Oda ve baroların görev tanımı yeniden yapılsın
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Her fırsatta kendi çizgileri dışına çıkarak ülke menfaatleri ve İslam aleyhinde açıklamalar yapan, Allah’ın sözünü hatırlattığı için Diyanet İşleri Başkanına bile kin kusan Ankara Barosu, TMMOB, TTB, DİSK, insan hakları örgütleri gibi çeşitli oda ve sivil toplum kuruluşlarının her defasında sınırları aşmamaları için görev tanımlarının yeniden yapılması önerildi. Önerinin sahibi Diva-Sen Genel Başkanı Mustafa Çopursuz, meslek odaları için Ahilik teşkilatı tarzı bir yapılanmanın da şart olduğunu söyledi
Ankara Barosu, insan hakları örgütleri, TMMOB, TTB, DİSK gibi çeşitli oda ve sivil toplum kuruluşları (STK) her fırsata kendi çizgileri dışına çıkarak, ülke menfaatleri ve İslam aleyhinde açıklamalar yaparken, Diva-Sen Genel Başkanı Mustafa Çopursuz’dan oda ve barolar için ilginç bir öneri geldi.
Birbirini yalanlıyorlar
Diva-Sen Genel Başkanı Çopursuz, “Bireyin eğitim serüveninin başından itibaren, almış olduğu her dersin içeriği, o ders ile alakalıdır. Yani ilkokul 1. sınıftan itibaren matematik dersinin konusu ilanihaye aynıdır ve konusu matematiktir. Tarih, psikoloji, sosyoloji, fizik, edebiyat gibi tüm derslerin içeriği o dersin başlığı altında öğretilir ve hiçbir matematik konusu edebiyat dersindeki herhangi bir konuyu, hiçbir coğrafya konusu fizik dersindeki herhangi bir konuyu çürütmeye, itibarsızlaştırmaya ve yalanlamaya kalkışmaz. Tüm derslerin ana teması ve vermek istediği ders aynıdır. Öğrenmek isteyenleri aydınlatmak, alanlarında derinleştirmek ve evrende bulunan tüm canlı-cansız yaratıklara faydalı olmayı sağlamaktır. Manevi ilimler olarak tarifi yapılan dini eğitimler de aynıdır; tüm yaratılmışların birlikte yaşamalarına, ahlaki melekelerin geliştirilmesine, varlıklara karşı saygı ve merhamet inşa edilmesi hususlarını öğretir. Dolayısıyla tıpkı fen ilimlerinde olduğu gibi, manevi ilimler de hiçbir ilmi yalanlamaz, ötekileştirmez ve sıradanlaştırmaz” ifadelerini kullandı.
Ahilik düzeni günümüzde yok
Çopursuz, insanlık âleminin başlangıcından itibaren meslek gruplarının kendi aralarında kurumsallaşıp, bilgi ve becerilerinden sorumlu oldukları kesimlerin daha da donanımlı olmalarına, özlük, statü kazanma çabalarına dikkati çekerek, şunları söyledi: “Bununla beraber, yaptıkları iş ve işlevleri sekteye uğratacak olanlarla ilgili de tedbirler alıp kalitelerinden ödün veren, kuralları hiçe sayıp itibarlarının yok edilmesine sebep olan, grup üyelerinin haddinin bildirilmesi yönünde de adım atıldığını görüyoruz. Mesela Ahilik Teşkilatı bunun en bariz örneğidir. Ancak günümüzde maalesef bu düzeni görmemiz mümkün değil. Ahilik teşkilatı tarzı bir yapılanma olmadığı için de sanki matematik dersi fizik dersini, hukuk dersi coğrafya dersini ve genel manada her ders diğer dersleri yalanlamaya, itibarsızlaştırmaya ve saf dışı bırakmaya matuf davranışlar ve söylemler içerisine girmiş gibi bir hal almıştır.”
Milletin midesini bulandırdılar
“Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın okuduğu hutbede Allah Teâlâ’nın emirlerini ve tavsiyelerini dile getirmesi sonucu bazı çevrelerin hiç de görev alanlarında olmayan hususları dillendirmeleri ve milletimizin midelerini bulandırmaları işte tam bu tezatlığın en bariz göstergesidir. Oysa herkes kendi görevi ile ilgili çalışmalarını yapsa ve derinleşse, öyle ümit ediyorum ki, her şey daha güzel olacak, yetki ve etki tartışması yaşanmayacak, hiç kimse kimseyi ötekileştirmeyecek ve nefret dili kullanılmayacaktır. Her bir unvanın görev tanımı yeniden yapılarak, görevler ile ilgili sınırlar çizilmeli ki o zaman parçalar bir araya geldiğinde bütünleşme olsun. Tıpkı canlıların vücudunu meydana getiren uzuvlar gibi...”