--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Eğer, ama, fakat…

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
38

Yok, yok.. Ortalıkta bir şey söyleyeceksen, sağa, sola, arkana bakmayacaksın. Hem zaten bakıp ne yapacaksın. Artık cep telefonu var. Uzaktan dinleme sistemleri var. Hesabını veremeyeceğimiz sözü söylemeyelim.

Dürüst olalım, bilgili olalım, cesur olalım. Ne kadar bilgili olursak olalım, istişare edelim şura yapalım. Ahlak sadece bir bilgi olarak kalırsa bir işe yaramaz. Bilmek anlamak, anlamak yapmak demek değildir her zaman.

Makam, mevki ile övünmemek gerek. İnsanların yüzüne karşı övmemek lazım ki, kibre kapılmasınlar. Şimdilerde siyasetçiler kendilerine PR yapsın diye adamlar kiralıyorlar. Övüyorlar, övünüyorlar, övülmeyi bekliyorlar. Marifet iltifata tabidir derken, övülmeyi anlıyorlar. İrfan olmayınca, maarif olmayınca marifetin ne demek olduğu da anlaşılmıyor tabi.

Kim malıyla övünürse, KARUN’a baksın!, ŞEDDAT’a baksın! Kim gücü ile övünürse CALUD’a baksın! Kim makamıyla övünürse, FİRAVUN’a baksın! Kim saltanatı ile övünüyorsa NEMRUD’a baksın! Kim rütbesiyle övünürse, HAMAN’a baksın! Kim soyuyla övünürse, EBU LEHEB’e baksın! Kim ilmiyle övünürse, ŞEYTAN’a baksın! EBU CEHİL’e baksın!

Ahlak sadece mektepte okunarak öğrenilmez. Her bilgili, diplomalı, iyi insan değildir. Eğer hakkı koruyan bir hukuk düzeni ve adil hakimler yoksa, kanun denilen şey suç aletidir.

Eric Fromm der ki, “Toplumun geneli, güçlü ve meşhur kişilerle ilişki içinde olmak ister; çünkü ortalama bir kişinin hayatı, bomboş ve sıkıcıdır. Kitle iletişim araçları şöhret satarak geçinirler, böylece herkes; narsistler, kamuoyu ve şöhret tüccarları tarafından doyuma ulaşır.” Bunlar kendi toplumlarını daha iyi tanıyorlar.

Bakın, tek başına bilmek fazla bir anlam taşımıyor. Onu anlamak ve sonra da doğru bir şekilde eyleme dönüştürmek gerekiyor. Yoksa Şeytan da biliyordu bazı gerçekleri.

Otoriteye boyun eğenler, hem kendilerine, hem boyun eğdikleri kişiye ve hem de topluma zarar verirler. Onlar kişiliksiz, riyakâr, menfaatperest, bir dinden/ahlak ve gelenekten bağımsız bireylere dönüşürler.

Sahi “Helal, Mübah” konusundaki hassasiyetimize ne oldu. Menfaat, keyif, haz bunların önüne mi geçti yoksa. Hani haksızlıklar karşısında susmayacaktık. Hani anne-babamıza üf bile demeyecektik. Hani misafirsiz bir soframız olmayacaktı, neredeyse. Hani akrabalarımızı, komşularımızı, yoksulu, dulu, yetimi, yurtlarından çıkartılmışları daha fazla görüp gözetecektik.

Gençler Allah’ı, Resulü bilmiyor, melek, cin, şeytan umurlarında değil. Rol modelleri futbolcular, artistler yorulmadan para kazanmak istiyorlar, gezmek, heyecan duyacakları şeyler yapmak istiyorlar. Risk almaktan kaçıyorlar.

Ne kadar çok yalancı, dedikoducu, gıybet eden insanlar olduk. Hatta iftira ediyoruz. Siyaset, piyasa bunlarla dolu. Oysa sevgimiz nefretimizden, merhametimiz gazabımızdan büyük olacaktı. Kederlerimizi paylaşacaktık ki azalsın, sevinci paylaşacaktık ki çoğalsın, bereketlensin diye. Halimize baksanıza, başkalarının acılarında kendimize mutluluk, başkalarının yoksulluğunda kendimize zenginlik hayal ediyoruz. Hani hak ve ihtiyaç sahibine öncelik verdiğimizde, Allah (c.c) bu küçük ikramımız karşısında bize, onun karşılığını, on katı, yüz katı, hatta 700 katı ile geri verecekti. Cennete giden yolda ticaretimiz böyle olacaktı. Hesabi değil Hasbi olacaktık.

Biz âlemlere rahmet olarak gönderilen bir peygamberin ümmetiydik. Ve her canlı bizim, elimizden, dilimizden ve yaptıklarımızdan emin olacaktı.

Başkalarının gözünde çöp ararken bile kendi gözümüzdeki merteği görmüyoruz. İşlerimiz bereketsizleşti. Elimiz ayağımız boş değil, tuttuğumuz da iş değil. Keyfiyetin kemiyetten önemli olduğunu biliyor ama kemiyetin, niteliği bırakıp niceliğin peçinde koşuyoruz. Laf ile âleme binlerce nizam verirken, kendi hanemizdeki binlerce utanılacak işler konusunda kılımızı kıpırdatmıyoruz. Hani başkalarına öğütleyip durduğumuz şeyler konusunda önce kendi nefsimizi hesaba çekecektik.

“Müminler kardeştir” diyoruz da, bırakın dost olmayı, tekfirden vazgeçmiyoruz. İhvan diye tarikat arkadaşlığından söz ediyoruz. Sahi ehliyet, liyakat, istişare, şura, rüşvet ve torpil konusunda ne düşünüyorsunuz!? Her şeyi metaya dönüştürüp ticarileştiriyoruz. Cilalı adam devrinde, artık her şey bir reklam, lobi ve PR konusu.

Ne zaman, “Evet; ama, fakat” demeden sözü dinleyip doğrusuna tabi olup, yanlışına karşı çıkacağız. İşe bakıp, doğrusuna destek olup, yanlışını engelleyeceğiz, konuya bakıp, adaletten yana, haktan, hukuktan yana olacağız! Hak sahibi düşmanımız da olsa, haksız babamız da olsa böyle yapmayacak mı idik!

Ne oldu bize. Bu gidiş nereye! Gelin hesaba çekilmeden nefsimizi bir hesaba çekelim. Sayılan, alınan-satılan şeyler üzerinden güç ve mutluluk hesabı yapmaktan vazgeçelim. Onlar olmasın değil, ama onları gözümüze çok yaklaştırıp, arkasında o büyük davayı görmezden gelmeyelim. Metanın peşinden koşarken, malımızı, canımızı, sevdiklerimizi feda etme sözü verdiğimiz davayı ıskalamayalım. Haz peşinde koşarken çileyi, neşe peşinde koşarken hüznü ıskalamayalım. Dünyevi anlamda para, makam, şöhret peşinde koşarken manevi değerlerimizden uzaklaşmayalım. 

Selam ve dua ile. 

 

Yorumlar

(38)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Ayhan

16 Ocak 2021 01:12

Yıllarca hak yolunu yazıyorsunuz,allah razı olsun,şimdilerde yaptıkları yanlış ,,haram ları uyarmak için Akp ye giydiriyorsunuz ,haklısınızda.ammaaa akp 2002 de geldi ,ne zorluklar çektiğini hatta reisin halen ne saldırılara maruz kaldığı orta,da.(ben şöyle 2002 öncesi müslümana yapılan zulümleri,laik adı altında ,ilkokul 1.sınıftan lise sona hata üniverstelere kadar başörtüğü yasağı,erkeklerin de liseli kızların giydiği dizaltı açık okul örneklerinin ,peşinde .28 şubat.neyse hepimiz geçmişi yaşadık.fakirdik ama namusa ,dine biraz daha bağlıydık.) Erdoğanın ne zorluklarla,başörtü,imamhatip,kürtçe,gibi insanların hakklarımı savunup yasakları kaldırması,ve halkında kimseyi aç bırakmayıp istihtam sağlaması,4 milyon mülteciye bakması,dünyanın her mazlum fakir ülkesine yaptığı yardımlar.halen de mazlumun yanında olan? Sevgimizin aşırılığıda.işte millet ittifakı pusuda bekliyor ,ne olduklarını ,ne yapacaklarınıda biliyoruz.ilk fırsatta müslümannları inim inim inletecek lari belliyken,haliyle Erdoğana yaklaşıyorux. Şimdii para hepimizi bozdu ,islamdan uzaklaştık ,orası kesin, Faizi kaldır,milleti dini yönlere teşfik edecek işler yap,partinde haram yiyen,halktan uzaklaşan,kişileri ayıkla, Bu millettin bozulma ,sapıklaşma nın başrolünde musibi türk Dizi leri , Holluuwud kimin elindeyse ,bizdekilerde ,birisinin elinde,bi yönetmen söylemişti,niye ezan ve namaz kılan hiç görülmez,bunları göstermek suç gibi hemen saldırıya maruz kalırsınız. Şimdiii,yazmak çok kolay abdurrahman bey,başörtü ,bismillah,camiye gitmek,askeriyede kuran okutmak,namazı serbest etmek daha neler,ne tavizler verildi ,istanbul sözleşmeside bi tavizdi,100 ülke ,muhalefet saldırıları 24 saat 365 gün,,sen onu bunu yap haklısında,hadi burda yazanlarda dahil çıkında bu dizilere poretosto edin,hadi çıkında artık kuran kursları yaşı kaldırılsın,ve herzaman olsun. Bakın bu dediklerinizi yapmak için ,devrim yapmak gerekir,ve inanın buda kan dökülmeden yapılmaz.ve sadece içerdekilere karşı değil,sınırda dört gözle bekliyor düşman. Bilmiyorum yazıyorsun sürekli,gerçekten uçuruma doğru gidiyoruz. Sadece köşede bi yerde eleştirmek,bu aşı olayında hükümetin yukardakilerle anlaştığı felan? Evet olabilir,de dünyada 190 ülkeden bitanesi bile çıkıp karşı gelmiyor,gerçeği anlatamıyor. Bu nasıl bi güç. Ben aşıya sonuna kadar direnecem,bakalım Allaha sığınıp göreceğiz.

