O dönem en ağır dramı bizler yaşadık

Sözde soykırım iddialarının arka planını gazetemize anlatan Prof. Dr. İbrahim Ethem Atnur, gördüğü belgelerin Osmanlı Devleti'nin soykırım yaptığını ispat etmediğini belirterek, "O dramı en ağır yaşayanlar bizlerdik” dedi.

24 Nisan 2019 Çarşamba 10:58
O dönem en ağır dramı bizler yaşadık

Sözde soykırım iddialarının arka planını, Ermeni Meselesi üzerine çok sayıda araştırması olan ve bir dönem Türk Tarih Kurumu Ermeni Masası üyeliği görevinde bulunan Prof. Dr. İbrahim Ethem Atnur, gazetemize anlattı. Sözde iddiaların batılı devletler tarafından ele alınışı bakımından bir tarihi gerçekliği olmadığını belirten Atnur, “Çünkü onların argümanlarının akademik bir altyapısı yok. Benim gördüğüm belgeler Osmanlı Devletinin tehcir döneminde soykırım yaptığını asla ispat etmiyor. Buradan akademik açıdan bir soykırım çıkarmak mümkün değil. Batılı devletlerde bu işin aslını ortaya çıkarmak istemiyor. Bu işi o ülkeler siyasi menfaat olarak ele alıyor. Türkiye Cumhuriyeti devletinden beklentileri karşılık görmeyince batılı devletler bu kartı ileri sürüyor. Bugün bu meselenin daha fazla üzerine gidilmesinde Türkiye’nin Suriye’de izlediği siyasetin önemli bir payı var. Zaten soykırım ifadesi Almanların Yahudilere karşı yaptığı soykırımdan sonra ortaya atılıyor. Nazilerin yaptıkları ortaya çıkınca bu kavramı bizim üzerimize yüklemeye çalıştılar. Buna ek olarak olayın birde Hristiyanlık boyutu var. Ermeniler istediklerini elde edemedikleri zaman, ‘Biz Hristiyan olduğumuz için başımıza bunlar geldi’ söylemini inşa ettiler. Bu söylem üzerinden Hristiyanlık-Müslümanlık boyutuna olayı taşımak istediler” dedi.

En ağır dramı yaşayanlar bizlerdik

Osmanlı Devletinin o dönemde Ermeni kadın ve çocuklara yönelik olarak Anadolu’nun her tarafında yetimhaneler açtığını ifade eden Atnur, “Diyarbakır’da, Urfa’da, Maraş’ta, Halep’te, Şam’da birçok yetimhaneler açıyor. Bu yetimlerin, kimsesizlerin barınması için Ermeni cemaatine destek veriliyor. Misyonerlerin bu faaliyetlerine izin veriliyor. Alman subaylar bile bu durumu şiddetle protesto ediyor. Ordunun yiyeceğinden bu yetimhanelere erzak gönderiliyor. Ordu açken bütün bunlar yapılıyor. O dönem salgın hastalıklar çıkıyor. Ermeniler o dönem hareket halinde olduğu için bu hastalıklarından etkileniyorlar. Osmanlı Ordusu kendi doktorlarını bu nedenden dolayı Ermenilerin bakımı için görevlendiriyorlar. Buradan bir soykırım çıkar mı? Soykırım yapmayı düşünen bir devlet, ABD’de toplanan milyonlarca doları Halep’e, Şam’a aktarır mı? ABD’li Halep Konsolosu Jackie Jackson, bu toplanan paraları Ermenilere aktarıyor. Osmanlı buna izin veriyor. Yok etmeyi düşünen bir devlet buna müsaade eder mi? ABD’li akrabaları bölgedeki Ermenilere mektuplar yazıyor. İletişim halindeler. Burası kapalı bir alan değil. Herkes ulaşıyor. O dönem için bir kamp algısı oluşturuluyor. Ne kampı! Osmanlı’nın tel örgüsü mü var. Askerinin ayağına verecek bir çarığı bile yok. Ne kampı kurulacak. O tarihte Anadolu, Müslüman muhacirlerle de dolu. Alman bir komutan olan Felix Guse, “Ermeniler şanslıydı. Çünkü onlara bakan misyonerler ve milyonlarca dolar parası vardı. Türkler ve Müslümanlar ise şanssızdı. Onlara kimse bakmadı. Onlar da döne döne Anadolu ortasında yok oldular” diyor. Bir Erzurum türküsünde dendiği gibi “Ağam nereden aşar bu yaylanın yolu?” ifadesi o dönemi anlatıyor. O dramı en ağır yaşayanlar bizlerdik” dedi.

Bu işe tarihçiler karar versin

Bu işi tarihçiler tartışsın. Kararı onlar versin demek son derece akıllıca bir siyasettir” görüşünü dile getiren Atnur, “Fakat bu Ermeni tarafının işine gelmedi. Türkiye’nin öne sürdüğü bu tez batılı devletlerin de işine gelmedi. Türkiye üzerinde siyasi olarak kullanmak istedikleri bu kartın elden gitmesini istemiyorlar. Türk insanının kafası bu konuda çok berrak. Türk-Ermeni ilişkilerini 1915’e hapsetmeyin. Bu ortak geçmişimize hakarettir. Türk toplumu çok büyük acılar yaşadı. Ben Erzurumluyum benim kendi köyümde 587 Müslüman Türk o dönemde bir camide doldurularak Ermeni çeteleri tarafından yakıldı” diye konuştu.


Yeni Akit Gazetesi
Akit Youtube Kanalına Abone Ol

Haftanın Özeti

www.yeniakit.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, röportaj, fotoğraf, resim, sesli veya görüntülü sair içeriklerle ilgili telif hakları Uğurlu Gazetecilik Basın Yayın Matbaacılık Reklamcılık Limited Şirketi’ne aittir. Bu içeriklerin iktibas hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin iktibas olunamaz; hiçbir surette kopyalanamaz, yeniden yayıma konulamaz.
Haber Tarihi: 24 Nisan 2019 Çarşamba 10:58

YORUM YAZ

  • ferhatferhat26 gün önce
    Holywood neden var. Düşünmeyen, gördüğüne inanan kitlelere siyonist yalanlarını inandırmak için var. bunca yıldır filmlerle kendimizi anlatmıyorsak bu bizim suçumuzdur.
  • Rabia Zafer Rabia Zafer 26 gün önce
    Vurun Būtūn Bu Gerçekleri Batının, Utanmaz Yūzūne. Dūnyanın Bu Gerçekleri Bilmeye Hakkı Var. Hiç Şüphesiz ki.
  • AbdullahAbdullah26 gün önce
    Aradan 100 yıldan fazla zaman geçmiş hala tarihçiler karar versin diyor ya. 100 yıldır kendi söyledğimize kendimiz inanıyoruz. Ben bile artık şüpheye düşmeye başladım, acaba mı diyorum.
  • Bagiye Bagiye 26 gün önce
    Türkleri kesen ermeniler,oluk oluk müslüman türk kanı akıttılar,annelerinize, küçücük yavrularımıza kız oğlan demeden tecavüz edip öldürdüler,ınsanımızın parça parça kVücudunu keserek zulmederek öldürdüler,şimdi ermeni sütten çıkmış ak kaşık,türkler soykırım yapmışmış,hadi ordan,yerli ve milli akademisyenler varsa eğer allahaşkına görev başına geçin,doğruları anlatın artık,amerikanoğlanlığından vazgeçin, Prof. Dr. İbrahim Ethem Atnur gibi yerli ve milli olun vemaaşlarımızı hâk edin.

Günün Özeti

Günün Karikatürü

21 Mayıs 2019