• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Akben
Ali Akben
TÜM YAZILARI
17 Şubat 2019

Bu sefer vermeyecekmiş..

Yıllardır tanıdığım bayan bir hastam dün bir şikayeti nedeni ile muayenehaneme geldi. Eşi ve çocuklarını sorup hal hatır derken konu geldi çattı önümüzdeki seçimlere. Kendisini yıllardır tanımamdan, omurgalı duruşunu ve toplum içerisindeki yerini düzeyini bilmem nedeni ile ağzından dökülenler bendenizi hem üzdü hem de düşündürdü.

“Bu sefer vermeyeceğim Ali Hocam” ile başladığı konuşmasındaki satır aralarını seçim sonuna kadar tüm detayları ile hafızamda tutacağım. Sebebine gelince konuştuklarının içerisinde duyumlara ve yaşanılanlara aykırı bir cümle veya kelime olmaması.

Dostlar neden böyle bir durumla karşı karşıyız acaba diye siz de kendinize bir soru sorarak öz eleştiri yapıyor musunuz? Memleket işi gönül işi ise, nerede hata yapıldı da eş dost bir bir benzer cümlelerle, “burunları bir sürtünsün” gibi ağır bir ithamla kırgınlıklarını açık eder oldu. 

Şunun şurasında seçimlere 40 gün gibi bir süre kaldı. Reisi cumhurumuzun sahaya inmesi ile bu olumsuz algı ne kadar azaltılabilir veya gönül belediyeciliği sloganının içinin doldurulamayacağı gibi bir ön yargı mı var? Ya da millet özellikle belediyelerdeki yolsuzluk rüşvet ve adam kayırma gibi yaşanmışlıklardan ve duyumlardan canı çok mu yandı? Ne yapsan ne etsen pek fayda vermeyecek gibi bir durum söz konusu olunca ister istemez kaygılanmak gerekir..

Nasıl kaygılanmayalım ki, iktidarın alternatifi gibi duran CHP zihniyetini en yakından yaşayarak bilenlerdenim. Bu parti döneminde yaşanılan garabetleri kitaplara sığdırmak mümkün olmadığı gibi anlatarak aktarmak da mümkün değil. Demokrasi ve insan hakları savunuculuğuna soyunan bu zihniyetin cemaziyel evvelinde zerre kadar bu duygulardan eserin olmadığını çok iyi bilenlerdenim.

Bu sefer vermeyeceğimci kardeşim, bu kararını bir kez daha gözden geçirmeni teklif ediyorum. Ülkemiz konumu ve misyonu itibarı ile sayısız badireler atlatmış ve halen de atlatıyor. 15 Temmuz’u hiç unutma ve yaşanılanları sık hatırlayarak nerelerden döndüğümüzü iyi anlamaya çalış.

Yokluk, kıtlık, pislik nedir görmedin. Grev, lokavt, fabrika işgali ve üniversitelerin savaş alanı olarak kullanıldığı zamanlar dahil hiçbir tanesine tanıklık yapmadan el bebek gül bebek büyüdün ve büyütüldün. Ülkemizde muktedir olan mevcut iktidarı birçok açıdan tenkit etsek de yapılan hizmetlerin büyüklüğünü küçültemeyiz.

Eğitim ve kültür hariç birçok alanda atılan olumlu adımların meyveleri sayesinde yaşayıp gidiyoruz. İnsan kalitemiz beklenen seviyelere çıkamadı. Burada mevcut iktidar kadar bireyler olarak bizler de suçluyuz.

Ülkemiz dünden daha çok birlik ve bütünlüğe muhtaç durumda. “Böl parçala yönet” erkinin sahipleri, ellerini ovuşturarak 31 Mart yerel seçimlerini bekliyor. Seçimlerden iktidarın zayıflayarak çıkması durumunda yapabilecekleri densizliğin ayak sesleri bizleri uyanık tutsun. 

Memleketimize bir kez daha sahip çıkalım. Kurda kuşa yem etmeyelim.

Bunlar için her şeyin mübah olduğunu 15 Temmuz kalkışmasında gözlerimizle bizzat gördük. Yaşadıklarımız hâlâ taze ve ibretlerle, acılarla dolu. Başarılı olabilselerdi; bugün belki Türkiye diye bir devlet bölünüp, parçalar haline getirilerek yutulmaya ve yutturulmaya çalışılacaktı.

Başkanın başımızın üzerinde yeri var ama ile başlayan cümleler çok tehlikeli sonuçları ile bizlere bumerang gibi geri dönebilir. Bazı yanlışlıkları bahane ederek durumdan vazife çıkarıcı güruhun niyeti üzüm yemek değil. Dövülecek bağcılar ise bizleriz. Yani bu milletin kahır ekseriyeti.

Geçenlerde “bu sefer vermeyeceğimci” bir gencimize aynen bu minval üzere biraz konuştum. Bana verdiğim bilgilerin değerli olduğunu ve dikkate alacağı müjdesini verdi ve memnun oldum. Dilimin döndüğü kadar bu aralar benzer makaleler yazarak devletimin ve milletimin yanında olmaya gayret edeceğim.

Bugünlük de bu kadar.

Kalın sağlıcakla.

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23