Hatemi

14 Ocak 2021 08:48

GÜZEL VE DOĞRULARI YAZIYORSUN.DINLEYEN VE TATBIK EDEN YOK..IKTIDAR,HIRS,PARA,MAKAM SÖZDE MUSLÜMANLARIN AHLAKINI BOZDU.

Abdullah Oğuz

14 Ocak 2021 00:51

Allah doğruluktan ayırmasın. Unutmayın ki Lafzatullahın ilk harfi Elif dir. Bütün çekiç darbeleri Elif gibi dosdoğru olan Çiviye iner, yamuk çiviye çekiçle vurmazlar... Senin yazıların ümmetin halini tasvir ediyor, maalesef çok ama çok şahsiyetli insanlara ihtiyaç var...

basicman

13 Ocak 2021 23:48

söylemek kolay ve sayın dilipak 

Kadir başhoruz

13 Ocak 2021 22:15

sayın dillipa hocam saygılar, bir iki dörtlük senin için, gelsin, Ne feryat edersin divane bülbül. Senin bu feryadın gülşene kalsın. Bu dünyada eremezsen murada, huzuru mahşere divana kalsın. iyiki varsın.

Kadir başhoruz

13 Ocak 2021 21:52

Benim, söylemek istedigim, bu millete dinini yasaklayıp hovardalıgı, içkiyi kumarı hırsızı, mubah gören, dürüslük beklenmez agaç yaş iken egilir. türkiyede insanlara sene, 1934 de isviçreden alınan kanunla soyad uygulaması başlanmış yine sormak lazım neden isviçre, Allahını kitabını tanıtan olmamış konuşmak kolay bir anne çocugunnu emzirirken besmele çekermiş. şimdi kafayı çekiyor.

Mustafa

13 Ocak 2021 19:57

İslâm coğrafyasında hala büyü muska sihir bilim diye satılıkca aklımızı başımıza almak çok zor. Büyü yapan kafirdir ayeti bakara suresi 102. Havas ilmi yapan yazan nedir Havas ilim değildir. Ebced, cifir, remil ilim değildir Allah'a isyandır küfürdür. En büyük küfür ilimi ledun ilmi dir ledun ilmine sahibim diyendir. Bunca başarılı ilim kafirlerden geliyor. Allah subhanehu ve teala aşkına bir tane ledun ilmi başarısı varmı. Bir buluşları varmı. İlaçları olsa başlarına sürer ler. 

Salihce

13 Ocak 2021 14:28

Sayın yazar haklı  

Mesele budur

13 Ocak 2021 14:27

İran’da sormuşlar!.. —Rejim değiştikten sonra hayatınız da ne değişti? Cevap: Eskiden Dışarda yer içer, evlerimizde ibadet yapardık. Şimdi ise evlerimiz de yiyor, içiyor dışarda ibadet yapıyoruz!. 

Okur

13 Ocak 2021 13:57

Abdurrahman Dilipak abimizin yazdıklarını Akit gazetesinin diğer köşe yazarları ve okuyucuları hayatlarında uygulasınlar çoğu proplem ler kendiliğinden çözülür. 

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle