--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Muhammed Ümmetiyiz

Abdullah Yıldız
Abdullah Yıldız
19

Muhammed Ümmetiyiz

ABDULLAH YILDIZ

“Terörsüz Türkiye” süreci yaklaşık iki yüz yıldan beri yaşamakta olduğumuz derin “kimlik krizi”ni de gün yüzüne çıkardı. Bu süreçte ulus, millet, kavim, ırk, din, ümmet gibi kavramlar birbirine karıştırıldı, bazı kavramlar asli anlamlarından saptırıldı, bazılarının içi boşaltıldı…

Bilindiği gibi, kavramlar, düşüncemizin temel araçlarıdır; kavramlardaki yozlaşma düşüncenin de yozlaşmasına ve sapmasına yol açar. Kavramların asli mecralarına oturtulması ise, düşüncenin doğru zeminde yeniden inşası demek olur. Dolayısıyla, düşüncemizi berraklaştırmak için, kullandığımız kavramları, özellikle de kimliğimizi tanımlarken kullandığımız kavramları asli anlamlarına irca etmeliyiz. 

Bu bağlamda gündeme gelen ve rasgele tartışılan “ümmet” kavramını ele alalım:

“Ümmet” kelimesi, ‘aynı yer ve zamanda, aynı dine bağlı insanların oluşturduğu topluluk’ anlamında Kur’an’da sık geçer. Allah dileseydi yeryüzündeki bütün insanlar iman eden bir tek ümmet olurdu (Mâide 5/48; Hûd 11/118; Şûrâ 42/8). O takdirde hür iradenin ve imtihanın bir anlamı kalmazdı. Aslında insanlar, başlangıçta tek bir ümmet idi. Allah’ın gönderdiği elçiler, insanları irşat ettiler; hakka ilettiler, hak ile adâlet yaptılar (A’râf 7/181). Daha sonra insanlar, aralarındaki bağy (taşkınlık) yüzünden anlaşmazlığa düştüler; farklı farklı dinler uydurdular ve değişik ümmetler haline geldiler (Bakara 2/213; Yûnus 10/19). Oysa Allah’a ibadet eden bir tek ümmet olmalıydılar: “Gerçek şu ki, sizin ümmetiniz tek bir ümmettir. Ben de sizin Rabbinizim, öyleyse bana ibadet ediniz.” (Enbiyâ 21/92; ayrıca bk. Müminûn 23/52) 

“İslâm Ümmeti” ise; ma’rûfu (iyiliği) emreden, münkeri (kötülüğü) önlemeye çalışan, insanlık içerisinden çıkarılmış en hayırlı ümmettir (Âl-i İmrân 3/110) ve Resulullah’a (s.a.) nispetle “Ümmet-i Muhammed” olarak da isimlendirilir. Her peygambere uyan topluluk, o peygamberin ümmeti sayılır. Bu anlamda İslâm’a inanan bütün Müslümanlar “Muhammed ümmeti”dir. İslâm ümmeti, aynı imam (önder) etrafında, Hz. Muhammed’in (s.a.) izinde, aynı vahye tâbi olarak bir araya gelmiş, Tevhid dinine gönül vererek vahdete ulaşmış, aynı amaca ulaşma gayretinde olan bir ümmettir. 

İslâm ümmeti, diğer ümmetlere karşı üstün bir konumdadır. Üstünlüğü; soy, kabile, renk, sosyal sınıf, zenginlik ve iktidar sahipliği gibi şeylerde görmeyen İslâm Dini, “takvâ”yı üstünlük vesilesi sayar. “Takvâ” ise, ‘Allah’ın emrettiklerini yapıp, yasaklarından kaçınmak; Allah’a karşı sorumluluk bilinci ile ve her an bizi görüp, gözetlediğinin farkında olarak hareket etmek; Allah’tan korkup, O’na karşı gelmekten sakınmak…’ anlamlarına gelir. İnsanlar içinde, kim takva sahibi olursa, kim en yüce değerleri Allah rızası için ahlâk haline getirirse o üstün olur. Bu yüce erdem de ancak İslâm’ın getirdiği hayat ilkeleriyle kazanılır. Peygamberimizin (s.a.), “Bu ümmet (Muhammed ümmeti), diğer ümmetlere karşı üstün kılındı.” (Ahmed bin Hanbel, 5/383) hadisi de bu perspektiften okunup anlaşılmalıdır.

Ayrıca, İslâm ümmeti, vasat (orta, dengeli, aşırı olmayan) bir ümmettir, ki diğer insanlar üzerine, İslâm’ın hak din olduğu, üzerinde oldukları yolun doğru yol olduğu hususunda şâhitlik (örneklik) yapacaklardır. İslâm ümmeti, bir denge toplumudur. İnançta, amelde, hayatı değerlendirmede, ceza vermede ve yargılamada orta yolu izler. Hiçbir konuda aşırı değildir. Hakka ve adâlete uygun hareket etmek, insanlara her konuda örnek olmak onların özelliğidir. Ve onlar her konuda denge üzeredirler (İkra İslam Ansiklopedisi, “Ümmet” md.).

Günümüzde ise Ümmet-i Muhammed farklı ideolojiler, siyasî rejimler ve emperyalizm sebebiyle parçalanmış bulunmaktadır. Müslümanlar arasına çizilen suni sınırlar, sömürgeci işgalcilerin marifetidir ve maalesef bu sınırlar, çağdaş fesat ideolojileri sayesinde Müslümanların zihin dünyalarına da çizilmiştir. Bu zihinsel parçalanma, Muhammed ümmetinin en önemli açmazıdır. Ancak mevcut sınırlara, farklı dil ve renklere rağmen İslâm ümmeti, Kur’an’ın ifadesiyle bir bütündür ve Kur’an etrafında birlik oluşturabilme potansiyeline sahiptir. Bu birlik, “ümmet bilinci”nin tekrar dirilişiyle, yeniden hayat bulacaktır, inşallah. 

Bir ırkı üstün görmek şeklindeki bir sapmaya dayanan ulusçuluk ise, ülkemizin ve âlem-i İslâm’ın en temel problemidir. Bu problem, ancak Türk’ün, Kürd’ün, Arab’ın, Gürcü’nün, Çerkez’in, “Adımız Müslüman, İslâm milletindeniz ve Muhammed ümmetindeniz” demesiyle çözülecektir, vesselam. 

Yorumlar

(19)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Mustafa acar

23 Temmuz 2025 00:29

Sayın makale yazarı...bizler Muhammet ümmetiyiz...tamam iyi güzel...ama kardeşim Osmanlı'da ümmet degilmiydik ....ne olduda böyle oldu..,sultan Hamit halife idi bütün müslümanları cihada çağırdı çünkü Osmanlı tukeniyordu...ama bu çağrıya Anadolu'da bulunan Türklerden başka koşan olmadı ..her yerde yemen Filistin Libya vesselam her yerde akan Türk'ün kanı idi...yani ümmet devleti var iken yine her yerde Türk'ün kanı akıyordu...Fatih'in kanuninin yavuzun alpaslanin hepsinde akan kan Türk'ün kanı idi istisnalar bu gerçeği değiştirmez ..kısacası Araplar bize İngilizlerle beraber oldu hancerlediler neyi anlatarak nereye varmak istiyorsun ben zaten musslumanim..dünya milletler devletiyle yönetiliyor bari biraz bu millete acı..bu anlatmak istediğimi milyonda biri...elindeki yurdunu koru telef olmayalim

Şizofren

22 Temmuz 2025 21:05

insanoğlu kuş misali yakın bir günde yolum Side ye düştü tam adresi verehim Side de Gazipaşa star diye bir otel var tam karşısınin yakınında da Side mahellesi fatih cami var adresi bulasiniz diye..bu otelin girişinde ALLAH MUHAMMED yazıyor otelde ne istersen var şimdi ne yazayım sen gel gör yaz ..sonra MUHAMMED ÜMMETİYİZ DEYİNCE veya dini bir söz hep aklıma şu ayet geliyor İMAN ETTİM DE DOSDOĞRU OL ..tabiki de KURAN I KERİMİN bütün harfleri ve kelimeleri gibi Sınırsız bir ilim sahibi sınırsız olunca ALLAH U EKBER ...bir arkadaş gonderinde bir inceliyiversin ..bunlardan daha çok Mehter calani mı ararsın ilahi müzik mi ararsın bunlar üç yıldızlı dört yildizlı oteller. İnceliyici kardeş dua ile

HACI

22 Temmuz 2025 18:27

Muhammed Ümmetiyiz? O zaman Ümmet niye biribirini yiyiyor? !

Okur

22 Temmuz 2025 14:56

ABD de senin gibi düşünüyor. Ulus devletler israil için tehlike diyor.

Kanber

22 Temmuz 2025 14:48

Selamlar Allah razı olsun. Bu konuyu çok güzel yazmışsınız. Yaratanımız, yaşatanımız ve yönetenimiz Allah'ımıza hamdü senalar. Eşsiz önderemiz Hz Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem, Kur'an-ı Kerim ebedi Rehberimiz olsun. Tüm inananların ümmeti Muhammed şemsiyesi altında birleşmemiz dileğiyle

Yazınızda

22 Temmuz 2025 14:44

Ahmet bin Hanbei den basediyorsunuz imam Şâfiî talebesi 781 yılında az değil 150 yıl sonra yaşamış..Hz Peygamber zamanında HiÇ bir Mehzep Yoktu hepsi sonradan oluştu..Bence bu devirde artık ezberle ve tekrarla giden bir jenerasyon pek kalmadı..Hangi Ümmet?Aslında Ümmetten saymadığınız hatta burda zaman zaman gizli/açık telin edilen en az 4 mehzepin ümmeti var mesela yakın zamanda en basiti Iran.. Belki ülkemizde pek yok ama Yurtdışında mehzep yüzünden yapılan kavga/kıyamlarda bariz.. Ezberciller bunu göremezler..Neyse Bunları bırakalım Çok Geç olmadan Bayrağımıza Vatanımıza Sarılalım.

