• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Trump’tan yeni mesaj! Bu işi bitirmemiz gerekiyor

Yeniakit Publisher
AA Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Trump’tan yeni mesaj! Bu işi bitirmemiz gerekiyor

ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik sonraki adımların nasıl atılacağını değerlendirdiklerini belirterek “Nazik bir şekilde mi, yoksa pek de nazik olmayan bir şekilde mi yapacağız.” dedi. Trump, Hürmüz Boğazı’nın da tamamen ABD Donanmasının kontrolünde olduğunu ileri sürdü.

Baltimore’daki bir tersanede düzenlenen savunma yatırımı törenine katılan ABD Başkanı Donald Trump, konuşmasında İran’la savaşa ilişkin mesajlar verdi. Trump, ABD’nin İran’da başladığı işi tamamlaması gerektiğini söyleyerek izlenecek yöntemin yakında görüleceğini ifade etti.

Trump, “Bu işi bitirmemiz gerekiyor ve mesele, sadece bunu nasıl yapmak istediğimiz. Nazik bir şekilde mi, yoksa pek de nazik olmayan bir şekilde mi yapacağız. Bunu çok yakında öğreneceksin.” diye konuştu.


İRAN’IN ASKERİ KAPASİTESİNE İLİŞKİN İDDİA


İran’ın askeri kapasitesini neredeyse tamamen ortadan kaldırdıklarını savunan Trump, konuşmasında Ayetullah Ali Hamaney’e de değindi. Trump, “Hamaney’i hatırladınız mı? Hepsi öldü.” ifadelerini kullandı.
ABD’nin İran’a yönelik saldırılarının ardından bölgedeki birçok ülkenin liderinden teşekkür aldığını söyleyen Trump, bu liderlere “Onlara bunun için ne zaman ödeme yapacaksınız dedim.” sözleriyle karşılık verdiğini aktardı.


HÜRMÜZ İÇİN “ABD’YE AİTTİR” SÖZLERİ


Trump’ın açıklamalarında Hürmüz Boğazı da yer aldı. Boğazdan her gün tonlarca petrol sevkiyatının sürdüğünü belirten ABD Başkanı, bölgenin tamamen Amerikan donanmasının kontrolü altında olduğunu iddia etti.
Trump, “Bir diğer deyişle Hürmüz Boğazı, ABD Donanması’na ve Amerika Birleşik Devletleri’ne aittir.” yorumunu yaptı. ABD’nin bölgeden gelecek petrole ihtiyaç duymadığını da söyledi.


DENİZALTI ÜRETİMİNE 3,7 MİLYAR DOLARLIK YATIRIM


Trump’ın katıldığı tören, askeri teknoloji şirketi Anduril’in nükleer enerjiyle çalışan denizaltılar için bileşen üretimine yönelik 3,7 milyar dolarlık yatırımı kapsamında düzenlendi.


ABD’de savunma yatırımlarının arttığını belirten Trump, nükleer denizaltıların Amerikan ordusunun güçlendirilmesinde önemli bir yer tuttuğunu ifade etti. Anduril’in Baltimore’daki yatırımını öven Trump, ABD Donanmasının geleceğini teknoloji ağırlıklı büyük yatırımlarla ilişkilendirerek güçlü bir nükleer denizaltı filosu inşa ettiklerini söyledi.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

Donald Trump’ın dış politika hamleleri ve özellikle İran’a yönelik sert açıklamaları, küresel siyaset arenasında hem büyük bir yankı uyandırmakta hem de ciddi bir inandırıcılık krizini beraberinde getirmektedir. Son olarak "Bu işi bitirmemiz gerekiyor" diyerek Hürmüz Boğazı’nın tamamen ABD Donanmasının kontrolünde olduğunu ileri sürmesi ve "Nazikçe mi, yoksa pek de nazik olmayan bir şekilde mi?" sorusunu ortaya atması, onun gelenekselleşen tehdit dilinin yeni bir halkasıdır. Ancak sıklıkla tekrarlanan bu radikal çıkışlar, uluslararası kamuoyunda bir süre sonra karşılığı aranmayan manevralara dönüşmekte ve adeta bir "yalancı çoban" sendromu yaratmaktadır. Güç gösterisi ve sürekli tırmandırılan gerilim stratejisi, caydırıcılık unsuru olmaktan çıkıp Trump’ın ve dolaylı olarak Amerika Birleşik Devletleri’nin diplomatik sözünün ağırlığını hafifletmektedir. Bu durum, dünya genelinde sadece Donald Trump figürüne karşı değil, Washington’ın kurumsal kimliğine ve küresel rolüne karşı da derin bir antipatinin beslenmesine yol açmaktadır. ABD’nin müttefikleriyle ve rakipleriyle kurduğu ilişkilerdeki bu öngörülemezlik, küresel çapta bir güvensizlik iklimi doğurmaktadır. Trump’ın devlet yönetimini tamamen bir iş adamı mantığıyla, yani "al-ver" dengesine ve her hamleden anlık maddi ya da siyasi fayda sağlama felsefesine dayandırması, uluslararası ilişkilerin tarihsel köklere sahip diplomatik nezaketini ve stratejik ortaklık zeminini aşındırmaktadır. Jeopolitik dengeler, bir şirketin kar-zarar tablosu gibi okunduğunda, uzun vadeli istikrarın yerini anlık krizler ve faydacı ittifaklar almaktadır. Sonuç olarak, Trump’ın "iş adamı" perspektifiyle yürüttüğü bu pragmatik dış politika, ABD’yi küresel liderlik pozisyonundan ziyade, yalnızca kendi çıkarlarını gözeten bir tüccar konumuna indirgemektedir. Hürmüz Boğazı üzerinden verilen son mesajlar da bu tüccar siyasetinin ve sürekli tekrarlanan tehdit döngüsünün bir parçasıdır. Ne var ki, sürekli en üst perdeden verilen ancak arkası doldurulmayan bu mesajlar, küresel sistemde inandırıcılığı tüketmekte, hem Trump’a hem de temsil ettiği Amerikan gücüne karşı duyulan küresel hoşnutsuzluğu ve tepkiyi daha da körüklemektedir.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23