--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Globalistlerin 15 korkusu

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
35

Globalistlerin bu çalışmaları 1991’den hemen sonra, Sovyetlerin dağılmasının ardından başladı. Yeni dünya düzeni için birçok proje hazırlanmıştı. Bazı öncü adımlarla birileri inisiyatif almaya çalıştı. FETÖ, BÇG, BOP, İkiz Kuleler bu çerçevede düşünülebilir. 1996’ya geldiklerinde ihtimal, maliyet ve risk analizlerini büyük ölçüde tamamlamışlardı. 11 Eylül 2001’de İkiz Kulelerin vurulması bu konuda ciddi bir kırılma noktasıydı. 100 yılın projesi de bu çerçevede düşünülebilir. Bu süreçte 15 Küresel Zorluk not etmişlerdi ve bu zorluklara karşı 1996’dan beri her yıl güncellenen bir eylem planları vardı ve bu global gelecek stratejilerini belirleme projesinde, dünyanın dört bir yanında, teolojiden teknolojiye, ekonomiden siyasete, 4000’den fazla uzman çalışmaktaydı. 

CoVİD, aşı, 5G, Chip, Starlink, Neuralink deyip geçmeyin, bu çeyrek asırdır üzerinde çalışılan bir konu ve daha ilk dönemlerde bu konudaki bilgiler sırdı ve bunları yazan bizler komploculukla suçlandık. Kahin değildik ve hayal de görmüyorduk.

Onlar şunun farkındaydılar “Küresel Zorluklar, tabiatı gereği uluslararası, uluslar ötesi ve çözümü konusunda da multidisipliner ve uluslar üstü ve kurumlar arası olması” gerekmektedir.. Tek başına hiçbir hükümet, örgüt ya da topluluk bu işin üstesinden gelemez. Onun için de hükümetler, uluslararası örgütler, şirketler, üniversiteler, STK’lar, Media ve fütüristik bir akla sahip uzmanların, yön-eylem mühendislerinin işbirliği gereklidir. Onlara göre, sürdürülebilir bir eylem ancak bu şekilde mümkün olabilir ve bu proje başladığı andan itibaren ertelenebilir, geciktirilebilir, ihmal edilebilir, geri dönülebilir değildir. 

Bunlar 15 Küresel Zorluk’tan söz ediyorlar.

1. Yeni Malthusçu akılla nüfus artışı ve kaynaklar nasıl dengelenebilir?

2. Kontrol dışı otoriter rejimler “Global reset” sonrası “yeni normal dönem”e nasıl adapte edilebilir.?

3. Eşi görülmemiş hızlanan değişim sırasında gelişmiş küresel öngörü bütünleştirilerek karar verme nasıl geliştirilebilir?

4. Yapay zeka, Neuralink, nesneler arası iletişim ile bilgi ve iletişim teknolojilerinin küresel yakınlaşması entegre bir şekilde global ölçekte nasıl işleyebilir?

5. Etik piyasa ekonomileri, zengin ve yoksul arasındaki uçurumun azaltılmasına yardımcı olmak için nasıl teşvik edilebilir?

6. Yeni salgınlar ve yeniden ortaya çıkan hastalıklar ve bağışıklık mikroorganizmaları tehdidi nasıl azaltılabilir?

7. Yeni digital eğitim ve öğrenme, bilgi yükleme yoluyla insanlığı nasıl daha zeki, bilgili ve küresel zorluklarının üstesinden gelmek için yeterince akıllı hale getirebilir?

8. Paylaşılan değerler ve yeni güvenlik stratejileri etnik çatışmaları, terörizmi ve kitle imha silahlarının kullanımını nasıl azaltabilir?

9. Kadının değişen statüsü, toplumsal cinsiyet eşitliği insanlık durumunun iyileştirilmesine nasıl mümkün olabilir?

10. Kontrol dışı, yeni normal dönem için tehdit oluşturan risk grublarının engellenmesi ve ulus ötesi organize suç ağlarının daha güçlü ve sofistike küresel işletmeler haline gelmesi nasıl engellenebilir?

11. Fosil yakıtların kullanımının sonlandırılması sonucu, artan enerji talepleri güvenli ve verimli bir şekilde nasıl karşılanabilir?

12. Robotların devreye girmesi ile insanlık durumunu iyileştirmek için bilimsel ve teknolojik atılımlar nasıl hızlandırılabilir?

13. Yapay zekanın hayatımıza girmesi ile etik değerlendirmeler küresel kararlara nasıl daha rutin bir şekilde dahil edilebilir?

14. Küresel iklim değişikliğini, eşzamanlı büyük ekonomik, siyasi ve toplumsal değişim sürecinde ele alırken sürdürülebilir kalkınma nasıl başarılabilir?

15. Çatışma olmadan herkes nasıl yeterli temiz suya ve gıdaya, barınma ve sağlık imkanına sahip olabilir?

Bu süreçte sürekli olarak mevcut durum, istenen durum ve sürece ilişkin sorunların çözümü için politikalar, değişen şartlara uyum sağlayacak politikalar geliştirilecek. Global düzeyde tüm çalışanlar arasında bir network oluşturulacak ve düzenli raporlama ve uygulamalardan geri dönüşüm alınacak. Raporlar grafik olarak istatistiki olarak kıyaslamalı şekilde raporlanacak.

Haberler izlenecek, aykırı haberler düzeltilecek ve tezleri savunacak toplumsal aktörler sağlanacak. Uluslararası sistem tarafından ulusal ölçekli monitoring ve Checking sistemleri kurulacak. The Millenium Procekt’te bir ihtisas kütüphanesi kurulacak ve mediadaki haberler, eleştiriler yakından izlenecek ve değerlendirilecek. Her kesimden mümkün olduğu kadar çok kişi ve kurumun bu çalışmalara katılımları sağlanacak ve bu maksatla kitaplar, videolar, sunumlar ve makaleler hazırlanacak. Bloglar hazırlanacak ve toplumda insanların kafasında oluşacak düşünce ve endişelere yönelik cevaplar hazırlanacak. 

Siber diktatörlerin, digital kölelerine dönüşmek istemiyorsak, bugünden tedbir almamız gerek.

CoVİD bahanesi ile bir araya gelmemiz engelleniyor. Dolayısı ile kitlesel gösteriler bastırılan yay gibi sonunda insanların sokağa çıkması ile sonuçlanacaksa bu çok yıkıcı olur. Yarın bizim bu tehdide karşı, internet ortamında istişare için toplantılar yapmamız da engellenecek olursa, bu toplumda büyük endişe ve paniğe yol açacaktır.

Gidişat iyi değil. Ben, ülkem ve halkım adına derin bir kaygı taşıyorum. Ben bu tehdidin bugün ya da geçen yıl farkına varanlardan değilim. Gelişmeleri çeyrek asırdır izliyorum.

Burada dün ve bugün aktardıklarım, bu şeytani planının sadece çok küçük bir kısmı.

Üzgünüm. Taşlanmış Şeytanın ve onun dostlarının şerrinden Allah’a sığınıyorum. Selâm ve dua ile.

 

Yorumlar

(35)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Kadim

2 Aralık 2020 20:11

Maşallah RNA DNA vs. işleri ilerletmişsiniz. Bir genetiğe moleküler biyolojiye el atmamıştınız.  

Salih

2 Aralık 2020 19:52

Fazla bilim kurgu seyrediyorsunuz galiba.  

Kesit

2 Aralık 2020 00:03

Son bir iki yıla kadar İstanbul sözleşmesinin aileyi nasıl bir yıkıma uğrattığını koca koca adamlar farkına varmadı! Bu konuda çok geç kalındı! Önde olanlar buyurun önden siz hesabı ödeyin!

Ali

1 Aralık 2020 23:49

Zzzzzzzzzzzzzzzzzzzzttttt

bnK

1 Aralık 2020 23:38

bence TÜM ÜLKE YÖNETİMLERİ PES ETTİ ESİR. korona ile korkutup ülkeleri teslim aldılar. hiçbir ülke kendi kendini yönetmiyor. TOPLUMU VİRÜSE İNANDIRMAK İSTİYORLAR. inanmayanların ekonomisinde dolar 9 tL oldu. inanmamaya devam etse DOLAR 45 TL OLURDU. tc darmadağın olacaktı. MUTLAK İTAAT. her ülke kendi içindeki 5 6 ultra zengini yok ederse Küreselşeytan biter. İÇERDE İKNA NOKTALARI VAR. pandemi pandemi deyip 600 MİLYAR TL KREDİ VERİLEN KİŞİLER KREDİLERİ DOLARA ALTINA YATIRDI. 

Niko

1 Aralık 2020 21:37

Covid kendiliğinden çıktıysa beklicez görecez. Kendiliğinden cikmadiysa. Biraz aceleyle çıktığından bazı sorunlar oluyor gibi.

DUA'larımız seninle

1 Aralık 2020 20:24

DUA'larımız seninle Sayın DİLİPAK...

Mustafa

1 Aralık 2020 20:08

Kurumaya başlayan veya kuruyan golleri derinleştirilsin ki obruk lar oluşmasın. Susuzluk ve Orman yangınları. Neden ormanlara yagmur toplama göletleri yapılmaz. Yangın esnasinda kullanmak, yaban hayvanlarını sulamak veya ateşin aşmasına engel şu havuzları. Dereleri nehirleri derinlestirin genişletin ama istinat duvarları yapmayın. Nekadar şu dere nehir ve çay yataklarında tutulursa okadar suyumuz ve balığımız olur. Denize ulaşmadan nehirler yatağı çamurdan temizlenmiş kuruyan veya kurumaya yüz tutmuş göllere ponpalanmaz. Karada kalan bizim denize ulaşan bizim değil . Neden Manavgat suyu büyük Menderes küçük Menderes denize karışıyor neden biraz yağmur yağmadığında nehirlerin ortasında adacıklar oluşur. Her yağmur yağmadığında İstanbula gazeteciler cekilen suyun altından cıkan mezarlıkta haber yaparlar, göller derinleştirilsin artı su toplama yatakları da derinleştirilsin daha çok su tutulmuş olsun. Bu sular aynı zamanda yeraltı sularını da besler ler. Bu adacıklar nehir kenarlarına yığılsın yağmurun yatağa ulaşmasına engel olmayacak yerlerine yığılabilir.Heryıl Bulgaristan baraj kapaklarını açar yerleşim alanları ve tarım alanları sular altında kalır. Sular çekildiğinde ikiyüz üç yüz metre  yürüyerek karşıya geçilir sığ su kalır . Bu geniş alanların camurları  temizlensin ve nehir yatakğı derinleştirilsin Bulgaristan'ın bırakacağı su bereket olarak nehir yataklarında her türlü balık orada kalır. Su savaşları başlamadan suyla barışalım ki yer üstünde suyumuz kalmasada böyle bir çalışmayla yeraltı sularımız hep var olur. İnsanın dörte üçü su ise yer üstünden daha çok yer altındaki suya muhtacız. Gelin yer altınında dörtte üçünü su depolayalım. Hic bir iş makinasının yatması bize birşey kazandırmaz iş makinaları doğru nehir temizlemeye. Birde bu işleri bir bilenle uzmanlarla prof larla inceleyin ki yanlış yapmıyalım,

Ebu Zer

1 Aralık 2020 18:47

Bu sayfadakilerin bazıları parasızlık nedir , borçlu olmak nedir , unuttular ..... esnaf yüzde 12 de 26 da değil... siftah etmeden giden ya da kapatıp giden insanlar ne yapsın....Osman hoca " PARASI OLMAYANA ENFLASYON , HER ZAMAN % 100 dür " der .... parasızlığı unuttu , beyaz müslümanlar herkesi kendileri gibi zannediyorlar ....

ali

1 Aralık 2020 18:13

Allah razi olsun Sayin dilipak eline diline yüregine saglik .Allah saglik afiyet ve mutluluk versin insallah

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle