• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ahmet Maranki
Ahmet Maranki
Stratrajik Oyunlar
TÜM YAZILARI

Tarikat-hakikat ve cemaat gerçeği (2)

21 Ağustos 2026
A


Ahmet Maranki İletişim: [email protected]

Tarikat-hakikat ve cemaat gerçeği (2)
AHMET MARANKİ 

Bediüzzaman tarikat ve tasavvufu İslam hakikatlerinin yaşanmasında nuranî birer yol olarak görür. Ancak o, yaşadığı dönem ve bugünkü içinde bulunduğumuz asrın şartları sebebiyle tarikat yerine kendi aldığı eğitim ve Meşreb doğrultusunda felaket felaket asrın, helal ile haramın karıştığı, günahların dizboyu olduğu bu zamanda insanların ihtiyacı olan doğrudan Kur’an’dan süzülen iman hakikatlerine ve hakikat mesleğine ağırlık vermiştir!

ÇÖZÜMLERE İLİM VE FEN NOKTASINDA YANAŞMIŞTIR!!!

Meselelere çözüm noktasında kainat kitabını ilim ve fen noktasında okuyup değerlendirme ve akılları gözlerine inenlere ispat noktasında iki kere iki  dört eder derecesindeki

Hakikate binaen hakikatlerin izahını anlatma yolunu seçmiştir!!!

Tarikata Bakışı:

Tasavvuf ve tarikatı, kalbi inkişaf ettiren, imanî zevkleri ve ahlakı güzelleştiren hakiki birer manevî merci olarak kabul eder.


 Ehl-i tarikat olan samimi bir müminin, inancını daha kolay muhafaza edebileceğini belirtir.

 Tarikatlara karşı düşman tavır almaz; aksine onların geçmişteki ve günümüzdeki iman hizmetlerine saygı duyar.

 Hakikat Mesleği ve Farkı:

Kendi metodu olan Risale-i Nur yolunu, “tarikat berzahına (köprüsüne/engel çıkmazına) girmeden» doğrudan Kur’an’dan alınan bir hakikat mesleği olarak tanımlar. 


 Tarikattaki uzun seyrüsülûk (manevi yolculuk) ve çileli merhaleler yerine, tefekkür yoluyla marifetullaha (Allah’ı bilmeye) ulaşmayı hedefler. 

 Bu yolu “hakikatin incizabı” yani cazibesi ve doğrudan Kur’anî imdat olarak nitelendirir. 

“Zaman Tarikat Zamanı Değildir” Anlayışı:

Zaman tarikat zamanı değil, belki iman kurtarmak zamanıdır” diyerek önceliğin ilim ve fen noktasında insanlığı aydınlatarak imanı tahkiki bir şekilde kazanmayı teşvik eden yolu seçmiştir!!!

Bediüzzaman tarikatlardan farklı olarak hakikat yolunu seçmiştir!

Asrımızda inkar akımlarının yayılması sebebiyle, önce esaslı bir iman dersine ve imanın kurtarılmasına ihtiyaç olduğunu vurgular.



 Biz de bu cuma günü sizlere Türkiye’nin gündemini meşgul eden tarikat ve cemaatlerle ilgili Bediüzzaman’ın Risale-i nurdan derlediğiz hakikatleri gelecek ilim fen noktasında yetişecek tahkiki imanı kendine rehber edecek gençlerimize hitaben tarihe kayıt düşmek istiyoruz!!!

 “Tasavvuf, tarikat, velâyet, seyrü sülûk namları altında şirin, nurani, neşeli, ruhani bir hakikat-i kudsiye vardır ki, o hakikat-i kudsiyeyi ilan eden, ders veren, tavsif eden binler cilt kitap, ehl-i zevk ve keşfin muhakkikleri yazmışlar, o hakikati ümmete ve bize söylemişler. 

Biz, o muhit denizinden birkaç katre hükmünde birkaç reşhalarını şu zamanın bazı ilcaatına binaen göstereceğiz.”

Sual: Tarikat nedir?

