Türkiye ekonomisi, yaşanan bütün ekonomik operasyonlara rağmen ikinci çeyrekte yüzde 5,2 büyüdü. Türkiye bu performansla, 2016 yılında darbe girişiminin olduğu üçüncü çeyrekteki gerilemenin ardından, 7 çeyrek üst üste büyüme kaydetti.
Ekonomi Servisi
Kurdaki dalgalanma, enflasyondaki artış, Trump’ın ‘ekonomik savaş’ politikalarına rağmen Türkiye ekonomisi 2018’in ikinci çeyreğinde yüzde 5,2 büyüdü.
SANAYİ İTİCİ GÜÇ OLDU
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), bu yılın ikinci çeyreğine (nisan-haziran) ilişkin gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) sonuçlarını açıkladı. Buna göre, GSYH tahmini, zincirlenmiş hacim endeksi olarak, bu yılın ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 5,2 arttı. Üretim yöntemine göre cari fiyatlarla GSYH tahmini, bu yılın ikinci 3 aylık döneminde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 20,4 artarak 884 milyar 4 milyon 260 lira olarak gerçekleşti.
GSYH’yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde bu yılın ikinci çeyreğinde, geçen yılın aynı dönemine kıyasla zincirlenmiş hacim endeksi olarak tarım sektörünün katma değeri yüzde 1,5, sanayi sektörünün yüzde 4,3, inşaat sektörünün ise yüzde 0,8 arttı. Ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetlerinin toplamından oluşan hizmetler sektörünün katma değeri de yüzde 8 yükseliş gösterdi.
7 ÇEYREKTİR BÜYÜME KESİNTİSİZ SÜRÜYOR
TÜİK’in açıkladığı 2018’in ikinci çeyreğine ilişkin yüzde 5,2’lik büyüme ile Türkiye ekonomisi 2016 yılında darbe girişiminin olduğu üçüncü çeyrekteki gerilemesinin ardından 7 çeyrek üst üste büyüme başarısı gösterdi. Takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksinde 2018’in ikinci çeyreğinde 2017’nin aynı dönemine göre yüzde 5,5, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksinde de bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,9 artış kaydedildi.
TÜRKİYE BÜYÜMEDE OECD’NİN ZİRVESİNDE
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) ve OECD verilerinden derlediği bilgilere göre, Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) artışı 2018’in ilk çeyreğinde yüzde 7,3 olarak belirlenen Türkiye ekonomisi, ikinci çeyrek itibarıyla kaydettiği yüzde 5,2’lik büyümeyle OECD’de lider, AB’de ise ikinci oldu.
AVRUPA’DA BÜYÜME İVMESİ YAVAŞLIYOR
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’ne (OECD) üye ülkelerin geneli, Almanya, Fransa, İtalya, Birleşik Krallık ve Avro Bölgesi’nin tamamında büyüme ivmesinde yavaşlama işaretlerinin görüldüğü belirtildi.
OECD’den yapılan açıklamada, OECD’nin bileşik öncü göstergesine (CLI) göre, OECD geneli, Almanya, Fransa, Birleşik Krallık, İtalya ve Avro Bölgesi’nin tamamında büyüme ivmesinde yavaşlama işaretlerinin görüldüğü kaydedildi. Açıklamada, endekse göre, ABD, Japonya ve Kanada’ya ilişkin verilerin istikrarlı büyümeye işaret ettiği vurgulandı. Endeks verilerinin Çin ve Hindistan’da büyümede ivmelenmeye işaret ettiği belirtilen açıklamada, Brezilya ve Rusya’da ise büyümede ivme kaybı olduğu kaydedildi.
BAĞIMSIZ GSYH GEÇEN YIL YÜZDE 7.4 ARTTI
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2017 yılına ilişkin “Yıllık Gayrisafi Yurt İçi Hasıla” verilerini açıkladı.
Buna göre, yıllık bilançolara ve gelir tablolarına dayalı olarak üretim yöntemine göre hesaplanan bağımsız yıllık gayrisafi yurtiçi hasıla, zincirlenmiş hacim endeksiyle 2017’de bir önceki yıla göre yüzde 7,4 arttı.
Üretim yöntemine göre cari fiyatlarla gayrisafi yurtiçi hasıla 2017’de bir önceki yıla göre yüzde 19,1 artarak 3 trilyon 106 milyar 537 milyon lira oldu. Geçen yıl gayrisafi yurt içi hasılada en yüksek payı yüzde 17,6 ile imalat sanayi aldı.
Kişi başına gayrisafi yurt içi hasıla, 2017 yılında cari fiyatlarla 38 bin 680 lira olarak hesaplandı.
YILSONU DOLAR/TL BEKLENTİSİ 6.59
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Beklenti Anketi’ne göre, yıl sonu dolar/TL beklentisi 6,5938’e ulaştı. TCMB’nin, reel sektör, finansal sektör temsilcileri ve profesyonellerden oluşan 68 katılımcıyla gerçekleştirdiği “2018 yılı Eylül ayı Beklenti Anketi” yayımlandı.
ENFLASYONDA ARTIŞ BEKLENTİSİ
Buna göre, eylül ayı TÜFE beklentisi, yüzde 1,25’ten yüzde 2,13’e yükseldi. Ekim ve kasım ayı TÜFE beklentileri ise sırasıyla yüzde 2,05 ve yüzde 1,33 olarak gerçekleşti. Cari yıl sonu TÜFE beklentisi, bir önceki anket dönemine göre yükselerek yüzde 16,45’ten yüzde 19,61’e çıktı. 12 ay sonrası TÜFE beklentisi ise aynı dönemde yüzde 12,96’dan yüzde 14,46’ya, 24 ay sonrası TÜFE beklentisi de yüzde 10,67’den yüzde 11,42’ye yükseldi.
BÜYÜME BEKLENTİSİ 3.4
Katılımcıların yıl sonu dolar/TL beklentisi, bir önceki anket dönemine kıyasla artarak 5,9663’den 6,5938’e ulaştı. Aynı dönemde 12 ay sonrası dolar/TL beklentisi, 6,2948’den 7,0786’ya çıktı.
GSYH 2018 yılı büyüme beklentisi, bir önceki anket dönemine göre azalarak yüzde 3,9’dan yüzde 3,4’e geriledi. 2019 yılına ilişkin büyüme beklentisi de yüzde 3,5’ten yüzde 2,7’ye indi.
EKONOMİNİN DENGELENME SÜRECİ BAŞLADI
Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, güçlü ihracat ve turizm gelirlerindeki yüksek performansın net dış talebin büyümeye pozitif katkı vermesini sağladığını belirterek, “Bu durum, ekonomi politikalarımızdaki temel hedeflerimizin başında gelen, ekonominin dengelenme sürecinin başladığını göstermektedir” ifadesini kullandı. Albayrak, yaptığı açıklamayla bu yılın ikinci çeyreğine ilişkin büyüme rakamlarını değerlendirdi.
İHRACATA DAYALI BÜYÜME
Albayrak, ikinci çeyrekte büyümenin, tüketim ve yatırımdaki ılımlı yavaşlamaya rağmen iç talep kaynaklı olmaya devam ettiğini vurgulayarak, “Bununla birlikte, güçlü ihracat ve turizm gelirlerindeki yüksek performans net dış talebin büyümeye pozitif katkı vermesini sağlamıştır. Bu durum, ekonomi politikalarımızdaki temel hedeflerimizin başında gelen, ekonominin dengelenme sürecinin başladığını göstermektedir. Yine aynı şekilde büyümede temel hedef olan ihracata dayalı büyüme istikametinde ilerlendiğini de ortaya koymuştur” değerlendirmesinde bulundu.
“HEDEF ENFLASYON VE CARİ AÇIK”
Albayrak, son dönemde finansal koşullarda ortaya çıkan sıkılaşma ve piyasalarda yaşanan dalgalanmanın, temelde enflasyon ve cari açık alanlarındaki kırılganlıklarla daha kararlı mücadele etmeyi ve makroekonomik dengelenme politika setini oluşturmayı gerektirdiğinin altını çizerek, şunları kaydetti: “Enflasyonla topyekûn mücadele ve cari açığın sürdürülebilir düzeylere düşürülmesi bu dönemdeki öncelikli hedeflerimizdir. Yapısal reformlarla desteklenen maliye politikasındaki sıkı duruş ve makroekonomik dengelenme politikası büyümeyi orta vadede daha sağlıklı bir patikaya getirecektir.”
MİLLETİN DAYANIŞMASININ BELGESİ
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç: “Türkiye’nin 2018 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 5.2 büyümesi ekonomimiz üzerinde senaryo yazanlara verilmiş anlamlı bir cevaptır. Yılın ikinci üç ayı 24 Haziran seçimleri öncesine rastlamasına rağmen, bu süreçte seçime yönelik popülist yaklaşımlar yerine ekonominin gereklerinin uygulandığını gösteriyor. Son rakamlar bir kez daha milletçe, ekonominin bütün aktörleri olarak büyük bir dayanışma içinde ekonomik saldırıları bertaraf etmekte ustalık kazandığımızı ortaya koyuyor. Türkiye’nin bundan sonraki hedefi, büyümemizi sağlıklı bir patikada tutmak, bunun için de büyüme kompozisyonunu değiştirmek. İkinci çeyrek büyümesi de bize bunun açık mesajını veriyor. Parolamız üretim, ihracat ve iç tasarruf. Mevcut kur kaynaklı zorlukları aşmak için, imalat sanayine dayalı bir dönüşüm hikayesini büyüme kitabımıza koymak zorundayız.”
Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir: “2018 yılı birinci çeyreğindeki yüzde 7,3’lük büyümeye rağmen, ikinci çeyrekte 5,2 ile büyümede bir yavaşlama ortaya çıkmıştır. Şu anda en önemli sorunumuz kurdaki oynaklıktır. Kurda ortaya çıkan yukarı yönlü hareket ve TL’nin yüksek oranda değer kaybetmesi büyüme üzerinde olumsuz bir etki ortaya çıkartmaktadır. Önümüzdeki dönemlerde sağlıklı ve kaliteli bir büyüme performansı ortaya koyabilmek için, TL’deki değer kaybının avantaja çevrilerek, ihracata önem verilmeli, özellikle de toplam ihracat içindeki yüksek teknoloji gerektiren malların payı arttırılmalı. Türkiye’nin bekası için üretim gücü çok değerlidir. Yani üretici kazanırsa Türkiye kazanır, üretici kaybederse Türkiye üretim gücünü kaybeder.”
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle: “İkinci çeyrekte yatırımların artmış olması ve turizm sektöründeki ivmelenme sayesinde, net ihracatın büyümeye katkısı beklediğimiz gibi pozitif yönlü 1 puan oldu. İhracatın dönemlik GSYH içerisindeki payı ise yüzde 22,5 oldu.
Yeni ekonomi modeli ile ihracat stratejimizin etkilerini 2019 yılı ortalarında görmeye başlayacağız. Hükümetimiz tarafından bu temelleri sağlamlaştırmak için verilen destekler ile birlikte, tüm kaynaklarımızı katma-değerli üretime yönelterek artık cari fazla verebilen bir ekonomi olmayı hedefliyoruz. Mal ve hizmet ihracatındaki artış temposu ile birlikte Türkiye çift kanatlı büyümeye devam edecektir.”
Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Hasan Ali Cesur: ‘’Her şeyin farkındayız, büyüme rakamları öncesinde Moody’s’in panik halinde yaptığı açıklamadan da ne yapmak istediklerini açıkça görüyoruz. Bu ülkenin işadamları vatan ve millet sevdalısıdır. Ülke ekonomisine güvenerek üretmeye, çarkları döndürmeye devam edeceklerdir. Çarklar döndükçe de, ekonomimiz de büyümeye devam edecektir.’’
Akdeniz Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği (AKAMİB) Başkan Yardımcısı Bülent Aymen: “Büyüme verileri uluslararası derecelendirme kuruluşlarının düşürdüğü tahminler doğrultusunda değil bizim beklentilerimiz doğrultusunda geldi. Dünyada yaşanan küresel ticaret savaşlarına rağmen AB ve OECD ülkelerinin üzerinde büyüyen Türkiye ekonomisine net ihracat katkısı da bizleri ayrıca gururlandırdı.“
Eski Bakan ve Ekonomist Bülent Akarcalı: “Türkiye artık bir üretim ülkesi oldu. Türkiye üretiyor. Yani Türkiye, artık aldığı borçları üretime harcıyor. ‘Taşa toprağa para harcıyoruz’ diyenler, ekonomiden hiçbir şey anlamayanlardır. Dış ticaretimize bakarsak ihracatta en önemli ürünlerimizden biri de inşaat malzemeleri geliyor. Türkiye’nin üretim gücü olduğu için bu kalkınma hızını yakaladık.
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay: “Özel sektörümüz, ekonomi yönetimi tarafından sağlanan destekleri şimdiye kadar en iyi şekilde değerlendirdi ve büyümeye en güçlü şekilde katkı koydu. Önümüzdeki dönemde ülkemizin ihtiyacı olan kapsamlı bir büyüme için sanayi ve ihracata yönelik desteklerin artmasını bekliyoruz. Bursa iş dünyası olarak Türkiye’nin büyüme rakamlarına en büyük katkıyı sağlamak adına “inadına üretim, inadına ihracat” anlayışıyla çalışmayı sürdüreceğiz.”