• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Barışmış, kardeşlikmiş, huzurmuş… BAE’den İsrail’e trajikomik mesaj

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Barışmış, kardeşlikmiş, huzurmuş… BAE’den İsrail’e trajikomik mesaj

BAE'nin İsrail Büyükelçiliği, sosyal medya hesabı X üzerinden Yahudilerin yeni yıl bayramı dolayısıyla işgal devletine yönelik kutlama paylaşımında bulundu. İbranice paylaşılan metinde barış, kardeşlik ve huzur benzeri ifadelere yer verildi. Paylaşım kısa süre içerisinde kullanıcılar tarafından yoğun tepkiyle karşılaştı.

Birleşik Arap Emirlikleri İsrail Büyükelçiliği, Yahudilerin yeni yıl bayramı (Roş Haşana) için işgal devletine yönelik kutlama paylaşımında bulundu.

Büyükelçiliğin X hesabından İbranice yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Roş Haşana vesilesiyle, Birleşik Arap Emirlikleri İsrail Büyükelçiliği olarak tüm İsrail vatandaşlarına tatlı ve mutlu bir yıl diliyoruz. Başarı, huzur, barış, kardeşlik ve güzel haberlerle dolu bir yıl olması dileğiyle... Mutlu bayramlar!"

BAE'nin İsrail Büyükelçiliği tarafından yapılan kutlama paylaşımı, X'teki kullanıcıların büyük tepkisini çekti

ROŞ HAŞANA NE?

"Roş Haşana", İbranicede "yılın başı" anlamına geliyor. İbrani takvimine göre 5787'nci yıla giren Yahudiler, bu günü evrenin ve insanın, dolayısıyla da dünyanın yaratılış günü olarak kabul ediyor.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

KÖKSAL

Allah (c.c)' ın laneti zalimlerin üzerine olsun, Amiin Amiin Amiin ya Muin...

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

İSLAM ÜLKELERİ İÇİNDEKİ KRİPTO YAHUDİLER! Filistin topraklarında sistematik bir yıkım, tehcir ve katliam politikası tüm hızıyla sürerken, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) İsrail Büyükelçiliği aracılığıyla X platformu üzerinden İbranice yayımladığı "barış, kardeşlik ve huzur" temalı yeni yıl tebrik mesajı, İslam dünyasının kalbine saplanmış ahlaki ve siyasi bir hançer niteliğindedir. Bu diplomatik fecaat, bölgesel çıkarlar uğruna kutsal değerlerin ve insanlık onurunun nasıl hoyratça feda edilebileceğini gösteren tarihi bir vesikadır. Coğrafyamızın çocukları, kadınları ve masum sivilleri her gün işgal devletinin bombaları altında can verirken; hastanelerin, okulların ve ibadethanelerin enkazından feryatlar yükselirken cellada "huzur" dilemek, sıradan bir dış politika hamlesi değil, açık bir akıl tutulması, derin bir vicdan erozyonu ve ahlaki bir iflastır. Kendisini İslam dünyasının bir parçası olarak konumlandıran bir yapının, döktüğü kanla tüm bölgeyi ateşe veren bir savaş makinesine şirinlik yapması, mazlumların haklı davasına karşı girişilen trajikomik bir ihanet senaryosunun son perdesidir. Bu teslimiyetçi yaklaşım, bölge halklarının ezici çoğunluğunun Filistin davasına olan sarsılmaz bağlılığına rağmen, yönetici elitlerin kendi coğrafyalarının değerlerine ve kimliğine ne denli yabancılaştığını gözler önüne sermektedir. İşgalci yönetime yaranmak, onun uluslararası arenadaki yalnızlığını perdelemek adına İbranice metinlerle sunulan bu dostluk mesajları, tam bir diplomatik eziklik ve kültürel teslimiyet göstergesidir. Sözde "bölgesel istikrar ve barış" masallarıyla süslenerek imzalanan Abraham Anlaşmaları'nın gerçek yüzü bu tür adımlarla bir kez daha deşifre olmuştur; bu süreç, Ortadoğu’ya huzur getirmek için değil, Siyonist işgal, ilhak ve soykırım politikalarına İslam dünyası içinden yapay bir meşruiyet kalkanı devşirmek için kurgulanmıştır. Mazlumların kanı üzerinden kurulan bu sahte kardeşlik bağları, tarihin önünde zulmün sessiz ve suç ortaklığına dayalı ortaklığı olarak anılmaya mahkumdur. Neticede bu paylaşım, İslam coğrafyasının karşı karşıya olduğu en büyük tehdidin yalnızca sınırların dışındaki açık düşmanlar olmadığını, asıl tehlikenin içeride "Truva atı" gibi işlev gören, Siyonist projenin bölgesel hamiliğine soyunmuş işbirlikçi ve tavizkar odaklar olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır. Kutsal mekanlar çiğnenir ve insanlık onuru ayaklar altına alınırken takınılan bu riyakar tavır, İslam dünyasının kolektif hafızasıyla ve vicdanıyla açıkça alay etmektir. BAE'nin attığı bu adım, diplomatik bir nezaket kuralı değil, tarihin kara sayfalarına silinmemek üzere kazınan utanç verici bir teslimiyet belgesidir; çünkü gerçek barış ve kardeşlik, zalimlerin bayramlarını kutlayarak değil, mazlumun yanında saf tutup zalimin karşısına dimdik dikilerek inşa edilir.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23