Hikmet Yılmaz

22 Temmuz 2025 12:55

Cemaat- Tarikat-Ümmet - Şehy kültürü devletten üstün olamaz. Bunlar bizim değerlerimizdir ama Türk milletinden büyük değildirler ve Türkiye'nin üstüne çıkarılmaz. Umre yerine ihtiyaçlı çocuklarımıza sünnet düğünü yapılması ile birlikte Hac için "Suud'lara para" kazandırmak yerine doğum oranımız ve doğurganlık hızımız düşük. Dinayet İşleri Başkanlığı evlilik cüzdanı vermek yerine, Hac organizasyonundaki başarılı çalışmalarını Hac farizesi yapacak vatandaşlarımıza evlenecek gençlerimize destek olmalarına' kefillikte yaparak "destek olmaları dahs

Nedim

22 Temmuz 2025 12:52

Resulullah sav in 73 fırka rivayetlerinde ümmetinin de aynı Musa as in ümmeti gibi aynı İsa as in ümmeti gibi ayrisacagi ni ve yalnızca bir tanesinin cehenneme (ebediyen)girmekten kurulacağını buyuruyor.Bu rivayetlerin mesala Ebu Davut sunenindeki rivayetlerin in mutavatir derecesine çıktığını söyleyen âlimler vardır.br bu rivayetlerde bu kurtulanlar in peygamber ve ashab yolunda itikadında dindarlığında olanlar olduğu da bildirilmiştir.Zaten bu konuda Nisa 115 ayeti de HİDAYETTE kalmak yani cennet e girebilmek için peygamber den sünnetinden rehberliğinden yuzcevirmemeyi ve müminlerin SAHABENİN yolundan itikadından ayrılmamayi gerektiği buyruğu nün tefsiri olarak 73 fırka rivayetlerini gösterir âlimler.Sahabenin İslamınin taşıyıcısı olan âlimlerin sahabelerin amelî fıkhi uygulamalarınin taşıyıcıları olarak dört mezhep imamları nin olması çok çok önemli olmuştur.Fakat SAHABENİN itikadı inancı yani küfür şirk kâfir müslüman vb akaid konularında ki uygulamalarının taşıyıcılığı mezhepler gibi olmamıştır ne yazık ki.Osmanli sonrası İslam dünyasında mezheplere saldırı olmasının altında SAHABENİN amelî fıkhi uygulamalarınin taşıyıcıları olması yatar.Ve sahabenin küfür şirk iman konularındaki uygulamalarının taşıyıcısı olan âlimleri terorize edip Sahabe itikadı ile çelişen Vahdeti vucudcu felsefeler sufiler Şiî ler gibi peygamber dışı kişileri masum günahsız İsmet sahibi sirattan geçirici şefaatçi olağanüstü güçleri olduğu inancı na sahip ve en tehlikeli olan hristiyanların İsa as ve salih zatların ruhundan istiğase istane rabıta tevessül yapmalarına benzer bir inanç içinde olanların hep ön planda tutulması ve bu inanca sahip Yunus Emre Mevlana Ibn Arabi vb lerinin rol model olarak sunulması Zaten Osmanlı sonrası İslam dünyasında başarılı oldukları ve Sahabe İslamın in terorize ederek bunu açıktan yapanlar olduğu gibi daha sinsice sahabeye laf atmayip SAHABENİN itikadini uygulamalarını anlatan âlimlere düşmanlık edildiği bilinir.ozellikle bu âlimler sahabe nin yaptığı gibi Kur'an'a sünnete yönelip yegâne Sahih anlamları olan Sahabe icmaina yönelten alimleri terorize ederek ümmetin uyanmasını engelleyecek şekilde yapılanmaları da çok dikkat çekici.. Osmanlı sonrası İslam dünyasında emperyalist siyonist kâfirler kendi ilahlarini kitaplarını arkalarına attıkları gibi İslam dünyasında da Kuran'siz sünnetsiz bir İslamın önünü açıp yasama ve yargı gücü nün Allah cc elinden ukdesinden hakimiyetinden alıp kişilere kurumlara verilen sistemleri ozgurlestirilme diye pazarlama lari da dikkat çekicidir

TTK

22 Temmuz 2025 12:48

Tanrı Türk'ü korusun..Ne mutlu Türküm diyene

Neeeee

22 Temmuz 2025 12:47

İslam milleti nedir 

Abdullah Yıldız Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle