--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İsrail İran’a neden saldırdı?

Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ
38

İsrail İran’a neden saldırdı?

Abdullah Şanlıdağ

Dünyadaki sıcak gelişmelerin başında; Rusya-Ukrayna savaşı, İsrail’in Gazze halkına yönelik yaptığı soykırım ve Suriye’deki yeni oluşum yer alırken, şimdi bunlara bir de İsrail’in İran’a yönelik saldırısı eklendi. İran-İsrail saldırıları şimdilik iki ülke ile sınırlı gözüküyor. Zahirde böyle ama ABD’nin bu çatışmalarda taraf olmadığını söylemek güç. BM itidal çağrısı yapsa da, Gazze soykırımından dolayı yalnızlaşan ve uluslararası arenada eleştirilerin odağı haline gelen İsrail, Tel Aviv saldırılarıyla mağdur konumuna düşürüldü. Aslında İran’ın yaptığı ciddi bir karşılık verme anlamına bile gelmez. Savunma bile diyemeyiz.

Öyle görünüyor ki, ne ABD Ortadoğu’dan, ne terör devleti İsrail Arz-ı Mevud projesinden vaz geçecek gibi durmuyor. Tam da bu noktada Türkiye’nin çok önemli tarihi misyonunu yerine getirme dönemi başlıyor. Azdan az, çoktan çok gider. Bir gün İsrail ile karşı karşıya geleceğimiz muhakkaktır.

Kısaca özetlersek, İsrail’in 13 Haziran’da İran’ın nükleer tesislerine ve füze üslerine düzenlediği saldırılara İran balistik füzelerle karşılık verdi. Tel Aviv ve Kudüs’te patlamalar oldu. İki ülke arasında hava saldırıları gece boyunca devam etti. Bu saatten sonra İran-ABD nükleer görüşmelerinin bir anlamı kalmamıştır. Öteden beri Yahudi lobisinin Amerika’yı yönettiği söylenir. Halbuki mesele tam tersi. Ortadoğu’da ABD’nin müdahil olmadığı hiçbir mesele yoktur. 

Peki, Türkiye, İran-İsrail geriliminde nasıl bir politika izliyor?

Hiç şüphesiz bölgedeki gelişmeleri yakından izleyen ülkelerin başında Türkiye geliyor. Her ne kadar İran, Suriye iç savaşında ve diğer konularda Türkiye ile birlikte hareket etmese de, terör devleti İsrail karşısında, komşu ülke İran’ın safında olmamız gerekiyor. İsrail, Gazze ve Suriye-Lübnan saldırısıyla elini kana bulanmış bir terör devletidir. ABD destekli Netanyahu yönetimine en büyük tepkiyi, başkent Ankara veriyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İsrail’e yönelik söylemlerini biliyoruz. Türkiye, diplomasi gereği sıcak gelişmelerden İsrail hükümetinin sorumlu olduğunu deklare etti. Lakin ABD Başkanı Donald Trump’ın başlattığı nükleer müzakerelerin barışa giden yolda “tek yöntem” olmadığını gördük. İsrail’in Gazze’yi Filistinlilerden arındırma savaşı hız kesmeksizin devam ederken, buna, eş zamanlı İran hedeflerini vurmayı da ekledi. Hatta İran’a yönelik operasyonun adı bile konulmuş: Yükselen Aslan. Siyonist devlet İsrail, İran’ın çok önemli isimlerini bir bir temizliyor. Aslında İsrail’in Gazze ile Lübnan’da Hamas ile Hizbullah’a karşı başlattığı savaşın da hedefi İran’dı. İran’ın nükleer silah ve atom bombasından rahatsız olan terör devleti İsrail, artık durmaz. Nitekim saldırıda İran’ın nükleer çalışmalarını yürüten kişiler hedef alındı. Şah Rıza döneminde İran İsrail’in müttefiki konumundaydı. İran İslam devrimi ve Humeyni döneminin başlamasıyla müttefiklik sona erdi. İsrail için İran en ciddi tehdit olarak gösteriliyor ama bu doğru değil. Bir defa İran, 1979 devriminden bu yana 46 yıl geçmesine rağmen İslam dünyasında başat bir rol oynayamamıştır. Birleştirici ve tek vücut kılacak bir amaç ve misyonu hiç olmamıştır. İran Şia yayılmacılığını önceleyen bir devlettir. Yine de biz, tüm olumsuzluklarına rağmen İran’ın yanında yer almalıyız. Dünyanın başının belası olan ve hukuk tanımayan Siyonist İsrail’in nefes borusunu kesecek olan da ancak Türkiye’dir. Orta Doğu’da sular iyice ısınmaya başladı. Bölgede tansiyon yükseldi, terörist İsrail devleti durdurulmazsa, sırada Türkiye var. Orta Doğu’da benzeri görülmemiş sonuçlara ve derin bir hesaplaşmaya hazırlıklı olalım. Her ne kadar İsrail-İran kapışması iki devlet arasında sınırlı gibi gözükse de büyük şeytan Amerika’yı unutmamak gerekiyor. Mesele nükleer silahlar değil. Aba altından sopa gösteren İsrail’in asıl hedefi Türkiye’dir. Buna yalnız başına cesaret edebileceğini düşünmüyorum. Erdoğan’ın «Netanyahu yönetimi pervasız, saldırgan ve hukuk tanımaz eylemleriyle bölgemizi ve tüm dünyayı felakete sürükleme gayretindedir” açıklaması, meseleyi özetlemektedir. Fotoğrafın bütününe baktığımız zaman; İsrail’in Arz-ı Mev’ud projesini hayata geçirmek için adım adım ilerlediğini, ABD’nin de bu projede İsrail’e destek sağladığını ve Orta Doğu’yu parçalamaktan bir an olsun vaz geçmediğini görüyoruz. Türkiye, iktidarda Ak Parti ve onun lideri Erdoğan olduğu müddetçe, ne sınırlarındaki terör yapılanmalarına izin verir, ne de İsrail’in Türkiye’nin Güney Doğusu’na çöreklenmesine.. Nil’den Fırat’a kadar uzanan topraklarda gözü olan İsrail’in nefes borusunu kesecek olan, sadece ve sadece Osmanlı bakiyesi olan Türkiye’dir. Ömrü yetenler görecektir. Kısa vadede olmasa bile uzun vadede Türkiye-İsrail hesaplaşması kaçınılmazdır. Siyonist kefere diplomasiden, insan haklarından, hukuk ve adaletten anlamaz. 

Yorumlar

(38)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Laz Kaptan

16 Haziran 2025 20:25

İsrail’in İRAN’a saldırması sadece delirmiş Netanyahu’nun tahtını koruması için değildir. Bu tamamen Amerika tarafından kurgulanmış ve bölgenin TERBİYE edilmesi için organize edilmiş bir operasyondur. İRAN, 100 yıl önce BATI tarafından kurulmasına izin verilmiş bir devlettir. Gaye o gün TÜRK BİRLİĞİNİN kurulmasını önlemekti. O gün o başarılmıştır. Bugüne gelince: birincisi İran artık gerçek bir devlet olabilmek için çıkış aramaktadır. Bunun için de Rusya’ya ve Çin’e yaklaşmaya çalışmaktadır. İşte ilk oyun bunu önleyebilmektir. İkincisi İRAN içindeki TÜRKLER artık bilinçlenmiştir. Bu Türklerin radikal bir şekilde yine Şİİ anlayışı içinde eritilmesi gerekmektedir. İşte oyunlar bunlar üzerinde tezgahlanmaktadır. TÜRKİYE oyuna gelmeyerek hem İran TÜRKLERİNE hem de İRAN’a sahip çıkmalıdır

Hasan Hüseyin Karapınar

16 Haziran 2025 18:13

Allah'ın laneti soykırımcı İsrail ile Amerika'nın üzerine olsun

Durdu Akkök

16 Haziran 2025 11:45

Haçlılarla siyonistler bir oldu İslam dünyasının çökertmek için durmaksızın plan ve proje yapıyorlar Araplar ise onlara çanak tutuyor bu İsrail denen terörist devletin hakkından ancak Türkiye'ye gelir

Remzi Bayır

16 Haziran 2025 11:44

Merhum Necmettin Erbakan Hoca bir kez daha haklı çıktı o da Suriye söz konusu olduğunda hedefin Türkiye olduğunu söylemiş ve bu Siyonistlerin adım adım Arzu mevud projesini gerçekleştirdiklerini söylemişti

Fuat Ergin

16 Haziran 2025 11:43

Büyük Ozan Mahsuni Şerif 50 yıl önce Amerika'ya katil derken adamı kınamıştık oysa adam öngörüsüne kadar güçlüymüş katil Amerika Trump eliyle resmen netenyahu teröristine destek veriyor

Selahattin Aydoğdu

16 Haziran 2025 11:41

Bu  terörist İsrail gazzeden sonra Lübnan'a oradan Suriye'ye oradan şimdi İran'a saldırıyor sırada yazarın vefat ettiği gibi elbette Türkiye var ama onun burnunun çakılması gerekiyor

Ömer

16 Haziran 2025 11:30

Elbette it raili tutacak destekleyecek halimiz olmaz olamaz . Ancak iran fitnesine ve islam dünyasına yaptığı tahribatlar ortada . Suriye’de , irak ta Yemen’de yaptıkları Sünni katliamlarını unutmadık . İtrail lehine çoğu hareketler iran dan geldi . İran bir islam devleti değildir sakın bunu gözardı etmeyelim iran şii pers devletidir . İran halkıyla bir problemimiz yok . Yönetim bozuk .

Bybars

16 Haziran 2025 10:44

İsrailin, Amerikanın, İngilterenin ve Avrupanın Projesi Belli, Büyük İsrail Devleti.... Haçlı Ordusu, Donanması Beklemede Fırsat Kolluyor.! Atilla Beyin dediği gibi, "İranın yanında yer Almak ". Onun Yanı Sıra Rusya gibi ve Türk Devletleriyle birlikte hareket etmek ve Bu Haçlılara Güzel bir ders vermek kaçınılmaz Olmuştur.. Araplara Güvenmek Ahmaklık olur.. Bizim Yanlışımız Saddama Irak'a Yazık oldu.. Libya ya yazık oldu, Birlik olamadık.. Artık Ahh ,Vahh demeden Önümüze bakmak, Çoook akıllı Olmak lazım.. Ne Mutlu Türk'üm diyene. Bybars

Şafak

16 Haziran 2025 10:30

İsrail durdurulamaz ise bir sonraki hedefi Türkiye Ama Türk milleti böyle siyonistleree pabuç bırakmaz

Mahmut Uslu

16 Haziran 2025 10:22

Allah CC Fitne terörist İsrail'i kahretsin

Abdullah Şanlıdağ Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle