• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Yasa mağdurları sözde kadın savunucularına sordu: Biz kadın değil miyiz?

Yeniakit Publisher
2020-12-21 20:49:00 -

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et

Süresiz nafaka ve genç evlilik mağduru kadınlar, Kartal Adliyesi önünde eylem düzenledi. Burada konuşan Zehra Öztürk, sözde kadın hakkı savunucularına seslenerek, "Eşimin ikinci hanımıyım. Kendisi yalnızca emekli aylığına sahip olmasına rağmen eski eşine 16 yıldır nafaka ödüyor. ‘Ben kadın değil miyim?’ Benim hakkımı neden savunmuyorsunuz?" diye isyan etti.

 Taha Emre ÖZDEMİR yeniakit.com.tr  

Aileyi Yaşatma ve Koruma Derneği bünyesinde bulunan; Süresiz Nafaka ve Genç Evlilik mağduru kadınlar, İstanbul Kartal Adliye Binası önünde protesto eylemi düzenledi. Akit aracılığıyla kadın hakkı savunucularına seslenen kadınlar, feryatlarının duyulmasını isteyerek mağduriyetlerinin giderilmesini talep ettiler.

'Benim hakkımı kim savunacak?'

Süresiz nafaka mağduru yeni eş Zehra Öztürk, tek amacının yuvasının ayakta durması olduğun belirterek şunları dile getirdi: "Eşimin ikinci hanımıyım. Onun emekli aylığıyla geçiniyoruz. Kendisi eski eşine 16 yıldır nafaka ödüyor. Bu zulme artık son verilmesini istiyoruz. Kadın hakkını savunduğunu öne sürenlere şunu soruyorum: Ben kadın değil miyim? Benim hakkımı neden savunmuyorsunuz?"

Kaynanalar da isyanda!

Nafaka mağduru kocanın annesi Şerife Yıldız da, hakkaniyet isteyerek şunları söyledi: "Oğlum 13 ay evli kaldı ve eski eşine yaklaşık 10 senedir nafaka ödüyor. Benim oğlum asgari ücretle geçinmeye çalışan bir insan. Eski gelinim torunumu da göstermiyor. Torunumu görebilmek için ‘icra’ yoluna başvurduk. Bir çocuğa ‘icra’ yapılır mı? Bu ayıp değil mi? Yıllar önce yapılmış bir evliliğin zulmü bu kadar sürmemeli. Yetkililerin artık sesimizi duymasını istiyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’nde sadece kadınlar yaşamıyor. Yasalarımız eşit olsun."

Binlerce 'kadın mağduru' erkek

Aileyi Yaşatma ve Koruma Derneği Başkanı Hatice Sunci ise, aileleri parçalayan kanayan yaralara artık ‘dur’ denilmesini isteyerek şunları anlattı: "Kadının beyanı esastır ifadesi, maalesef zaman zaman ‘iftira’ için kullanılıyor. Derneğimiz bünyesinde binlerce ‘kadın’ mağduru erkek var. Kadın ‘şiddet’e uğradığını iddia ederek basit bir beyanla kocasını evden uzaklaştırabiliyor. Evden uzaklaştırmalar birçok erkeğe haksız mağduriyet yaşatıyor. Düşünebiliyor musunuz? Bir ceketini almak için bile evine giremiyor.”

Toplumun ahlakını da bozuyorlar

Süresiz nafakanın süreli bir şekilde yeniden düzenlenmesi gerekliliğine vurgu yapan Başkan Sunci, şöyle devam etti: "Erkekler ayrıldıkları eşlerine ‘nafaka’ ödemek zorundalar. Bu durum ömür boyunca sürüp gidiyor. Kendileri zaten asgari ücretle çalışıyor. Bu paranın bir kısmını da eski eşlerine veriyorlar. Yani koca bir ayı asgari ücretten de düşük bir miktarla geçirmek zorundalar. Karşı taraf, sürekli gelen bu parayı kesmemek için kayıtdışı çalışma yolunu seçiyor. Aylık olarak eline nafakayı ödeyen erkekten çok daha fazla para geçmesine rağmen, ‘yoksul’ sayılıyor. İkinci karşılaştığımız problem ise yine sürekli gelen bu parayı kaybetmemek için nikahsız bir yaşam yolunu seçiyor. Bu da toplum ahlak yapımızı tehdit ediyor."

"Eşim benim 'tacizcim' değil"

Eşi ‘kadına yönelik taciz’ suçlamasıyla cezaevinde olan genç evlilik mağduru Yeşim Küçük de şunları söyledi: "2011 yılında eşimle kendi gönül rızamla severek evlendim. 2015 yılında resmi nikahım oldu ve 2017 yılında eşim cezaevine alındı. Çocuklarım ile birlikte ortada kaldım. Eşim cezaevindeyken ben çocuklarımla muhtaç bir şekilde yaşamımı sürdürüyorum. Bizden ne istiyorlar? Neden benim beyanım esas alınmıyor? O benim ‘taciz’cim değil, resmi ve dini nikahlı eşim. Çocuklarım bu yokluğu hak etmedi. Lütfen parçalanan ailemi yeniden kurabilmek için bize el uzatın!”

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Anigzel

Bu yasanın tc aile yapısına ve islama hiçbir getirisi yoktur küçük bir zümre faydalanıyor gibi görünse de onlarında zararına bu nas değil idi.?

A.Yücel

İnşallah bu feryatları idarecilerimiz duyar da adil bir çözüm üretirler.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23