve mübareği öyle bir uçurdular ki ancak düştüğünde anlayacak hanyayı Konya’yı.

Her ne kadar imamın oğlu yok böyle bir şey dese de, dumanın çıktığı yerde fizik kurallarına göre bir ateş olmalı. Nitekim de ateşin harı sadece oradan değil her taraftan hissediliyor. Her gün yeni bir yerlerden dumanlar çıkmaya devam ediyor.

23 Haziran seçimlerine kadar yeni ateşler ve dumanlar çıkartmaya devam edersen güvendiğin dağlara çoktan kar yağar ve sahiplerin gözünün yaşına bakmaz derhal yeni bir arayış içine girerler.

CHP zihniyetinin içerisindeki iflah olmaz din düşmanlarının, dinden imandan bahseden imamın oğlunu günahları kadar sevdiklerini zannetmiyorum ama elleri mahkûm. Geçtiğimiz hafta katıldığın bir televizyon programında sunucunun sorularının karşısında çaresizlik içerisinde rolünün dışına çıktın ve sanki “Ben de bir insanım rolümü çok iyi oynasam da yetti artık” dercesine sunucuya çıkıştın.

Moderatörün sorusunun cevabı bir iki kelimelik ve çok basit olmasına rağmen beden kimyanızı öyle bir bozdu ki, tüm azalarınız tir tir titredi. Yüzünüz alışık olduğumuz görünen yüze hiç benzemiyordu. Sanki mahkeme suratı gibi olmuştu.

Çözülme bu hızla devam ederse seçim gününe kalmaz hazretin üzerindeki makyajların hepsi dökülür hatta evdeki bulgurdan bile olabilir.

Dostlar yaşadıklarımızın tarih perspektifinde aslında pek bir kıymet-i harbiyesi yok ama ağzı olanın konuştuğu, soysuz medyanın toplumumuzun birlik ve bütünlüğünü dinamitleyerek adeta zehir dağıttığı, azgın azınlığın naralar attığı bu günlerde yaşamış olmanın sorumluluk bilinci ile kalemimi oynatma ihtiyacı hissettim.

Önümüzdeki günlerde siyaset daha da ısınacak ve bizleri yaz sıcaklarında fazlası ile terletecek olsa bile birlik ve bütünlüğümüze helal getirmemeli.

Getirmemeli diyorum çünkü herkesin ittifak içinde olduğu bir gerçeklik var. Aynı geminin yolcularıyız. Gemimiz su alırsa sen ben farketmez birbirimizin gözünün içine baka baka helak oluruz.

Etrafımızda gemisi batmış veya batırılmış çok devlet ve topluluk var. Hallerini hep beraber görüp ibret almamız gerekirken oyunda oynaşta olma lüksümüz olmamalı.

Yerli yabancı, gerilim tüccarları bugünlerde yeniden arz-ı endam etmiş durumdalar. Sağlı sollu salvoları ile omurgamızı oynatarak birlik hamurumuza su katıp durumdan vazife çıkarmakla meşguller. Amaçlarına kısmen ulaştıklarını da görmemiz gerekiyor. Böyle günlerde bu güruh kadar cesur olmaz ve oyunlarını bozmazsak vay halimize.

Çünkü şaibeli seçim daha yenilenmedi ama sonucu ne olursa olsun dedikodusu yıllarca sürecek ve büyük ihtimal buradan açtıkları yara tıpkı gezideki gibi kanatılmaya müsait hale getirilecek.

15 Temmuzun çilekeş ve fedakâr gönüllüleri sözlerim size de.

Bu milletin birlik ve bütünlüğüne sağladığınız katkıyı seçim atmosferinde olduğumuz bu günlerde de bekliyorum.

O gece darbeci teröristleri alkışlayan soysuzların ve marjinal güruhun içimizde yaşadıklarını unutmayın. Sayıları az fakat cesaretleri fazla birçoğu da soysuz medya elemanı bu troller kadar cesur olmak zorundasınız.

Bu millet 94’de belediye başkanı olarak seçtiği kişiyi bugün başkan yaptı. O günü dün gibi hatırladıkça CHP zihniyeti ile ilgili yaşadıklarım hafızamda tazeleniyor ve açıkça tedirgin oluyor bu zihniyete Allah fırsat vermesin duasına AMİN diyerek kendimi manen güçlendirmeye çalışıyorum.

İmamın oğlu kardeşim inşallah siz CHP zihniyetinin aşırılıklarına fren olabilir ve bu azgın güruha dur dersiniz. Bunu sizden bir vatandaş olarak rica ediyorum.

Siz nabza göre şerbet verebilen bir yetenek olarak germeyin gerdirmeyin ve düne kadar halkımıza gösterdiğiniz yüzünüzü; küfrederek, adam pataklayarak veya dalga geçer gibi tutum ve davranışlarla değiştirmeyin lütfen ve bu zihniyetin şerrine karşı kalkan olun. Bu aziz milletin kalbine başka türlü girme imkânı olmaz.

Hafızayı beşer nisyan ile malul olduğu için hatırlatmakta yarar var. Gezi geri zekâlılarının kanunsuz eylemlerine son vermek için hükümet edenlerden talep eylediği şeyleri hatırlatarak makalemi sonlandırıyorum.

Neydi onlar? Hafızamda kalanlar;

Üçüncü köprü, üçüncü havaalanı ve Kanal İstanbul gibi devasa projeler ki, tüm zinde dünyanın karşı çıktığı bu projelere derhal son verin ile başlayan talep listesi öyle kabarık ve saçmalıkları içerisinde barındırıyordu ki, Allah Allah aklımı koru ya Rab dediğim dün gibi aklımda.

Bu cüreti nereden aldıklarını artık çok iyi biliyorum. Bildiklerimin ve yaşadıklarımın bir kısmını yazarak özellikle genç kardeşlerimin bilinçlenmesine vesile olmaya çalışıyorum.

Geleceğimiz olan gençlerin çoğu yakın tarihi bilmeyebilir. CHP zihniyetini tanımayabilir. Özgürlüklerin sınırlarının ikide bir dipçikle nasıl daraltıldığından haberdar da olmayabilir. Ancak alıcılarını açarak etrafa bir baksınlar.

Bugünlük de bu kadar.

Kalın sağlıcakla. 

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23