• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Akben
Ali Akben
TÜM YAZILARI
02 Aralık 2018

Aklımızla dalga geçmeyin

  Geçmişten günümüze tarihi gerçekleri hızlı bir şekilde hatırlayarak bugünümüzü tahlil edersek daha az hata yaparız kanaatindeyim. Zaman çok hızlı akıyor. Engellemek şöyle dursun içinde yaptığımız yolculukta yaşadıklarımız da birçoklarımız tarafından doğru okunmuyor.

  Yanı başımızda, içerde ve dışarda cereyan eden olayları okumamız, yorumlamamız bile tezatlarla dolu. Birinin ak dediğine diğeri tam zıddı ile kara diyebiliyor. İnsanlar sanki renk körü. Harfler, kelimeler, rakamlar aynı fakat anlamları farklı algılanıyor. Renkler ve tonları hafızalarımızdan silinmiş adeta.

  Etrafımız dört bir yandan ihanet şebekeleri ile muhasara altına alınmış. Aklımızla dalga geçen zeka özürlüler cambaza bak uyanıklığı ile bizi uyutmaya çalışıyor. Ne kadar da gülünç olduklarını rezilliklerinin ayyuka çıkmışlığını sağır sultanın dahi duyduğundan bi haberler.

  İnsan ancak aklını, vicdanını, insafını, iz’anını satarsa bu kadar rezil rüsvay olur. Satacak başka bir şeyi kalmayınca da cami duvarına defi hacete yatar. Hangi pencereden bakarsak bakalım göreceğimiz çıplak uyarıcı gerçeklere bu kafada bulunan gözler maalesef kör. Kulaklar sağır. 

  Son günlerde içerde ve dışarda ciddi olarak gözümüze batan ihanet yüklü gerçeklere bir baksak, gördüklerimizi akıl süzgecinden geçirerek uyuyanlarımızı uyandırabilir miyiz acaba. Suriye’de döndürülen dolaplara bu gözle baksak mesela. İçimizdeki Esat kafalılar uyanır mı dersiniz.

 Benzer sorular, yıllar önce yaşamış dedelerimize sorulduğunda verdikleri cevapları merak edenler bir araştırsın bakalım. O zamanın şartlarında iletişim ve bilgi kirliliği bu boyutlarda değildi kolaycılığı ile onlar paçalarını kurtarabildiler mi? Onu ancak Allah bilir. Bugün bilgi kirliliği o günden elbette daha fazla. Bu mazeret bizi kurtarır mı? Sorular çok. Cevap vermek ise yürek gerektirir. Mertlik gerektirir.

 Hainlik yaftası ile yaşamak ve ölürken bu yaftanın boyunlarımızda olması ne kötü bir son. İnat ve ben bilirim hezeyanı hüsranımız olmasın. Yol yakınken dönme erdemi bizi yüceltsin ki, ilerde insanlığımızdan utanacak günlerle karşılaşmayalım. Torunlarımızdan utanacağımız eylemlerle anılmayalım. 

 Hamaset ve ırkçılık yapacak değilim. Ancak bu millet zillete düşmemiş ihanete prim vermemiş akl-ı selimi ile nerde ne yapacağını ispat etmiştir. Nerde daralsa bunalsa, orda Rabbi imdadına yetişmiş. Örnek çok. Son aylarda ecnebilerle yaşanılan çatışma düzeyindeki gerginlikleri bir bir bertaraf ediyor ve yeniden kendimize geliyoruz.

31 Mart bu kendimize gelme sürecinin hızını artırarak kısa sürede sahili selamete giden yolumuzu aydınlatır umudu içerisindeyim. 

 Son bir haftalık süreci ve yaşadıklarımızı hatırlayalım. Acı üstüne acı, yine şehitlerimiz oldu. Rabbim rahmeti ile muamele buyursun. AMİN. 

Bu saatten sonra hangi senaryo sahneye konsa yine oyununuza gelmeyeceğiz. Size hayal ettiğiniz mutluluğu ve sevinci yaşatmayacağız. And olsun ki bu hataya düşmeyeceğiz. Çatlasanız da patlasanız da bu millet sizi şaşırtmaya devam edecek. 

 Değerli dostlar içimizde barınmaya devam eden alçak güruh insanlık tarihi ile var olmuş ve kıyamete kadar da maalesef var olacak. Bu gerçeklikten dolayı Rabbimiz bu güruhla mücadele etmemiz gerekliliğini kutsal kitabında kıssalarla kullarına uyarıda bulunuyor.

 Aklımıza hitap ediyor. Kulaklarımızla duyup gözümüzle gördüğümüz olaylara bile aklımızı kullanarak yaklaşmamızı emrediyor. Bize hayır gibi gelenlerde şer olabileceğini, şer gibi gelenlerde ise hayır olabileceğini söylüyor.

 Gün dayanışma bir olma ve birlik olma günü. 

Cennetmekan Abdülhamid Han Hazretlerinin değerini ancak bugünlerde anlayabildiğimiz, izlediği ince siyasetle dünyayı dize getirdiği günlerdeki gibi günlerden bir daha geçiyoruz. O günlerin aydınları akl-ı selim sahipleri duruşlarındaki yanlışı iş işten geçtikten sonra anlayarak pişmanlıklarını haykırmışlardı.

  Aslında başka düşman aramaya da gerek yok. En büyük düşman içimizde can evimizde besleyip büyüttüğümüz nefislerimiz. Onunla mücadele etmenin adı bu gerçeklikten dolayı büyük cihad.

  Devletimizle kim olursa olsun savaşa tutuşmuş gaflet uykusundaki insanlar da şunu iyi bilsin ve bellesin. 

Devletimizle  savaşarak galip olmuş bir güruh tarih boyu olmamış ve hiç de  olmayacak. Terörün tek hedefi yaydığı yaygara ile kaos ve kargaşa oluşturmak. 

Nerden ve kimden gelirse gelsin her türlü bilgiyi paylaşmadan önce akıl süzgecinden geçirelim yeter. Sağlık ve mutluluk dileklerimle.

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23