Takva ne demektir?
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Takva "haşyet" (tazim ve saygıdan kaynaklanan korku) anlamına gelir. Kur’an-ı Kerim de Nısâ Sûresinde “Ey insanlar. Rabbinizden İttikâ edin (korkun)" buyrulmuştur. İşte detaylar:
Takva "haşyet" (tazim ve saygıdan kaynaklanan korku) anlamına gelir. Kur’an-ı Kerim de Nısâ Sûresinde “Ey insanlar. Rabbinizden İttikâ edin (korkun)" buyrumuştur.
Hac Sûresı'nin başında da buna benzer bir ayet vardır. Şuara Suresi’nde de "Hani, kardeşleri Nûh onlara, "ittikâ etmez misiniz?" yani "Allah'ı saymaz, Ondan korkmaz mısınız?" demişti" (Şuarâ. 106) buyurmuştur Aynı sözü Hûd, Sâlıh, Lût ve Şu'ayb (a.s.) kavimlerine söylemişlerdir. Ankebut Suresi’nde de Hz. İbrahim (a.s), kavmine, "Allah'a ibadet edip ve Allah'tan korkun " (Ankebût. 16) demiştir. Yine ı “Allah’ tan, nasıl korkulması gerekiyorsa öyle korkun" (Ali tmran. 102). 'Azıklanın, çünkü azıkların en hayırlısı takvadır." ve "Hiçbir kimsenin başkasına hiç bir fayda veremeyeceği günden 'korkunuz " (Bakara, 48) buyurmuştur.
Yukarıda bahsedilen anlamlarla beraber Takva , bazen iman, bazen tevbe, bazen taat, bazen günahı terk ve bazen de ihlâs olmak şeklinde yer almıştır.
İman anlamında takva: "Allah onlara takva kelimesini yani tevhidi, gerekli kıldı" (Fetih,26) İşte onlar, Allah'ın, kalblerini takva için imtihan ettiği kimselerdir" (Hucurât. 3): Şuarâ Sûresinde "Firavunun kavmine (gel): Onlar ittîkâ etmezler mi?" (Şuarâ. 11) yani "iman etmezler mı?" buyurmuştur.
Tevbe anlamında Takva: "Şayet beldeler halkı iman edip ittikâ etselerdi..." (ATâf. 96) yani "tevbe etselerdi" buyurmuştur.
Taat anlamında da Takva: Nahl Sûresi'nde "Benden başka ilâh olmadığını duyurasınız."diye... Öyleyse Beni sayıp itaat ediniz." (Nahl. 2) ve yine aynı sûrede "Allah'dan başkasından mı ittikâ edersiniz?" (Nahi, 52); Müminûn Sûresi'nde "Ben. sizin Rabbinizim, öyleyse Beni sayıp itaat ediniz" (Mü'mmûn. 52) buyurmuştur.
Günahı terketmek anlamında Takva: "Evlere kapılarından girin. Allah'dan ittikâ edin " (Bakara, 189). Yanı, "Allah'a karşı günah işlemeyiniz" buyurulrnuştur.
İhlas anlamına gelen Takva: Hac Sûresinde "Bu- kalblerin takvasındandır" (Hacc. 32) Yaniı kalplerin ihlâsındandır, ve aynı manada "Ben'den ittikâ edin, (yani Bana karşı ihlaslı olunuz)" (Bakara, 41) buyurmuştur.
Bil ki takva makamı çok şerefli bir makamdır.
'Hiç şüphesiz ki Allah, ittikâ edenlerle ve Muhsinlerle beraberdir" (Nahl. 128) ve Allah katında en şerefliniz, en müttakî olanımzdır." (Hucurât. 13) buyurmuştur. İbn Abbas (r.a.)'ın rivayetine göreHz. Peygamber (s.a.s.): "insanların en şereflisi olmak isteyen Allah'dan ittika etsin (korksun), insanların en güçlüsü olmak isteyen, Allah'a tevekkül etsin ve insanların en zengini olmak isteyen, kendi elindekinden daha ziyade Allah'ın kudret elinde olana güvensin" buyurmuştur.
Takva Hakkında Bazı Tarifler
Hz. Ali (r.a.)de; "Takva, günahlara devam etmeyi ve yaptığı ibadetlerle aldanmayı bırakmaktır" demiştir. Hasan el-Basrî, "Takva, Allah'tan başkasını Allah'a tercih etmemen ve bütün işlerin Allah'ın kudretinde olduğunu bilmendir" demiştir.
İbrahim b. Edhem, "Takva, mahlûkatın, senin lisanında; meleklerin, senin işlerinde ve Arş meleklerinin de senin sırrında (göniünde) bir kusur bulamamasıdır." demiştir.
Vâkıdîde "Takva, insanlara karşı dış görünüşünü süslediğin gibi, Cenâb-ı Allah'a karşı sırrını (içini, gönlünü) süslemendir." demiştir. "Takva, seni Mevlâ'nın yasak kıldığı bir yerde görmemesidir" diye ve "Muttaki, Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s.)'nın yoluna girip dünyayı arkasına atan, nefsini ihlâs ve vefaya zorlayan haram ve zulmü terkeden kimsedir" diye tarifler yapılmıştır Şayet muttaki için, Cenâb-ı Hakk'ın sözünde ifade ettiği şeyden başka hiç bir fazilet bulunmasaydı bile ona yeterdi.Çünkü insanlar için bir hidayet (rehberi) olan Kur'ân'm indirildiği Ramazan ayı..." {Bakara. 185) ayetinde Kur'ân'm insanlar için bir hidayet rehberi olduğunu açıklamış, ayetinde de "O'nun muttakîler için bir hidayet rehberi olduğu1 'nu söylemiştir Böylece bu husus, muttakîlerın, bütün insanlar olduğunu gösterir. Demek ki muttakî olmayan, âdeta insan değildir