Ölümsüz denizanası biyolojik saati geri sarıyor: İnsanlarda gençleşme umudu doğdu
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Ölümsüz denizanası olarak bilinen Turritopsis dohrnii türünün yaşlanma sürecini tersine çevirerek yaşam döngüsünü yeniden başlatabilme yeteneği, bilim insanlarına insanlarda yaşlanmaya bağlı hastalıkların tedavisi ve hücrelerin yenilenmesi konusunda umut veriyor.
Turritopsis dohrnii adı verilen küçük ve saydam denizanasını öldürmek şaşırtıcı derecede zor.
Teksas A&M Üniversitesi Galveston kampüsünden deniz biyoloğu Maria Miglietta, bu canlıları kesti, kaynattı, aç bıraktı, bulundukları tanklara aşırı miktarda tuz ekledi ve onları tatlı suya bıraktı.
Ancak bu ilginç canlılar, her defasında ölümden kaçmayı başarıyor gibi görünüyor.
Ağır stres altında kaldıklarında hareket etmeyi bırakıp tankın dibine çöküyorlar.
Ardından şaşırtıcı bir dönüşüm gerçekleşiyor: Canlılar, yetişkin denizanalarının dokunaçlı, şemsiye biçimli görünümünden tamamen farklı, hücre kümelerinden oluşan yapılara dönüşüyor.
Bir ila üç gün içinde, bu hücre kümesinden denizanasının yaşam döngüsünün erken evrelerinden biri olan polip oluşuyor.
Polip daha sonra büyüyerek yeni yetişkin denizanalarının ortaya çıkacağı bir koloni meydana getiriyor.
Miglietta, “Ölmeyen tek bir denizanasından, yüzlerce yeni denizanası oluşturabilecek bir koloni elde ediyorsunuz.” diyor.
Üstelik ortaya çıkan her yeni denizanası da ilke olarak aynı gençleşme sürecini yaşayabiliyor. Böylece bu canlılar, biyolojik saatlerini tekrar tekrar geriye sarabiliyormuş gibi görünüyor.
Miglietta ve diğer bilim insanları, Turritopsis dohrnii türünün ölümden kaçmasını sağlayan genetik ve moleküler süreçleri araştırıyor. Bu sırların çözülmesiyle insanlarda da benzer süreçlerin tetiklenip tetiklenemeyeceğinin anlaşılması hedefleniyor.
Amaç, yaşlı insanları Benjamin Button filmindeki gibi yeniden bebeğe dönüştürmek değil. Bilim kurgu alanında kalan bu fikrin aksine araştırmacılar, yaraları iyileştirmek ve yaşlanmayla ilişkili hastalıkları tedavi etmek için hücreleri ve dokuları daha genç bir duruma döndürmenin yollarını arıyor.
"EN BÜYÜK HEDEF, YENİLEYİCİ BİYOLOJİ"
Johns Hopkins Üniversitesinde çocuk onkoloğu ve hekim-bilim insanı olarak çalışan Michael Koldobskiy, “Bence bu alandaki en büyük hedef, yenileyici biyoloji olabilir: Yaşlanmayla ilişkili bozulmaları ve yıpranmayı tersine çevirmeye çalışmak.” diyor.
Koldobskiy, bu mekanizmaların insan sağlığı için kullanılmasının henüz çok uzak bir hedef olduğunu belirtiyor.
Bununla birlikte, milyonlarca yıl içinde bu süreçleri geliştirmiş canlıların incelenmesinin gelecekte önemli sonuçlar doğurabileceğini ifade ediyor.
Turritopsis dohrnii türünün yenilenme yeteneği ilk kez 1992'de, bu canlıları laboratuvarda inceleyen İtalyan bir bilim insanı tarafından fark edildi. Araştırmacı, bir hafta sonu boyunca denizanalarını beslemeyi unuttu. Geri döndüğünde ölü canlılarla karşılaşmayı bekliyordu.
Miglietta, “Bunun yerine kabın içinde yeni polipler buldu.” diyor.
Kısa süre sonra İtalya'daki Salento Üniversitesinden biyolog Stefano Piraino, bu olağanüstü gençleşme yeteneğinin ardındaki mekanizmayı araştırmaya başladı.
Embriyolar gelişirken kök hücreler çoğalıyor ve vücudu oluşturan sinir, kas ve diğer hücre türlerine dönüşüyor.
Normal koşullarda bu hücreler belirli bir hücre türüne dönüştükten sonra o kimliği koruyor; zamanla yaşlanıp ölüyor.
Ancak Piraino, ölümsüz denizanasının gençleşme sürecinde yetişkin evredeki bazı dokuların “transdiferansiyasyon” adı verilen bir süreçten geçtiğini keşfetti.
Bu süreçte hücreler yeniden kök hücre benzeri bir duruma dönüyor ve ardından farklı hücre türlerine dönüşebiliyor.
Bu mekanizma, denizanasının yaşam döngüsünü geriye sarabilmesinin temelinde yer alan önemli biyolojik süreçlerden biri olarak değerlendiriliyor.
