• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
TÜM YAZILARI

Şunu bir kenara not edelim

09 Mayıs 2021


Abdurrahman Dilipak İletişim: [email protected]

Ve Ramazan’ın sonuna geldik. Kadir gecesini de idrak ettik. İnşallah bereketli olmuştur. Ev hapsindeydik, belki bu vesile ile ilk kez itikafa girenler oldu. Kur’an-ı Kerim’i yüzünden ve manası ile okuyan oldu. Tevbe edenlerimiz, dua edenlerimiz, hayatını gözden geçirip, gelecek günlere ilişkin hayırlı işler planlayanlarımız oldu. Hak şerleri hayreyler / Sen sanma ki gayreyler / Arfi anı seyreyler / Görelim Mevlam neyler / Neylerse güzel eyler.

Kandil arefesinde İsrail’de Siyonistler yine, her zaman yaptığı gibi ilk kıblemize saldırdı. İsrail bir yandan kendi içinde çözemediği siyasi sorunları ile ilgili içerideki gerilimi dikkatleri başka yöne çekerek dağıtmak istiyor, öte yandan, Filistin seçimlerini ertelemek için bahane arıyor, bir yandan da “Tanrıyı kıyamete zorlamak” için elinden geleni arkasına koymuyor.

Biz kınamakla yetiniyoruz bu arada. Allah’ım bize güç, akıl ve cesaret ver, bizi rızanın tecellisinin vesilesi kıl, bizim ellerimizle zalimleri cezalandır ve mazlumlara yardım et. Bizi bu utançtan kurtar ve bizi affet.. Biz yola çıkalım ki, Ebabil kuşları yardıma gelsin. Gayb orduları bize yardım etsin. Onlar, korkaklara, cahillere, zalimlere, haksızlıklar karşısında susanlara ve zalimlerden merhamet dilenenlere yardım etmez.

Müminler korkmasınlar. Mahzun da olmasınlar. Yeter ki, sabredenlerden, şükredenlerden, haksızlıklara karşı direnenlerden olsunlar. Bir de zalimlerden, cahillerden, fasıklardan, kafirlerden, münafıklardan, nefsinin heva ve hevesine uyup ahlaksızlarla beraber olup onların peşinden gitmesinler.

Bizi gören, duyan, aklımızdan ve kalbimizden geçenleri bilen, kadere, rızga ve ecele hükmeden, kadir-i mutlak bir Allah’ımız var! Onun iktidarı geçici değildir. Onun iktidarında bir eksiklik de yoktur. O zaman ne gam. Değil mi ki, rızgınızdan az ya da çok yemeyeceksiniz. Ecelinizden önce ya da sonra ölmeyeceksiniz. Kaderinizden başka bir kader de yok. Sabrın sonu selamettir. Her karanlık gecenin aydınlık bir sabahı vardır. Hak gelince batıl gider, ışık gelince karanlığın yok olduğu gibi. Karanlık aydınlığın yokluğudur. İşte işin asıl püf noktası da burasıdır. Kafamız, bilginiz, kalbimiz, imanın, merhametin, şefkatin nurunu yaymadığı için dünya böylesine karanlık. Övünmekten özür dilemeye vakit bulamıyoruz. “Ebed” davası peşine düşmüşüz. Allah’tan başka her şey fanidir. Kim neyi mutlaklaştırırsa Allah onu onunla imtihan eder ve onları zelil eder. Ezeli ve Ebedi olan yalnız Allah’tır.

Unutmayın neyi ihtirasla isterseniz, ya da neyinizle güvenip, onunla övünür ve ona mutlak bir değer affederseniz, Allah sizi onunla da imtihan eder. Mal-mülk, para, makam, akıl, ilim o her ne ise. Neyi Allah’a kurban ederseniz, fedaya hazır olursanız, aile, kavim, devlet, o her ne ise Allah sizi aziz kılar.

Allah’a ve ahiret gününe, Meleklerin, Cinlerin, Şeytanların varlığına iman edenler, ilk peygamberden bugüne gelip-geçen peygamberlerin verdikleri haberlere şahidlik edenler, kurtuluşa erenlerdir. Allah’a, Resulüne, kitaba, gayba iman işte böyle bir şey!

Allah (cc) servet ve iktidarı halklar ve ülkeler arasında evirip çevirecektir. Ve bizleri, mallarımız, canlarımız ve sevdiklerimizle, kimi zaman artırarak, kimi zaman eksilterek imtihan edecektir. Peygamberler için de bu böyle. Bakınız Eyyüb aleyhisselam, bakınız Yusuf aleyhisselamın hayatına. Bakınız Eyyüb Peygamberin Hanımı olan HzYusuf’un oğlu Efrahim’in kızı Rahime annemizin hayatına. 

Keşke delikanlı gençler Hz. Yusuf’un hayatını okusalar, futbolcuları ya da birtakım starları örnek alacaklarına, onu örnek alsalar.. Kızlarımız Hz. Haacer annemizin hayatını okusalar da hayatlarını onlara benzetmeye çalışsalar.

Sahi kızlarımız ne kadar Hz. Meryem’e benziyorlar ya da benzemeye çalışıyorlar, Hz. Ayşe’ye, Hz. Hatice’ye Hz. Fatıma’ya ne kadar benziyorlar. Oğullarımız kime benziyorlar, Hz. Ali’ye, Hz. Ömer’e ya da!? Çevrenizdekilere bakın bakalım, hal, hareket, kıyafet, sözleri ve işleri ile kime benziyorlar. Aslında hani bir söz var; “bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim” diye. “Menteşebbehe” hadisini biliyorsunuz, sahi bizim çocuklarımız kime benzemeye çalışıyorlar, yüzlerini, gözlerini, saçlarını, elbiselerini, yiyip içtiklerini, kimlere benzetmeye, ya da benzemeye çalışıyorlar.. Biz, ailemiz, çocuklarımız, batılıların “Life style” dedikleri, Osmalıların “Tarz-ı hayat” dedikleri, şimdikilerin “Tarz” ya da “Yaşam tarzı” dedikleri şeyler “Mode”, “Marka”, veya batılıların “Cultur” dedikleri şeyler, yediklerimizle, giydiklerimizle, içtiklerimizle daha çok kime, kimlere benziyoruz. Ya da benzemeye çalışıyoruz! Birtakım “nesne”leri, “eşya”ları ikonalaştırmak bizi Allah’a yaklaştırmaz. Aksine Allah’tan uzaklaştırır. “İman ettik” demekle yakamızın bırakılıvermeyeceğini bilmemiz gerek. İmzaladığımız sözleşmeler bizim aidiyetimizi belgeliyor. İmzaladığınız belgedeki beyanlar kimlik olarak aidiyetinizi belirler. Yanlış bir adres, bizi kaçtığımızı zannettiğimiz adrese yönlendirebilir. Unutmayalım ki, “Cehennemin yolları bazan iyi niyet taşları ile döşenir şeytan eliyle”.. Vahyin dışında bir çıkış yolu arayan akıl, nefsin aldatması ile şeytanın peşine takılır. Bizden aydın, kültürlü insan olmaz, Arif insan, Münevver insan olur. Fakih olur, Müçtehid olur, Alim olur, Hekim/Hikmet sahibi insan olur. Avamdan biri değilseniz Havas’dansınızdır. Üstünlük ise takvadadır. Soy-sop, mal-mülk, makamda değil. Biz o “spor” dedikleri şeyi yapmayız. İdman yaparız, kanımızı, kaslarımızı, eklemlerimizi hareket ettiririz.

Doğduğumuz ana-babayı biz seçmedik, doğduğumuz zamanı, toprağı, derimizin rengini ve cinsiyetimizi de biz seçmedik. Bundan dolayı da üstün ya da geri olamayız.

Aklımızda tutmamız gereken o kadar çok şey var ki, ama dünya gailesi hepsinin önüne geçiyor. O zaman da dünyevileşiyoruz.

Görevimiz, daha doğrusu yaratılış gayemiz, Allah’ın rızasının tecellisinin vesilesi olmaktır. Veresetül enbiya olmaktır, yaşayan Kur’an olmaktır. Biz ne kadar buna yakın ve uzağız, önceliğimiz bu olmalı. Selâm ve dua ile.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

İnsaf

Müslümanlar yolsuzluk içinde boğulurken yada görmezden gelirken duaların kabulü mümkün mü?
  • Yanıtla

Şirk

Giordano Bruno, dünyanın, güneşin çevresinde döndüğünü söylediği için 17 Şubat 1600'de engizisyon kararıyla Roma'da, bugün heykelinin bulunduğu Campo de Fiero Meydanında yakılarak öldürüldü. Suçu; gerçeği araştırmaktı. İşte bu gibi bağnaz insanlar yüzünden toplumlar gelişmez yada geç gelişmeye mahkumdur. Hastalıklara şifa olunamaz dertleri sorunları bitmez. Herşey Allah'tandır demek başımıza gelen tüm müsibetler değil müspet olanlarda Allah'tandır. Kısaca şifada berekete akılda yeryüzündeki tüm nesneler canlılar altın bakır madenler hepsi tüm elementler Allah'tandır ve bunları araştırmak ortaya çıkarmak insanın işidir. Bizim gibi duyma dinine inanan toplumlarda herşey şeyhten beklenir sözde allahtan beklediğini söyleyen Allah’ın rızası insanlığın faydası için çalışmayan şeyhleri ne tapan onları ilah yapan ve sürekli yeni felsefeleri uydurup yeni oluşumlar tarikatlar üreten yapılardan beklerler. İnsanlığın başının belası olan tarikatlar yasaklanmalıdır bunun en büyük acısını Avrupalıların çekti yıllarca bu gizli yapılar yüzünden birbirlerini öldürdüler sürekli yeni mezhepler çıktı ve hatta fatih Sultan Mehmet bunu destekledi Avrupalıların birbirine girdi Hristiyanlığın yada papalık makamının etkisizleşmesini sağladı. Şimdi aynı şeyleri bize yapıyorlar ve malasef anlayan yok yada çıkarı için bunları açıkça anlatan yok. Osmanlıyı yıkan tarikatlar dır ve bunu yapan ingilizler ve içimizdeki Osmanlı torbası görünen sözde Müslüman yahudilerdir kaldı ki Hristiyanlığı bozanda yahudidir çok büyük havari dedikleri aziz pavlus. Bu adam yahudidir daha sonra Hristiyanlığı bozmak için Hristiyan görünen ve kutsal kitabı yazan içine birçok hurafe ekleyen sözde Hristiyan gerçekte çok sıkı yahudidir. Neyse içimizdeki yahudi şeyhleride sözde bizim kurtarıcımızdır bu adamlar tarikat kurup ülkenin insanlarını peşinden sürükleyen ve kendi çıkarları için müslümanları din adı altında birbirine öldürten şeyhler. Kimi kurandan ayet kimi bolca uydurma hadislerle dini tahrip etmiş dedelerinin yaptığı gibi sürekli hadisler uydurmuş bozgunculardır. Allahtan güzel veli olmaz Allah en güzel velidir. Allah ile kul arasına aracı kurum olmaz bu düşünce hristiyanlıkktan vardır ve karşılığıda keramet göstermiş aziz dedikleri bizde ise evliya diye söyledikleri bize sattıkları insanlardır. Allahı dost veli edinmeye biri gidip aracı kurum olarak insanı veli dost edinirse ahirettede ondan şefaat bekler bu ise tam bir şirktir.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23