“Elcevap: Tarikatin gaye-i maksadı, marifet ve inkişaf-ı hakaik-i imaniye olarak, Mirac-ı Ahmedînin (a.s.m.) gölgesinde ve sâyesi altında, kalb ayağıyla bir seyrü sülûk-i ruhani neticesinde, zevkî, hâlî ve bir derece şuhudî hakaik-i imaniye ve Kur’âniyeye mazhariyet; ‘tarikat’, ‘tasavvuf’ namıyla ulvi bir sırr-ı insani ve bir kemal-i beşerîdir.”

“Evet, şu kâinatta insan bir fihriste-i câmia olduğundan, insanın kalbi binler âlemin harita-i maneviyesi hükmündedir. Evet, insanın kafasındaki dimağı, hadsiz telsiz telgraf ve telefonların santral denilen merkezi misilli, kâinatın bir nevi merkez-i manevisi olduğunu gösteren hadsiz fünun ve ulûm-u beşeriye olduğu gibi, insanın mahiyetindeki kalbi dahi, hadsiz hakaik-i kâinatın mazharı, medarı, çekirdeği olduğunu, had ve hesaba gelmeyen ehl-i velâyetin yazdıkları milyonlarla nuranî kitaplar gösteriyorlar.”

“İşte, madem kalb ve dimağ-ı insani bu merkezdedir; çekirdek haletinde bir şecere-i azîmenin cihazatını tazammun eder ve ebedî, uhrevi, haşmetli bir makinenin âletleri ve çarkları içinde derc edilmiştir. Elbette ve herhalde, o kalbin Fâtırı, o kalbi işlettirmesini ve bilkuvve tavırdan bilfiil vaziyetine çıkarmasını ve inkişafını ve hareketini irade etmiş ki, öyle yapmış. Madem irade etmiş; elbette o kalp dahi akıl gibi işleyecek. Ve kalbi işlettirmek için en büyük vasıta, velâyet merâtibinde zikr-i İlahi ile tarikat yolunda hakaik-i imaniyeye teveccüh etmektir.”(Mektubat, Yirmi Dokuzuncu Mektup, Dokuzuncu Kısım.)


İnsan mahiyetinin efendisi, imanın mahalli, sıfat ve esma-i ilâhiyenin tecelligâhı, bütün feyizlerin ma’kesi ve manevi duyguların merkezi olan kalbin, Allah hesabına işlettirilmesinde tarikat ve tasavvuf asıl gayesidir. Bunu belli bir riyazet, disiplin ve tarz ile yapan tasavvuf ve tarikat milyonlarca evliya ve asfiyanın yetişmesinde mühim bir yere sahiptir.

Üstad Hazretleri birçok tasavvuf büyüklerinin evrad ve ezkârını “Büyük Cevşen” isimli vird ve dua kitabında cem ederek günümüz insanlarına vird ve zikirler hususunda ehemmiyetli bir rehberlik yapmıştır.

BEDİÜZZAMAN’IN İLİM VE İRFAN HAREKETİ!

 Bediüzzaman Hazretleri tarikatların bu değerli hizmetlerini çok iyi bilmek ve takdir etmekle beraber zamanın şartlarını nazara alarak tasavvuf ve tarikat mesleğine girmeden, bir ilim ve irfan hareketi başlatmıştır. Bu hareketi kendisi şöyle ifade etmiştir:

“Esrâr-ı Kur’aniyeye ait yazılan Sözler, şu zamanın yaralarına en münasip bir ilaç, bir merhem ve zulümatın tehacümatına mâruz hey’et-i İslâmîyeye en nâfi’ bir nur ve dalâlet vâdilerinde hayrete düşenler için en doğru bir rehber olduğu itikadındayım.”

Diyerek;

çağımızın helaket ve felaket asrında  dalalet’te ve sapıklıkta olan ve taklidi imanda olan insanlarını ilim ve fen noktasında tahkiki iman hizmeti noktasında müellifi olduğu Risale-i Nur Külliyatı ile aydınlatma yolunu seçmiştir!

 Devam edecek! 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23