• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Akben
Ali Akben
TÜM YAZILARI
26 Mayıs 2019

Bilim akıldan yoksun olursa

Hekimlerin mesleki ve özlük hakları ile ilgili kurumu olan tabip odaları, faaliyet alanlarını bırakarak, Müslümanların orucu ile uğraşmayı bir gelenek haline getirdi. Her ramazan ayında nedense bu cenahtan birileri içlerindeki kin ve garazın etkisi ile biriken pisliklerini kusar ve etrafı rahatsız ederler. Bu gelenek bu ramazan ayında da bozulmadı. Şaşırdığımı da söyleyemem.

Sana ne kardeşim Müslümanın orucundan namazından ve ibadetinden ama nafile illa gavurluğunu ifşa etmeli. Şimdi de Çanakkale tabip odasından bir aceze çıkmış oruç ibadeti ile ilgili ileri geri zırvalamış. Efendim biyoritimmiş sağlıklı beslenmeymiş. Bilimsel değilmiş. Miş miş…

Be kardeşim, sen kendi işine baksana. Sağlık satıyorum diye yıllarca vatandaşa uyguladığın ve uygulattığın bilimsel makyajlı tedavi protokollerine bir göz at. Ölümüne sebep olduğun insanlar var mı? Bilimsel dediğin yöntemlerle sağlığını kaybettirdiğin insanların olduğunu hiç düşündün mü?

Bendeniz bir hekim olarak bu kadar yıllık bilgi birikimime rağmen bilimsel olduğuna inanarak uyguladığım tedavileri ve yanlışlarımı düşünmeye çalışıyorum. Kolesterol, tansiyon, şeker ile ilgili hastalıkları olan insanlara önerdiğim tedavi protokollerini gözden geçirerek ah vah ediyorum.

Kanıta dayandırılarak insanları öldüren ilaç tröstleri aklımdan hiç çıkmıyor. Sapasağlam iken ameliyat masasından kalkamayan veya sakat kalan insanları da hep düşünür ve kendimi sığaya çekmeye çalışırım.

Oruç ve otofaji konusunda makalelerim var okusaydınız bu kadar pervasız bir açıklama ile Müslümanları incitmezdiniz. Amma ne yapayım. Din düşmanlığı aklını, zekânı dumura uğratmış olmalı ki, Müslüman mahallesinde salyangoz satıcılığına soyunmuşsun.

Savunduğun tezlerin hiçbir tanesinde tutarlılık bulamadım ve halinize acıdım. Şu mübarek günlerde beddua etmiyor Allah müstehakını versin diyor aşağıda özetlediğim satırları anlayarak okumanı ve bilimsel temel açlığını da gidermeni öneriyorum.

Oruç ve otofaji

Otofaji, tıbbi bir terim olup anlamı hücrelerimizde biriken pisi pası yiyerek doyma anlamına gelir. Hücre fabrikasındaki her türlü atık, çöp ve toksinin biriktirildiği ambarlar açılarak enerji üretiminde kullanılır ki, gerçekten mucizevi bir gençleşme bu sayede kazanılır. Çör çöpün yakıt olarak kullanılması sadece hücrelerimizi temizlemez aynı zamanda canlılığın ana yapı taşı olan hücreyi her türlü olumsuzluğa karşı mukavemetli hale getirir. 

Oruç ise dini bir ibadet olup maddi ve manevi bedeli Allah tarafından ödenir. Kutsal kitabımızda namaz ve zekat gibi sık tekrarlanarak önemine vurgu yapılan oruç tutmanın sağlığımıza sayısız önemli katkıları olduğu ile ilgili listelere her yıl yenisi eklenir. Geçtiğimiz yıllarda Nobel tıp ödülünü alan bilim insanının konusu da açlık ve oruçla ilgili idi

Japon bilim insanı Yoshinori Ohsumi 2016 yılı Nobel tıp ödülünü, açlığın ve orucun hücrede meydana getirdiği olumlu etkiler üzerindeki tezi ile aldı.

Ramazan orucunda aç kalınan sürelerde hücreler enerji ihtiyaçlarını yedeklenen yağları yakarak temin ederler. Sekiz on saati geçen açlıklarda ise, yağların yakılması ile kazanılmaya devam ede dursun hücreler içerilerinde biriken kirleri atmak için faaliyete geçerek çöp kutularında biriken atıkları yakarak kendilerini arındırırlar.

Bu arınma öyle bir temizlik faaliyeti ki, hücre annesinden doğmuşçasına gençleşir ve zindeleşir. Bu gerçekliklerden olsa gerek, Peygamber Efendimiz (SA) oruç tutunuz ki, sıhhat bulasınız demiştir. 

Asrımızın belalı marazlarından olan diyabet, beyin felci, kalp ve damar hastalıkları, alzaymır bunama gibi müzmin durumlarda  açlık tedavileri rutin olarak kullanılmaya başlandı. Özellikle birçok kanser türünde azgın istilacı kanser hücreleri gıdadan yoksun bırakılarak ölüme terk edilip vücudumuz sağlığına kavuşturulabilmekte.

Kendimizden ve yedeklediklerimizden yeme anlamına gelen otofaji ile sadece kan şekeri dengelenmiyor aynı zamanda insülin direnci de yok oluyor. Otofaji hücrelerimizde meydana getirdiği temizlik hareketi ile metabolizma hızımızı da dengeleyerek doku ve organlara iyilik hali olarak olumlu katkı sağlıyor.

Hücrelerin yenilenmesini ve gençleşmesine katkı sağlayan somatotropin maddesi de otofaji ile maksimum kapasite ile üretilerek nöropsikolojik birçok hastalığa karşı mukavemetimizi artırıyor.

Ramazan ayında otofaji ile sadece kendimizi gençleştirmiyoruz. Akşamları teravihleri, geceleri sahurları ve manevi iklimin ruhumuza ve psikolojimize kattığı dinginlik ile de olmaz denip olan başka faydalarından da yararlanıyoruz.

Biz inananlar elbette bu gerçekliklerin bilinci ile oruç tutmuyoruz. Rabbimizin emri olduğu için bu ibadeti yerine getiriyoruz. Bir ay boyu zihnimize, bedenimize, nefsimize ve ruhumuza tutturduğumuz orucun mükafatını Yaradanımızın misli ile vereceğini vaat etmesi sebebi ile bu ibadeti aşkla ve zevkle yerine getiriyoruz.

Hastalarımı mümkün olduğunca bu ibadetten mahrum eylememeye çalışıyorum. Oruç tutamazsın diyen meslektaşlarımıza rağmen oruçlarını rahatlıkla tutabileceklerini söyleyerek, mesleki vazifemizi daha şümullü yapmaya gayret ediyorum. Bugüne kadar bu tavsiyeme uyarak oruçlarını tutan hastalarımdan aldığım olumlu dönüşler bendenizi ziyadesi ile mutlu ediyor.

Geçen hafta şeker hastası olan bir meslektaşım yıllardır hekiminin tavsiyesi ile tutamadığı oruçlarını bu sene tutabildiğini aktarırken gözlerindeki parıltıyı gördüm ve şükrettim. Çok mutlu idi. Oruç ibadeti, bilimsel gerçeklerin ötesinde bir şifa kaynağı. Bilene ne mutlu. 

Bugünlük de bu kadar.

Kalın sağlıcakla.

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23