İsrailli hahamların Gazze’nin yok edilmesi çağrısı, engelli kalan savunmasız Filistinliler…
İsrailli hahamların Gazze’nin yok edilmesi çağrısı, engelli kalan savunmasız Filistinliler…
Ahmet Gülümseyen
Bugün günlerden Pazar. Son on yılı geride bıraktığımız sürede, her hafta bugün Özel gereksinimli (engelli) bireylerin sporla (hareket eğitimi ve egzersizle) nasıl tedavi edilebileceği konusunu işliyoruz. Engellilik durumu, bir bireyin doğum öncesi, esnası ve sonrasında farklı nedenlere bağlı olarak meydana gelmektedir. Beklenmedik böyle durumlar, birey ve ailesi başta olmak üzere yakın çevresi ve toplumu psikolojik, fizyolojik ve sosyal açıdan etkilemektedir. Bu etkileşimi en aza indirmek ve bireylerin yaşam kalitesini artırmak üzerinde katılacakları spor, resim, müzik, el sanatları gibi atölye-mesleki gelişim etkinliklere katılımları, onların tedavi süreçlerinde olumlu yönde etki oluşturmaktadır. Çalışma alanımız olan hareket eğitimi ve sporun bireyler üzerinde olumlu yansıması, yapılan veya yapılacak örnek çalışmaların neler olabileceği konusunda araştırma ve sonuçlarını bu satırlarda kamuoyuyla paylaşmaya çalışıyoruz. Düşüncelerimizi paylaşmakta ki amacımız “İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır” Hadis-i Şerifine nail olup, dua kapısını her daim açık kalmasını sağlamak. İnşallah bunu başarmışızdır…
SİYONİSTİN SİLAHLARIYLA ENGELLİ KALIYORLAR
Geçmişte olduğu gibi bugün de engelli bireylere nasıl faydalı olunabileceğini düşünürken, diğer yandan doğum öncesi, esnası ve sonrası hastalık, yanlış müdahale, trafik kazası, deprem ve benzeri nedenlere bağlı olarak oluşabilecek engellilik durumunun nasıl en aza indirmek için neler yapılabilir, durumu önem taşımaktadır. İçinde yaşadığımız zaman dilimi, takvim yaprakları 2026 yılını gösterdiği bir dünyada, ateşli silahlarla (mermi, bomba, yangın çıkarma gibi) insan hareketi-sağlığını üzerinden tehdit oluşturan, bir uzvunu kaybeden veya kullanamaz hale gelmesi normalde hiç kimse yakın getiremiyor. İşte bunun en çok yaşandığı bölge Filistin. İsrail teröründen dolayı bugüne kadar on binlerce savunmasız-masum Müslüman hayatını kaybederken, yüz binlerce Filistinli yaralandı. Bugün engelliğin meydana geliş nedenini konuşurken, içinde yer aldığımız süreçte bu nedenlerin içerisinde siyonist İsrail’i de dahil etmek gerekiyor. İsrail’in kişisel çıkar, keyfi ve insanlık dışı bir anlayışın karşılığı olarak bugün Filistin’deki soykırım-katliam-kıyım-işgali de beraberinde getirdi. Böylesi vahşi saldırılar 7 Ekim 2023 tarihinde şiddetini artırarak bugünlere gelindi. Dünyanın gözü önünde, here geçen gün artarak da devam ediyor…
GERÇEK MERMİYLE YÜZLERİNDEN VURULDULAR
Siyonist İsraillilerin Filistin’deki insanlık dışı vahşeti, dur durak bilmeden devam ediyor. Dünyanın izlediği bu saldırılarda acı, gözyaşı, yaralanma ve ölüm var. Biz bu satırları yazarken ‘İsrailli teröristler Batı Yaka’da 2 kadın ve 1 kız çocuğunu gerçek mermiyle yüzlerinden yaraladı’ başlıklı güncel haber, Anadolu Ajansında yer alıyordu. Filistin resmi ajansı WAFA’ya göre eli kanlı İsrailli teröristler, Kermel beldesine baskın düzenledi. Beldenin çevresi ve yollara konuşlanan İsrailliler yoldan geçen araçlara ateş açıyor, İsrail güçlerinin herhangi bir uyarı yapmadan yaptığı ateş sonucu araçlarında ilerlerken saldırıya uğrayan 2 Filistinli kadın ve kız çocuğu başından ve yüzünden yaralandı. Bölgeye yönelik uygulanan ablukadan dolayı tedavi bekleyen on binlerce yaralı…
73 BİNDEN FAZLA ŞEHİD, 174 BİNİN ÜSTÜNDE YARALI
Müslüman topraklarında zalimin zulmü, her geçen gün ağırlaşıyor. “Bu saldırılara ne zaman dur denilecek?” sorusunun belirsizliğini koruduğu saldırılarda, resmi kayıtlara göre Ekim 2023 tarihinden bugüne can kaybının 73 bin 449, yaralı Filistinli sayısının ise 174 bin 472’ye yükseldiği bildiriyor. Karadan ve havadan gerçekleşen İsrail saldırılarında, bu yaşananlara her gün, her saatte yenileri ekleniyor. İsrail’in Gazze Şeridi topraklarında yaklaşık yüzde 70’ini elinde tutarken, Filistin nüfusunun büyük çoğunluğu işgal dışındaki sınırlı alanlarda yaşam mücadelesi veriyor…
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER İZLEMEYİ SÜRDÜRÜYOR
Birleşmiş Miletler (BM). Kuruluş amacında tanımında sözde, ‘Uluslararası barışı ve güvenliği korumak, devletler arsında dostane ilişkiler kurmak ve küresel işbirliğini sağlamak amacıyla 1945’te kurulan uluslararası teşkilat’ yazıyor. Teşkilatın, İsrail’in Filistin’de gerçekleştirdiği katliam-soykırıma müdahale etmek yerine, bugüne kadar seyirci kalıp, açıklama yapmaktan başka bir icraatı olmadığını görüyoruz. ‘Gazze’de gidecek yer kalmadı, güvenli yer yok’ son olarak ‘Ateşkes yapılalı 10 ayı geçmesine rağmen Gazze’deki durum kabul edilemez’ bu açıklamalarının sonuncusu. İsrail’in saldırganlığına gerekli girişimlerde bulunup, müdahale edilseydi bugün Müslüman kanının akması mümkün değildi. BM’nin son bir hafta içerisinde yaptığı açıklamalarındaki “İnsani müdahale hâlã olması gereken noktadan çok uzakta.” “İnsanları kıyı şeridinde giderek daha küçük bir alana sıkıştırıyorlar” ifadeleri, teşkilatın içinde bulunduğu acizliğin yansıması. İsrail’in yaptığının ‘soykırım’, ‘savaş suçu’ gibi tanımlanması, buna rağmen müdahale etmek için harekete geçilmemesi, bölgedeki yaşananlara nasıl seyirci kalındığı, bu durumun ise İsrailli teröristleri daha cesaretlendirdiğinin bir yansıması…
İSRAİL’DEKİ SEÇİMLE NE DEĞİŞECEK?
Filistin’de akan kanın baş sorumlusu Binyamin Netanyahu’nun gösterilip, yakın zamanda yapılacak seçimlerde kaybedip yerine kimin geleceği ve tutumunun merak edildiği süreçte, Netanyahu’nun en büyük rakibi olarak görülen eski Generkurmay Başkanı Gadi Eisenkot da İsrail-Filistin meselesinde iki devletli çözüme karşı olduğunu söylüyor. Bu söylemlerde hızını alamayan Eisenkot, ‘7 Ekim’den (2023) sonra iki devletli bir çözümü düşünen herkes düpedüz hayal görüyor’ şeklindeki açıklaması, Müslüman kanına doymayan siyonist İsraillilerin düşüncesinin bir başka yansıması. Dün Şaron, bugün Netanyahu ayrın ise Eisenkot isimlerinin, İslam topraklarının gasp-işgal ederek Müslüman kanı akıtma adına birbirleriyle farksız olmayan bir anlayışın temsilcileri olduklarını gösteriyor. Açıklamalarının kaynağı akıl hocalarının kim olduğu, ‘Gazze tamamen yok edilmesi gerektiği’ çağrısının sahibi, ‘batıl dinin’ temsilcisi İsrail’in Sefarad başhahamı David Yosef’in nefret dolu açıklamalarından anlıyoruz. Benzer şekilde, İsrail terör örgütünde 470 günden fazla görev yapan bir başka haham Avraham Zerbib’in bundan 1,5 yıl önce (Ocak-2025) Gazze Şeridi’nde gerçekleşen savaş suçlarını övünerek anlatımı geldi, aklımıza. İsrail’in Filistin’de gerçekleştirdiği bu denli acımasız, bu denli insanlık dışı bir vahşet. Ne acıdır ki, içerisinde bizim de yer aldığımız bu vahşete tüm dünya seyirci…