--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kupanın sonucu sezonu kurtarır mı?

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen

Gelin dün akşam oynanan Fenerbahçe ile Galatasaray  mücadelesinin sonucu-skoru üzerinde değil de, koca lig sezonunun hafızamızda neler bıraktıklarıyla sonuca gitmeyi deneyelim!..

Dün akşam tarafsız saha ve büyük bir mücadeleye sahne olan maçta, kazanan sadece kupayı almadı, deyim yerindeyse; “Berber koltuğuna oturarak ‘saçının ak mı, kara mı’ merakını gideren ‘esnaf’ müşterisinin durumuna benzedi...

Oynansın-oynanmasın gibi, kalitesi düne kadar ‘yersiz’ tartışmaya neden olan Ziraat Türkiye Kupası, son ayağı olan ‘derbi’ niteliğinde final mücadelesi ile taçlandı. Ne ilginçtir ki, istenmedik bir mücadele, ekiplerin yaptığı işin ciddiyete varması ile, kulüplerin içinde yer aldığı durumu da gözler önüne serdi!..

Beşiktaş’ın, ligin bitimine iki hafta kala şampiyonluğunu ilan etme durumuna gelince, Fenerbahçe tartışma zeminine oturdu. Eldeki mevcut kadroya baktığımızda, Galatasaray ile Trabzonspor’un olmadığı bir yarışta yapılacak en kötü sonuç ikincilik, en iyisi ise şampiyonluk. Sarı-lacivert için ‘malum’ sonuç lig ikinciliği oldu. Diğer bir ifade ile başarısız bir sonuç!..

Dün akşamki kupa maçının, futbolun tatile girmesi ‘arifesinde’ oynanmış olması ilgi çekici. Diğer dikkat çeken konu ise, oyuncuların kupa mücadelesi diye çıktıkları bu önemli karşılaşmada, bireysel yeteneklerini ön plana çıkarma çabası... 

Türkiye Kupası’nın Fenerbahçe ile Galatasaray arasında oynanması, her iki ekip oyuncuları ile ayrı bir motivasyon kaynağı oldu. Türk futbol tarihinin iki güzide takımının karşı karşıya gelmesi, kupa için ayrı bir motivasyon kaynağını oluşturdu…

Sezonun geneline baktığımızda Fenerbahçe forvet, Galatasaray ise savunma zafiyeti olarak karşımıza çıkmaktadır. Her iki takımın ligde kaydettiği-yediği gollere baktığımızda bunu görmek mümkün… 

Dün oynanan kupa mücadelesi sadece ‘netice’ olarak değerlendirilmeli, kaliteyi yakalayıp, devamlılığı sağlamak için, asıl dikkate alınması gereken ligin geneli olmalı. Tek bir kupa maçı ile değerlendirmek, yanlışları ‘örtbas’ etmekten başka ne işe yarar ki?..

Kupa finalinde en dikkat çeken hususlardan birisi de teknik direktörlük konusu. Her iki çalıştırıcıyı ‘diken’ üstünde tutan, durumlarının belirsizliği. Günü kurtarma adına kısa süreli Galatasaray’ın başına getirilen Jan Olde Riekerink bir yana, Fenerbahçe Teknik Direktörü Vitor Pereira’nın ‘tartışma’ konusu artık kapanmalı!..

Pereira’nın geleceği ‘nasıl olmalı?’ sorusunun karşılığında, ibre ‘olumsuz’ olarak gözüküyor! Ayrıntısı ise, sarı-lacivertli ekibin kadro yapısının verimli kullanılmamasıyla bağlantılı. Sezon boyunca yapılan oyunu okuma ve müdahale gibi unsurlar, Fenerbahçe’nin şampiyonluk kulvarından çıkmasına neden oldu… 

Sezon boyunca yapılan yanlışların sadece ‘kupa’ finali ile telafi edilemeyeceğini, Pereira’nın maç öncesi yaptığı toplantıda ‘Bağımsız bir karşılaşma yapacağız’ sözleri ile anlamak zor olmasa gerek! Evet, sözün bittiği bir süreci yaşadığımızı hatırlatmakta yarar var sanırım… 

 

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle