YÖK ve TMOK’un engelli sporuna bakışı (1)

05 Ağustos 2018 Pazar

Engelli bireylerin hakkını gözetip, hak hukuk konusunda onlara her türlü imkânları sunarken, bazen aşırıya kaçıyoruz. Doğru bildiğimiz, zaman içinde yanlış kanaati uyanıyor. O uyanış süreci, yapılan işin uzmanına danışıldığında ortaya çıkıyor. Doğruyu bulmanın kaynağını da ‘istişare’ oluşturuyor. Atalarımız boşuna ‘Ne kadar bilirsen bil, yine de bir bilene danış…’ demiyor. İşte o vakit, her şey yerli yerine oturuyor. İşte o zaman, az zamanda çok, bir o kadar güvenilir şekilde yol alınması sağlanıyor…

Bu söylediklerimizle, elektronik posta adresimize gelen sadece iki, Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) ve Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) örnekleriyle açıklamaya çalışalım. İşte o zaman, kamu yararına konuların hassasiyeti ortaya çıkacak, muhatap kurum yetkilileri de bundan sonra, daha doğru/tutarlı yol almaları sağlayacaktır inşallah. 

ÜNİVERSİTELİ OLMALARI YETMİYOR 

“YÖK’ün özel yetenek sınavı yapan üniversite birimlerinde engelli bireylere 100 TYT puanı alması durumunda sınav hakkı ve kontenjan ayırmasını önemsiyor ve destekliyoruz. Ancak zorlu ve bir o kadar da meşakkatli bir süreç olan üniversite eğitimi süreçlerinde engelli bireylere sağlıklı eğitim-öğretim hizmeti verilebilmesi için sağlam alt yapıya, nitelikli eğitim-öğretim ortamına ve alanın uzman akademisyenlerine ihtiyaç duyacağı aşikârdır.

Ülkemizde hali hazırda Spor Bilimleri alanında eğitim-öğretim hizmeti veren Fakülte ve Yüksekokullar dikkate alındığında, henüz birçok erişilebilirlik kriterlerine sahip olunmadığı, özellikle eğitimde ve fiziki mekânda erişilebilirlikte engelli bireylerin hâlâ çok zorlanacağı bir durumda olduğunu söyleyebiliriz.

Bir diğer önemli eksiklik, engelli bireylerin eğitim-öğretimlerini sağlayacak akademik kadronun, engellilerin eğitimleri konusunda bizatihi yeterli olmamalarıdır. Nitekim hali hazırda üniversitelerimizin spor bilimleri ve spor yüksekokullarında görev yapmakta olan akademisyenlerin özgeçmişlerinde kendi gayret ve çabaları dışında konuya ilişkin özel eğitim almadıkları görülecektir. Mamafih bu önemli sürece geçilmesi noktasında kati bir karar alınması durumunda eğitimcilerin eğitiminin ivedi olarak sağlanması ve söz konusu akademik personelin dezavantajlı gruplara yönelik çalışmalar noktasında yetkin hale getirilmeleri şarttır.

ENGEL DURUMU ÖNEM TAŞIYOR

Belki de gözden kaçan ve aslında en önemli sıkıntılardan biri olarak kaydedilmesi gereken hususlardan biri, engelli bireylerin söz konusu bölümlere müracaatlarında engellilik düzeylerinin göz ardı edilmesi ihtimalinin öne çıkması ve ayakları yere basan bir sınıflandırma yapılmadığında Mental retardasyon, otizm gibi engelleri olan çocuklarımızın ve ailelerinin boş bir umuda sevk edilmesi tehlikesidir. Nitekim zihinsel yetersizliğe sahip olan bir gencin akli melekeleri yerinde değildir. Örneğin bu sebeple söz konusu bireylere ehliyet ve silah ruhsatı verilmemektedir. Dolayısı ile bu bireylerin eğitimlere iştirakleri sonucu üniversite diploması verilmesi uygun olmayacaktır.

Zihinsel engelli bireylerin akranları ile üniversite yerleşkelerini sosyal alanları, ilgi, istek, performans ve yetenekleri doğrultusunda kullanmaları, akranları ile arkadaşlık ilişkileri kurmaları elbet arzu edilen bir durumdur. Zihinsel engelli bireylerin özel yetenekleri doğrultusunda ve özel eğitimin ilkelerine uygun biçimde bireysel eğitim almaları son derece önemlidir. Bu grubun dışında kalan görme, işitme ve bedensel engelli bireylerin ise en az bir spor branşında sporcu kimliği kazanmış bireylerden seçilmesi gerekmektedir. Nitekim herkesin akademisyen, gazeteci ve doktor olması gerekmediği gibi her engelli bireyin de özel yetenek gerektiren sporcu olması beklenemez.

Sonuç olarak; YÖK’ün bu istendik ve olumlu adımını, mahfuz eleştiriler dikkate alınmak şartıyla gerekli ve makul bulduğumuzu ifade eder, uygulamanın ülkemize ve spor camiamıza hayırlı olmasını dileriz.”

 

YORUM YAZ

  • Habire borçlanıyorlar!Habire borçlanıyorlar!3 ay önce
    Devlet en büyük kontencanı bunlara ayırmış; şu an ülkede sipor yapanların yüzde doksanı engelli. Sipor hâlâ ABD, Rusya, İngiltere, Fransa, Almanya arasında dönüyor. Bizim sakatlar kale arkası topları toplamaktan başka bi numara mı yapıyorlar? Neden Ali Koç' u getirdiler? Ondan bok yığması gibi para umuyorlar da ondan!