THY - Konya

Galatasaraylı Terim, Fenerli Comolli

13 Haziran 2018 Çarşamba

Galatasaray’ın 2017/18 sezonu şampiyonluğu, kayıtlara 21’nci şampiyonluk olarak geçti. Bunda en büyük pay sahibi ise, teknik direktörü olarak gösterildi.  Sezona Tudor ile giren sarı-kırmızılı ekip, Hırvat teknik adamla maç başı 2 puan toplarken, Fatih Terim ile bu rakamın 2.38’e yükseldiğini görmekteyiz. Evinde oynadığı karşılaşmaların 17’sinin 16’sından galip ayrılmasının lig yarışındaki karşılığı şampiyonluk oldu. Takım başarılarında teknik direktör önemli unsur ise, buna bağlı olarak takım taraftarları merak edip soracak;  ‘Çalıştırıcı açısından bizde durum ne olacak?..’ Madem futbolda başarı teknik direktörde saklı, madem yarın başlayacak ola Dünya Kupasına en son 2002’de katılmışız ve Milli Takımın şu anki durumu geçmişteki başarısız çizgiden farksız değil, öyle ise gerekçi olup, hayal değil doğruyu görmek zorundayız. Mevcut yapı gereği ‘Lucescu ile Milli Takım da başarılı olur mu?’ sorusuna el cevap; ‘Heyecan vermeyen bir teknik adamın yönettiği takımın, mutlu olma şansı olamaz’ Nasıl yani? Taraftarın maçlara ilgi göstermemesi ve Lucescu’nun başarı kararlığında uzak oluşunu, basın toplantılarından net bir şekilde görmek mümkün…

Diğer ayrıntı ise ‘Galatasaray’ın şampiyonluğunun konuşulduğu süreçte (Bu başarısından dolayı elde ettiği lig geliri 169,8 milyon), borç batağından dolayı sarı-kırmızılı ekibin yöneticileri halen kulübün içerisinde yer aldığı finansal fair play kuralları gereği UEFA ile masaya oturup, Avrupa maçlarından men cezası almamak için dört yıllık sözleşme imzalamak zorunluluğu. İmzanın gerekçesi, kulübün içerisinde yer aldığı mali çöküntü. Ligimizde şampiyon bir takım, iyi yönetilmemesinden kaynaklı bunu yapmak zorunda kalıyor ise, diğer takımları siz düşünün. Bu da demek oluyor ki, mali konularda kulüplerin yeteri kadar denetimden geçmemesi. İster istemez böyle bir durumda, sahadaki futbola olumsuz yansıyor. Dünya Kupasına gidemeyişimiz diğer bir nedeni de bu olsa gerek!... 

FENERBAHÇELİ DAMIEN COMOLLI

Ali Koç başkanlık koltuğunu Aziz Yıldırım’dan devraldıktan sonra ilk icraatı, futbol takımının başına sportif direktörü Fransız Damien Comolli’yi 3 yıllık süreyle getirmek oldu. Koç’un bu transferi bana ‘Akıllı insan, başkasının aklından yararlanan insan’ sözünü hatırlattı. Kâğıt üzerinde doğru bir iş yapan çiçeği burnundaki başkan, sahada da aynı doğruyu yapıp yapmayacağını, aklını Fener menfaatine kullanıp kullanmayacağını, takip edip göreceğiz. Fransız direktör sadece A takım düzeyinde değil, futbolcu izleme, altyapı gelişimi, yönetim kuruluna tavsiye gibi konularda tam yetkili olacak. Fenerbahçe Başkanının ifadesiyle, futbolun teslim edildiği sportif direktör, Avrupa’nın en önemli kulüplerinde görev almış. Comolli’nin,  kariyeri de ülkesinin Monaco ve Saint-Etienne, sırasıyla İngiliz ekipleri Arsenal, Tottenham ve Liverpool’da çeşitli görevlerde bulunmuş. Merak konusu ‘Başarıya Fransız kalıp, kalmayacağı?..’ 

Fransız sportif direktör Damien Comolli’nin kâğıt üzerinde göz dolduran bir kariyeri var. Peki, bu kariyer Türkiye şartlarında, özellikle Fenerbahçe’de ne denli geçerli olur. Onu takip edeceğiz etmesine de, dikkat çekmek istediğimiz bazı ayrıntılar var. Yeni Başkan bu uygulamasıyla akıllı bir iş yaptı yapmasına da, bunun Fenerbahçe ve Türk Futboluna ne yararı olacak, yine zaman gösterecek. Sırasıyla teknik direktör, yabancı oyuncu konusu gibi uygumalar başarı ve başarısızlığını ortaya koyacaktır. Dikkat çekilmesi en önemli husus, yeni başkan ve yönetimiyle birlikte kulübün mali durumunun iyi yönetilmesi. Her yabancı teknik adam ve futbolcu (dövizin geldiği durum göz önünde bulundurulursa) konusunda, temkinli davranılmalı. Yoksa ‘Ben yaptım, oldubitti’ anlayışı sarı-lacivertli takım için yıkım olur. Bunun altından Ali Koç da kalkamaz, bizden söylemesi!..

(Haftaya; Ünal Karaman Trabzon’da ne yapar?) 

 

YORUM YAZ

  • ali oylumali oylum2 ay önce
    bu fatih terim denilen adamı niye şişiriyorsunuz anlamıyorum.adam milli takımda başarısız oldu bir de federosyonu mahkemeye verip büyük para alacak Bir de Şenol Güneş sevilir sevilmez ama adam başarılı olduğu halde federosyondan alacaklı olduğu parayı istemiyor Hangisi daha Vatan sever.