• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Teröre destekle canlarımızı alan İsveç, Türkiye'yi sessiz sedasız içten çökertiyor! İşte bilinmeyen o alçaklıkları

Türkiye'ye yönelik düşmanlıklarını aleni olarak sergileyen ve terör örgütü PKK'nın hamiliğini yapan İsveç ile Finlandiya, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın restinin ardından NATO üyeliği için Türkiye'yi ikna etme derdine düştü. Ancak Terör örgütü PKK'ya verdiği destek nedeniyle tepkilerin odağındaki İsveç, Türkiye'yi sadece terörle yıpratmaya çalışmıyor, bunun yanında toplum mühendisliğiyle de içten çökertmeyi hedefliyor.

Yeniakit Publisher
2022-05-14 23:18:00 - 2022-05-14 23:26:20
Teröre destekle canlarımızı alan İsveç, Türkiye'yi sessiz sedasız içten çökertiyor! İşte bilinmeyen o alçaklıkları

 yeniakit.com.tr 

"İskandinav ülkeleri terör örgütü misafirhanesi gibi" ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "İsveç ve Finlandiya ile ilgili gelişmeleri takip ediyoruz ama olumlu bir düşünce içerisinde değiliz. Daha önce Yunanistan'la ilgili NATO konusunda bir yanlış yaptı bizden önceki yönetimler. Yunanistan'ın Türkiye'ye karşı NATO'yu da arkasına alarak takındığı tavrı biliyorsunuz. Bu konuda ikinci bir yanlışı Türkiye olarak işlemek istemiyoruz. İskandinav ülkeleri terör örgütlerinin adeta misafirhanesi gibi. PKK'sı, DHKP-C'si İsveç'te, Hollanda'da yuvalanmış durumda. Hatta parlamentolarında da yer alıyorlar. Bu konuda bizim olumlu bakmamız mümkün değil" açıklaması İsveç ile Finlandiya'da soğuk duş etkisine neden oldu.

Türkiye'ye yönelik düşmanlıklarını aleni olarak sergileyen ve terör örgütü PKK'nın hamiliğini yapan İsveç ile Finlandiya, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın restinin ardından NATO üyeliği için Türkiye'yi ikna etme derdine düştü.

Türkiye'yi içten çökertmeyi hedefliyorlar!

Ancak İsveç sadece terör örgütü PKK'yı desteklemiyor, diğer taraftan Müslüman Türk milletinin değerlerini yok etme uğraşı vererek Türkiye'yi içten çökertmeye de çalışıyor.

Geleceğimizi yok ediyorlar!

Terör örgütüne destek vererek canlarımızı alan İsveç, diğer taraftan sessiz sedasız aile kurumunu da dejenere ederek toplum mühendisliği yapıyor. 

İsveç Uluslararası Kalkınma ve İşbirliği Kurumu (SIDA), başta sapkınlar ve feminazi grupları milyonlarca dolar fon aktarıyor. Üye sayıları bir elin parmaklarını geçmeyen dernekleri milyonlarca dolarla ihya eden İsveç, Müslüman Türk milletinin milli ve manevi değerlerini yıkmak için faaliyetlerde bulunuyor.

Sinema ile medyayı da fonluyorlar

İsveç, sapkınları fonlarken film ve sinema etkinlikleri düzenliyor. Düzenledikleri etkinlikleri, fonladıkları medyalarla da destekliyorlar.

Sadece 2021 yılında 19 milyon dolarlık fon aktardılar

İsveç Uluslararası Kalkınma İşbirliği Ajansı'nın (SIDA) 2021 yılına ait yayınladığı verilere göre, Türkiye'deki vakıf, dernek ve medyaya 19 milyon dolarlık destek verdi. Desteklenen kurumların bazıları açıklanırken çoğu ise açıklanmadı.

Açıklananlar arasında BİANET'in sadece 2021 yılında 434 bin dolarlık ödeme aldığı görülürken, 2019-2021 arasındaki üç yılda kurumun SIDA'dan toplamda 1.8 milyon dolarlık destek gördüğü ortaya çıktı.

Ayrıca Türkiye İnsan Hakları Vakfı'na da “işkence görenlerin rehabilitasyonu” amacıyla 793 bin dolarlık ödeme yapıldığı da aktarıldı.

Aileyi hedef alan feminist derneklere para yağdırıyorlar

Öte yandan cinsiyetçi yaklaşımıyla erkek düşmanlığı yaparak aile kurumunu hedef alan feminist Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı'na da 597 bin dolar, Kadının İnsan Hakları Yeni Çözümler Derneği'ne 553 bin dolar, Anne Çocuk Eğitim Vakfı'na (AÇEV) 347 bin dolar, Kadın Adayları Destekleme Derneği'ne (KADER) 157 bin dolar, KAMER Vakfı'na da 2021 yılı içersinde 542 bin dolar aktarıldığı görüldü.

Diğer taraftan sapkınlara aktarılan paraların açıklanmaması ise dikkat çekti.

Neden aile yapımıza, kültürümüze, milli ve dini değerlerimize saldırıyorlar?

Peki Batılı ülkeler yerli işbirlikçileriyle beraber neden bu milletin kültürüne, aile yapısına, milli ve dini değerlerine saldırı gerçekleştiriyor?

Merhum yazarımız Tarihçi Yavuz Bahadıroğlu, 1 Kasım 2016 tarihli "Fener Patriği V. Gregorius’tan Rus Çarı II. Alexander’a mektup" başlıklı dikkat çeken şu yazısıyla asıl hedefin ne olduğunu aktarıyor:

Hatırlayacaksınız: Fener Patriği V. Gregorius’un, Rus Çarı II. Alexander’a yazdığı bir mektup (ki, Rusya’nın İstanbul Sefiri General İgnatiyef’in hatıralarında da yer alıyor) Osmanlı hükümetinin eline geçmiş ve Patrik “ihanet”ten yargılanarak idam edilmişti (22 Nisan 1821).

"Türkleri maddeten ezmek ve yıkmak mümkün değildir"

Peki ne vardı o mektupta?.. Giriş bölümünü geçip özetlemeye çalışalım...

“Türkleri maddeten ezmek ve yıkmak mümkün değildir. Çünkü Türkler çok sabırlı ve mukavemetli insanlardır. Gayet mağrurdurlar ve izzet-i nefis sahibidir.

“Bu hasletleri de dinlerine bağlılıklarından, kadere rıza göstermelerinden ananelerinin kuvvetinden, padişahlarına, kumandanlarına, büyüklerine olan itaatlerinden gelmektedir.

Türkler zekidirler ve kendilerini müspet yolda sevk ve idare edecek reislere sahip oldukları müddetçe de çalışkandırlar. Gayet kanaatkârdırlar. Onların bütün meziyetleri, hatta kahramanlık ve şecaat duyguları da ananelerine olan bağlılıklarından, ahlaklarının salâbetinden gelmektedir.”

Buraya kadar gayet iyi; “Patrik Cenapları”, bizi öve öve göklere çıkarıyor. Sanırsınız ki, Türkleri çok seviyor...

Kazın ayağı pek öyle değil, bakın ki mektubun gerisi nasıl geliyor?..

“Bu nedenle; Türklerde evvela itaat duygusunu kırmak ve manevi bağlarını yok etmek, dini metanetlerini zaafa uğratmak icap eder.” 

Hele hele, bu iş nasıl olacak peki?

“Bunun da en kısa yolu, milli ve manevi ananelerine uymayan harici fikirler ve davranışlara onları alıştırmaktır.”

Alıştık sanırım...

Yeni harflere, yeni aile yapısına, yeni musıkiye, yeni kılık kıyafete, yeni başlığa (şapka derler), yeni mimariye, yeni tarihe (devrim tarihi), yeni yıl kutlamalarına, kahvehane yerine “cafe”ye gitmeye, mahalle yerine “residence”da oturmaya, çay erine “cola” içmeye, kendimizi küçümseyip bize tuzak üstüne tuzak kuran Avrupa ve Amerika’yı büyütmeye iyice alıştık.

"Yapılacak olan Türklere hissettirilmeden bünyelerindeki bu tahribi tamamlamaktır"

Neyse, devam edelim mektubu okumaya...

“Maneviyatları sarsıldığı gün, Türkleri zafere götüren asıl kudretleri sarsılacak ve maddi vasıtaların üstünlüğü ile yıkmak mümkün olabilecektir. 

Bu sebeple Osmanlı Devleti’ni tasfiye için mücerret (soyut) olarak harp meydanındaki zaferler kâfi değildir ve hatta sadece bu yolda yürümek, Türklerin haysiyet ve vakarını tahrik edeceğinden, hakikatlere nüfuz edebilmelerine sebep olabilir. 

Yapılacak olan Türklere hissettirilmeden bünyelerindeki bu tahribi tamamlamaktır.”

Hakkımızda elin Rus Çarı’na tüyo veren Patrik’i asmak yerine, keşke meziyetlerimizi artırabilseydik...

Hem adamı astık, hem de istediklerini bir bir yaptık. Oysa bakın Rum vatandaşlarımız geleneklerine nasıl sahip çıkıyor...

Patrik’in önünde asıldığı kapı hâlâ kapalı...

Aradan 195 yıl geçmiş olmasına rağmen, bir an bile açılmadı.

27 Mayıs 1996’da bir televizyon kanalına çıkan Patrik Bartolomeus’a sorulmuştu:

 “Önünde bir Türk büyüğü asılmadıkça asla açılmayacağı söylenen bu kapıyı, Türk halkına karşı bir jest olması ve bu tür iddiaların gerçeği yansıtmadığını gösterme adına sembolik de olsa birkaç dakikalığına şöyle bir aralayamaz mısınız?” 

Patriğin cevabı çok kısa ve çok kesin olmuştu:

“Bunu benden önceki patrikler yapamadıkları gibi, ben dahi yapamam. Böyle bir şey asla söz konusu olamaz...” 

El âlem kinini de dinini de olduğu gibi yaşıyor.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Vatandaş

ABD'nin Türkiye'ye silah ambargosunu kaldırması, F-16 uçakları satması konuşulurken birileri Türkiye'yi test etmek istemiş olabilir. Rusya'nın tehdidine rağmen İsveç ve Finlandiya'nın NATO'ya girmek istediğini duyurması, Türkiye'yi tarafını seçmeye zorlamak için ortaya atılmış bir yem olabilir. Bu durumda Türkiye'nin PKK'yı bahane edip veto edeceğini duyurması bu testi kaybetmemize sebep olur. PKK bahanesi yerine, savaşın Avrupa'ya yayılması ve yıllarca sürebileceği, hatta nükleer savaşa dönüşebileceği, bu durumda ABD'nin karlı çıksa da Avrupa'nın büyük bir çöküş yaşayabileceğini bahane ederseniz Avrupa ülkelerini ikna edersiniz.

Haydar Kaya

Bizde de BAKAN bakana...
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23