--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Terörsüz bir Türkiye’ye doğru..

Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ
51

Terörsüz bir Türkiye’ye doğru..

ABDULLAH ŞANLIDAĞ

Birkaç gün önce Kahramanmaraş’ın kırsalında, evladını teröre şehit vermiş bir aileyi TRT Haber’e röportaj almak için ziyaret ettim. Sizler de sahada gazetecilik yaptığınız için bilirsiniz. Konu malum: Şehit ailelerinden terörsüz Türkiye, çözüm süreci, barış ve kardeşlik için atılan adımla ilgili bir şeyler söylemesini istiyoruz. İstemesine istiyoruz da, gel gör ki ateş düştüğü yeri yakıyor. Ailelerin bu konuya genelde yaklaşımı şöyle: “Bizim gönlümüz bozuk ve evladımızın acısını unutmuş değiliz. Tamam, devletimizin atmış olduğu adımı destekliyoruz ancak bu konuda röportaj verme taraftarı değiliz” diyorlar. PKK’nın silah bırakma ve örgütü fesh etme konusuna sıcak bakmakla birlikte, birtakım teknik konuların nasıl çözüleceği hususunda endişeleri var. Mesela örgüt mensupları Kandil’den veya bulundukları mahfillerden şehre inip sosyal hayata karıştıklarında, bunun yansımaları nasıl olacak? Ama evladını teröre şehit verip, artık silahlar sussun ve Kürt sorunu çözülsün. Yeter ki başka analar ağlamasın, diyerek, sürece destek veren ve bu bağlamda bize röportaj veren kardeşlerimizin sayısı da az değil. 

1978 yılında bağımsız birleşik Kürdistan kurmak için silahlı mücadeleye başlayan PKK’nın kendisini feshedip, silah bırakma kararı almış olmasında hem istikrarlı ve dik duruşlu devletimizin, hem de konjonktürel şartların etkisi vardır. Yani daha bir ay öncesine kadar Türkiye Cumhuriyeti ile savaş halinde olan bir örgütün silah bırakma ve kendisini feshetmesine şehit ailelerimiz, henüz ikna olmuş ve bu durumu içlerine sindirmiş değiller. Sahadaki durumla ilgili benim gözlemim bu. Konuya ilişkin şahsi düşünce ve fikirlerim ise, öncelikle devlet politikasını ve terörsüz Türkiye başlığı adı altında başlatılan süreci destekliyorum. Silahlı askeri metotla 50 yılı geride bıraktık. Çok canlar yandı, on binlerce şehit verdik. PKK denilen terör örgütü de mensuplarının çoğunu kaybetti. Demokrasi ve barışın dışında tüm yolların kapandığını görünce de silah bırakmak ve fesih kararı almak zorunda kaldılar. Dünya, özellikle Trump’ın 2’nci başkanlığı dönemi sonrası çok değişik bir devreye girdi. Amerika’daki ulusalcı cephe, sanki Çin yanlısı gibi hareket ederken, Trump ve ekibi Amerika’nın çıkarlarını ve sömürgeciliğini korumaktan yanalar. Rusya-Ukrayna savaşını durduracağını vaad ederek iktidara gelen Trump, şimdi Putin’e destek veriyor. Yakın vadede değilse bile, bizim İsrail ile Amerika’nın da Çin ile karşı karşıya gelmesi kaçınılmazdır. Zaten tüm dünyada bir ekonomik kriz sürüyor. Netanyahu’ya rağmen Trump, Suriye’de yaptırımların kaldırılmasından bahsediyor. İsrail’in Gazze katliamlarından dolayı kendi halkı bile Netanyahu’ya sıcak bakmıyor. Sanayi, teknoloji ve özellikle savunma sanayi noktasında çok iyi yerlerde olan Türkiye ise oyun kurucu ve bazen de dengeleyici politikasıyla istikrarlı bir şekilde yoluna devam ediyor.

PKK’lı unsurların toplumla bütünleşmesi ve silahların bırakılması gibi teknik konuları devlete ve uzmanlarına bırakalım. Tabii asıl mesele bundan sonra başlayacak. Fesih ve silah bırakma, bu samimi olmasını arzu ettiğimiz sürecin henüz giriş kapısı. İnşallah bundan sonraki süreçte terörsüz Türkiye ile  Türkiye yüzyılını yakalama fırsatını elde edeceğiz. Adalet, demokrasi, barış, hukuk, insan hak ve hürriyetleri gibi meseleler, sadece söylem bazında kalmamalı, bilakis eylemle de gereği yapılarak, ekonomik anlamda da güçlü ve müreffeh bir Türkiye için mücadele edilmelidir. Her zaman zorlaştırıcı değil kolaylaştırıcı olmalıyız. Gayedeki hikmeti anlamaz ve haddinden fazla şiddet uygularsak, hiçbir meseleyi çözüme kavuşturamayız. Şimdi kucaklaşma ve kardeşlik zamanıdır.  Elbette ki kendisini fesheden ve silah bırakan bir yapının birtakım talepleri olacaktır. Lakin bu bir pazarlık süreci değildir. Silah bırakmanın ve fesih kararı almanın bir pazarlığı olmaz. Olamaz da. Kürt halkının bütün talepleri demokratik çerçeve içerisinde baş tacı edilmeli ve bütünleşme, kaynaşma sağlanmalıdır. Devlet aklının, bunun üstesinden geleceğine inanıyoruz. PKK silah bırakıp fesih yoluna giderken, unsurlarının Rusya veya başka bir ülkeye gidecek halleri yok. Bizimle beraber yaşayacaklar. Dolayısıyla devletle ve toplumla bütünleşme süreci çok önemlidir. Birbirimize kurşun atma dönemi geride kalsın. Artık barış ve kardeşlik türküleri söyleyelim. Birlikte halaya duralım. Bu coğrafya hepimize yeter.

Yorumlar

(51)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Kurtuluş Karaaslan

24 Mayıs 2025 15:51

Atilla abi tam katılmıyorum. Bu teröristler hayatımıza girip onlarla kanka mı olacağız şimdi? Onlar dediğim de PKK terör örgütü.

Emine Kurtul

24 Mayıs 2025 09:51

Bu kararı sevinçle karşiliyoruz gerçekten az buz bir olay deyil..Çok şükür demek gerek ...yok gere birsürü canlar gitti ortada elle tutulur bir sebep yokken yuvalara ateş düştü... Şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz...

Yunus

19 Mayıs 2025 17:16

Allah'ın izniyle bu topraklarda bir gün İslam'a ait nizam kurulacaktır elbet işte o zaman asıl Kürt sorunuyla birlikte çözeceğiz

Okur

19 Mayıs 2025 14:14

Milletin bayramı olan 19 mayısı kutla önce be adam. Nasıl yerli ve milliyiz diyorsunuz.

Ramazan Boşnak

19 Mayıs 2025 13:05

Bu toprakların hamuru Kürt Türk Laz Çerkez birlikleriyle sağlanır Bu da ancak terörün bitmesi ile olacak inşallah

Eşref Töre

19 Mayıs 2025 13:03

Terörün kökü işte böyle kazanır

Ali Tokdemir

19 Mayıs 2025 13:03

İdeolojik körlük Siyasal Körlük Hayata kalıplarla bakmak. Kalıplar bir kültürel birikimin çıktısıdır. Bu birikimi besleyen örfler,yaşam tarzları,dinsel öğretileri.....vs alır başını gider.Kalıpların vahiyle belirlenmesi durumunda ;inanlar _inanmayanlar savaşı/mücadelesi alıp başını gidiyor. Yine bu kalıpların bir lider tarafından ortaya atılması ike lider hegemonyası,ideolojisi,izmi,felsefesi,söylevi ortaya çıkıyor.Evet bitme bilmeyen bir çatışma. Maalesef tarihi yaşamsal süreçler göstermiştir ki;aynı metni okuyan insanlar,insandan insana farklı anlamlar çıkartarak yorumlarını ve bakış açılarını bir örgütsel yapı ile yayma yolunu tercih ederek , kendisi gibi düşünmeyen ,yorumlamayan kesimleri körlük ve saplantı gibi hoş olmayan ifadeler ile tanımlamışlardır. Siyasetin öznesi olan insandaki bu farklı düşünme gerçeğini gören akıllı siyasetçiler veya art niyetli mahfillerin bu durumu istedikleri gibi kullanmalarını kaçınılmaz kılarak tehlikeli bir toplumsal kutuplaşmanın önünü açmışlardır. 'Kutuplaştır ve yönet' mottosu kısa vadede sonuç verebilir. 500 yıl gibi ömrü olan devletler açısından bir kanser hücresidir.

Turgay Demirdağ

19 Mayıs 2025 12:30

Teröristler(PKK) kimlerden meydana geliyor?..Siyonist militanlar, Ermeniler, kandırılmış,ailelerin rızası hilafına kaçırılmış Kürt gençleri, Kürt milliyetçileri..Yabancılar ayıklanarak Ülkelerine gönderilmeleri münasiptir..Fakat terör bittikten sonra kendi ülkelerinde yaşamak isteyenleri, başka bir ülkede yaşamaya zorlayamazsınız. Terörle mücadele devam ederken Ülke insanımızdan ve de teröristlerden pek çok kişitelef olmuştur.. Bazı ailelerin hem PKK tarafında, hemde Emniyet kuvvetleri içerisinde veya sade vatandaş olarak mensupları vardır..Kardeşliğin tahakkuku için bu zamana kadar yaşanan büyük acıların unutulmasa bile sineye gömülme mecburiyeti vardır..Mekke fethinden sonra Peygamber Efendimiz İslama büyük zararlar vermiş Ebu Süfyanı ve hanımını affetmiş, Ebu Süfyanın da daha sonra iSLAMA BÜYÜK HİZMETLERİ OLMUŞTUR..Mutlaka örnek alınmalıdır...

Orhan

19 Mayıs 2025 11:51

Oyun kurucu mustemlekecilerin elini boşa çıkarmanin tek yolu budur. Gelen büyük savaşa hazır olmanın en büyük unsurlarından birisi budur. Diğeri de toplumu kamplaştirma çabasında olan malum siyaset odaklarının ve destekçilerinin boşa çıkarılmasıdır..

Mesut YANIK

19 Mayıs 2025 10:52

Rabbim devletin ve milletin biriligini beraberliğini daimi etsin inşallah ????????????

Abdullah Şanlıdağ Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle