--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Suriye ve çözüm süreci

Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ
49

Suriye ve çözüm süreci

ABDULLAH ŞANLIDAĞ

Eski çözüm sürecinden çok umutluydum. Akil adamların da dahil edildiği o hareket akamete uğratıldı ve sonuç alınamadı. Ancak geldiğimiz noktada Kürt sorununun, 2000 yılından önceki çok daha ileri noktalarda olduğunu söyleyebilirim. Öcalan’ın çağrısıyla yeni çözüm süreci başlamış oldu.

İki hafta önceki Akit’te yazmış olduğum makalemde, PKK başı Öcalan’ın örgüte yönelik çağrısına dair değerlendirmelerde bulunmuş ve şunları yazmıştım: «PKK’nın feshedilmesi ve silahların bırakılmasını isteyen Öcalan’ın bu çağrısına Kandil, Irak ve Suriye’deki PYD/YPG nasıl cevap verecek? Eğer Öcalan’ın örgüt üzerindeki etkisi devam ediyorsa, bize göre Kandil ve Suriye’deki örgüt yapılanmasının derhal feshedilmesi ve silahların bırakılması gerekiyor. Zira Öcalan da biliyor ki, şu andaki konjonktür, demokrasi dışındaki yöntemlere kapalı.”

Bahçeli’nin söylemi ve Öcalan’ın çağrısından sonra yeni çözüm süreci resmen başlamış oldu. Ancak beni tedirgin eden, örgüte dair bazı mihrakların, örgüt liderinin çağrısının YPG’yi kapsamadığına yönelik açıklamalarıydı. 

Bir kez daha altını çizerek ifade edelim ki, Öcalan 27 Şubat’ta, kesin bir dille ve kararlılıkla (medyaya yansıtıldığı kadar) PKK’den silah bırakmasını ve kongresini toplayıp kendini feshetmesini istedi. 

PKK, 1 Mart’ta, Öcalan’ın metnine bütünüyle katıldıklarını ve gereğini yerine getireceklerini söyledi. KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu “PKK’yi feshedeceğiz, hiç kimsenin tereddüdü olmasın” dedi. Tabi tüm bunlar güzel gelişmelerdi. Ama benim asıl endişe ve beklentim, PKK’nın Suriye kolunu temsil eden YPG/PYD, SDG’nin bu çağrıya nasıl karşılık vereceğiydi. Örgütünün silah bırakması gereken alanlar; Türkiye, Irak ve Suriye. Bunlardan hiç kuşkusuz en zor alan Suriye’dir. Türkiye’de PKK feshedilir ve DEM’lenerek yoluna devam eder.

Türkiye’de artık yapabileceği bir şey yok. Dolayısıyla örgüt mensuplarının bu hareketi feshetmesinden başka çıkar yolları yok. İyi de; Türkiye için asıl tehdit unsuru olan Suriye SDG/YPG’si neden çatlak ses verdi? 

Belli ki Öcalan’ın çağrısı SDG/YPG’yi kapsamıyor. Mazlum (zâlim) Abdi, Öcalan’ın çağrısından büyük bir memnuniyet duyduklarını ama bu çağrının kendilerine değil PKK’ye dönük olduğunu açıklayınca, “eyvah!” dedim. Hâlbuki Sırrı Süreyya Önder’in de dediği gibi, çağrının ilkesel olarak PKK ile irtibatlı bütün grupları içermesi gerekiyordu. “PKK, PYD, YPG, SDG… Hangi isimle olursa olsun Irak’taki ve Suriye’deki bütün unsurları terör örgütüdür ve derhal silah bırakmalıdırlar. Şimdi çok önemli ve tehlikeli bir virajdayız. Suriye’deki oluşumu ve terör örgütünün, İsrail’in, İran ve Rusya›nın bölgede ne tür bir plan peşinde olduklarını iyi analiz etmemiz gerekiyor. Tabii öncelikle Suriye’de ülkenin her tarafına nüfuz eden, adaletiyle kaim merkezi bir otoritenin olması gerekiyor. Suriye’deki hükümet henüz çok yeni. Öncelikle tüm ülke halkının can ve mal güvenliğinin sağlanması gerekiyor. Adalet ve hukuka dayalı bir nizamın oturtulması şart. Küresel güçlerin Suriye’ye yönelik elbette hesapları olacaktır. Zulüm ve şiddet, kim tarafından yapılırsa yapılsın karşı çıkılmalıdır. Bu anlamda Lazkiye ve Tartus’ta yaşanan Alevi sivil katliamını kınıyorum. Haddinden fazla şiddet, gayedeki hikmeti yok eder. Bir belayı def etmeye çalışırken, başınıza yeni belalar almanıza gerek yok. Ahmet El Şara, “sivillerin kanını döken ve devletin verdiği yetkiyi aşanlardan hesap soracağız” dedi. Bunun gereği yapılmaz ise, yol olur. Kaotik ortama müsaade edilmemelidir. Asıl soru şu: Şara, Şam başta olmak üzere ülkenin tamamında adaleti, istikrarı, mal ve can güvenliğini sağlamadıkça, SDG silah bırakır mı? Sadece Aleviler değil, Suriye’de Kürtler de endişeli. Huzur ve güven ortamının tesis edilmesi şarttır. Tek sorumlu Şara’nın kontrolsüz güçleridir demiyorum. Elbette Esed rejiminin artıkları da sorumludur. SDG’yi silahsızlandırmanın yollarını aramak, öncelikle HTŞ’ye düşer. Bu grupları Suriye ordusunun içerisine alarak eritmek, görünürde en geçerli yoldur. 

YPG, silah bırakıp Suriye ordusuna “entegre” olmayı kabul etti. Önemli bir gelişme. Suriye’de üniter bir devlet yapısı şarttır. Fakat PYD ile bu nasıl sağlanacak? Özerklikten dem vuran Abdi’ye ne diyeceğiz? Salih Müslim bu işin neresinde olacak? İlerleyen zamanlarda göreceğiz.

Yorumlar

(49)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Emine Güçlü

22 Mart 2025 11:06

Bir vatandaş olarak en büyük isteğimiz huzur içinde bir yaşam sürmek ...Tertemiz barış dolu bir dünyada cocuklar yetiştirmek

Zokayı yutturacaklar

17 Mart 2025 15:45

İlerde göreceğizde yeni anayasa banayasa ile millete önce zokayı yutturulacaklar yani Üsküdar’ı geçtikten sonra general abdiye diyecekler ne haliniz varsa görün asıl ozaman nelerin olacağını ömrümüz olursa görürüz

Okur

17 Mart 2025 11:45

HTŞ yerine Suriye millî ordusu (SMO) Şam'da ki Esad'ı devirip iktidara gelseydi Türkiye olarak bugün daha güçlü bir durumda olabilirdik. Suriye millî ordusu Türkiye denetiminde bir orduydu ama bir örgüt kadar başarılı olamadı.

Okur

17 Mart 2025 11:33

Suriye daha çok su kaldırır..ordaki fakirlerin ve hepimizin ALLAH yardımcısı olsun..

Okur

17 Mart 2025 11:24

SDG/YPG'nin lideri Öcalan değil ABD'dir. SDG/YPG'yi kuran ABD'dir. Suriye ve Irak'ta Kürt bölgesi, Kürt yönetimi veya ordusu varsa ABD'nin sayesinde ve koruması altındadır.

Demet

17 Mart 2025 10:21

Hiç bir müslüman ülkesini kendi başına bırakmazlar,mutlaka başlarına birşeyler sarıp onunla uğraştırıp bir adım ileri gitmelerini istemezler…İşimiz çok zor Rabbim yar ve yardımcımız olsun…

Ali Akmansoy

17 Mart 2025 10:10

Suriye konusunda gerçekten Erbakan bir kez daha haklı çıktı Allah ondan razı olsun

Kamil gürocak

17 Mart 2025 10:09

Allah razı olsun yazınızı okudum şahsen çok istifade ettim inşallah dedikleriniz gerçekleşir de Türkiye'nin de bir yüzü güler

Cuma Ufak

17 Mart 2025 08:25

Bu konulardan çok anlamam Ama bildiğim o ki küfür tek millettir hiçbir zaman da değişmez

Fatih emlik

17 Mart 2025 08:25

Alfabede harfler çok bu PKK'nın yan tandanslı türevleri PKK'nın değil ABD ve itrail in emrinde parayı gücü ordan alıyorlar onlar ne derse o haydut güçler de onlara uyar siz çözümü farklı yerlerde arıyor olmalısınız. Biraz da Türk milletinin gücüne bağlı devlet güçlü olursa çözüm çok basit hemde ABD ve itrail'e rağmen

Abdullah Şanlıdağ Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle