• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Akben
Ali Akben
TÜM YAZILARI
07 Nisan 2019

CHP zihniyetinin genetiği

Hekim olmam hasebi ile hastalarımızın muayeneleri sırasında hastalık süreçleri ile ilgili bilgiler alırken genetik yüklerinin olup olmamasını önemser, yaptığımız sorgulamalardan çok istifade eder ve isabet ettirdiğimiz teşhislerimizle tedavi protokollerimizi sağlamlaştırırız.

Genetik yüklülük sadece insan sağlığı için önemli değil. Canlı cansız tüm varlıkların genetik haritasını iyi çıkardığımızda ufkumuz açılır, işlerimiz kolaylaşır, çare ve çözüm üretme kapasitemiz de artar. Otu çek köküne bak sözünü unutmamalıyız.

 CHP zihniyetinin genetik kodlamasına kısaca bir göz atarsak, genetik bozukluğun olduğunu fark etmek zor olmasa gerek. Geçmişten günümüze gelen süreçte bu zihniyetin sergilediği tutum ve davranışlarından kaynaklı bir sorunu olmasa pazar günü yapılan seçimlerle ilgili bu kadar gürültü patırtı koparmaz hukuki süreçten bu kadar korkmazdı.

İmamoğlu’nun aceleci tavır ve davranışlarına soysuz medyadan salvolar halinde yayılan dedikodu anaforu eklenince olmazların oldurulduğu bir süreçle yüzleştik. Ağzı olan konuşuyor. Birlik ve bütünlük tarlamıza ayrık tohumları ekenlerin marifeti ile bu genetik hastalık tekrar hatırlandı. Ulu orta sağda solda tekrar konuşulmaya gündem olmaya başladı. Seçim sonucunda mazbata kime verilirse verilsin maalesef bu iki başkanın sicilinde kara bir leke olarak kalacak.

Nasıl günümüzde bile hâlâ 1946 seçimleri zaman zaman gündeme cuk diye oturuyorsa, aynı şekilde 31 mart seçimlerinden sonra yaşanılanlar toplum hafızasından geçmişte yaşanılan şaibe ve dedikodular nedeni ile hiç silinmeyecek. 

Gençler elbette 1946 seçimlerini hatırlamazlar ancak merak edip kısa bir araştırma yaparlarsa CHP zihniyetindeki genetik garabetin boyutlarını anlayıp küçük dillerini yutabilirler.

1994 mahalli seçimlerinde İstanbul’a başkan seçilen Erdoğan daha koltuğuna oturmadan onun zihniyetini tehlikeli olarak görenlerin hezeyan boyutunda uyguladıkları mobingi unutacak değilim. Çünkü aylarca söylenmedik kem söz ve şeytanın aklına gelmeyecek kadar abuk sabuk uçuk fikirlerle İstanbul halkı hop oturup hop kalkmış ve toplum bir hiç uğruna uzun süre huzursuz günler ve geceler yaşamıştı.

Hiç unutmam rahmetli Özal ile ülkemizde yayın faaliyetine başlayan ilk özel televizyonda bir programa çıkan Erdoğan bir bardak suda kendini boğmak isteyenlerin acımasız, hakaretvari, tepeden bakmacı tutum ve davranışlarına muhatap olmuş ve abuk sabuk soruların muhatabı olmuştu.

Bir tanesi hafızamda hâlâ canlı soru şöyle idi: “İmam hatip mezunu, sucuk fabrikasında çalışan birini İstanbul halkı kendine başkan yaptı. İstanbul’un dağlar taşlar kadar sorunu var. Mesela 38 günlük suyu kaldı. Çöp dağlarından turist gelmez oldu. Yolsuzluk diz boyu. Nasıl yapacaksınız, bu sorunların altından kalkmanız mümkün görünmüyor?”

Başkan bu soruya cevap vermeden programa getirdiği bürokratlardan oluşan ekibi göstererek bu sorunların hepsini birlikte aşacağız demiş ve sunucunun başka bir soru sormasının önünü kesmişti.

O zaman bendeniz Vatan Caddesi üzerinde oturuyordum. Bir gece bir grup arkadaşla Şehremini kale içerisindeki çöp dağında biriken çöpleri özel bir kamyonete yükleyerek oranın temizlenmesine katkıda bulunmuştum.

Çalıştığım hastane Vakıf Gureba idi. Adına uygun garip gurebalara bakardık. 80 ihtilalinde hastanede başhekimlik yapmış asker emeklisinin başkana yönelik hakaret içerikli sözleri zoruma gitmiş ve tartışmaya başlamıştık ki, ihtilal yıllarından beri hastanemizde çalışan doktor bir ağabey, “Doktor bey sen ne yaptın böyle. Tartıştığın doktor 80 ihtilalinin kudretli albayı” diyerek bendenizi kolumdan tutup dışarı çıkartmıştı.

Yaşa ki, gör derler. Rabbim çok şey görmemi sağlayacak kadar yaşattı. Şimdi tecrübelerimizi gençlerle paylaşma ve evrensel doğruda istikametimizi bozmadan ahir ömrümüzü tamamlama dönemindeyim. Doğru bildiklerim dışında bir makalem olmamıştır. Çok şükür siyasi beklentim olmadı. Olmazda.

Sayın İmamoğlu’na gelince, bir televizyon proğramcısını terlettiğiniz doğru. Verdiğiniz mesajlar da birleştirici ve bütünleştirici. İnşallah karakolda doğru söyleyip mahkemede şaşmazsınız. CHP zihniyetinde mevcut olan genetik hastalık size sirayet etmez de toplum tarlamıza ekilmek istenen ayrılık tohumlarının besleyicisi olmazsınız.

Bu günlük de bu kadar. Kalın sağlıcakla.

Muhterem üstadımız Mehmet Şevket Eygi bey kısmi bir felç geçirerek 10 gün süre ile Alibeyköy semtinde bulunan Alibey Hospital’de tedavi edildi. Bendeniz, Doç. Dr. Mehmet Kolukısa ve Dr. Ali Murat Bey tedavilerini üstlenerek şifasına vesile olduk. Bugün itibari ile hastaneden taburcu edildi. Evinde istirahate aldık. Şükür durumu iyi, dostlarımızdan dua talep ediyoruz. Rabbim Şafi ismi ile şifasına vesile olsun. AMİN. 

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23