• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Nihat Hatipoğlu sonunda patladı: Ne deseydim!

Sabah gazetesinde kaleme aldığı köşe yazısında sokakta bira içerken gördüğü genç kızlarla ilgili sözlerinin ardından 'ayyaş takımı'nı kudurtan Nihat Hatipoğlu, ifadelerinin çarpıtıldığını söyleyip konuya ilişkin yeni bir açıklama yaptı.

Yeniakit Publisher
2020-10-31 02:09:00 -
Nihat Hatipoğlu sonunda patladı: Ne deseydim!

Ünlü ilahiyatçı Nihat Hatipoğlu'nun bira içerden gördüğü genç kızlarla ilgili uyarıları alkolik ayyaş takımı laikçileri rahatsız etmişti. Konuyla ilgili bugünkü yazısında yeni bir açıklama yapan Hatipoğlu, "Peki ne bekliyorlardı benden oradan geçerken: Gençler aferin. Devam edin. Bir de ben de sizinle beraber oturayım bari mi demeliydim?" ifadelerini kullandı.

Hatipoğlu, "Gençler bizim geleceğimiz" başlıklı yazısıyla sözlerini çarpıtanlara tepki gösterirken gençleri de uyarmaya devam etti. İşte o yazı:

Geçen haftaki yazımda bir ilimizde (gece) yürüyüş yaparken, geçtiğimiz caddede hayli kalabalık kız ve erkek öğrenci gruplarının olduğunu; cadde üzerindeki kafe türü bütün merkezlerin dolu olduğunu, geçtiğim yolda, caddede ellerindeki biraları beni görünce saygıdan dolayı gizleyen ve 'hocamız geçiyor gençler' diyerek birbirlerini ikaz ettiklerini, biralarını sakladıklarını yazmıştım. Ve hem sokağın gecenin o saatindeki kalabalıklığını, hem çok genç olan insanların çok yoğun olarak o saatte orayı doldurmalarını ve hem de beni görünce birayı saklayacak kadar edepli olduklarını görüp hayret ettiğimi de yazmıştım.

 

Bu cümlelerin bir kısmını cımbızla çıkarıp sosyal medyada farklı bir formda servis eden kişiler, hatta medya organları oldu. Onlar için yalan atıp karalama yapmanın bir ilkesi veya ilkesizliği yok. Yeter ki senden olmayanı karala. Kendilerine benzer bir şey yapılırsa ortalığı toz duman eder bu türden kişiler.

Bir kısım insan bir ilahiyatçının nasıl olur da bira içen gençlere hayret ettiğini yazdı. İlginç. Kur'an alkolün her türlüsünü yasaklıyor. İçkinin haram olduğunu bilmeyen yok. Başkasının hayatına karışmadan, müdahale etmeden, hakaret etmeden haram olan bir şeyden rahatsız olduğumuzu söylememiz ne zamandan beri yadırganır oldu! Bunu yapmazsak yadırganmalıyız. Biz kumardan da, kul hakkını yemekten de, zulmetmekten de, hasetten de, gıybetten de, faizden de, rüşvetten de, başkasının hakkını yemekten de, haksız kazançtan da, şirkten de, namaz kılınmamasından da ve benzeri her haramdan da rahatsız oluruz. Ve bunu ilk kez söylüyor da değiliz. Peki ne bekliyorlardı benden oradan geçerken: Gençler aferin. Devam edin. Bir de ben de sizinle beraber oturayım bari mi demeliydim? Hiçbir şey demeden ve hatta onları mahcup etmemek için oraya yoğunlaşmadan yanımdaki dostlara bakıp hızlı geçelim dedim. Yolumuza devam ettik.

Gençlere sahip çıkmalıyız

Defalarca yazdım ve konuştum. Küçük çocuklar, gençler, orta yaşlılar ve yaşlılar; kadın veya erkek 7'den 77'ye kadar her yaş grubundan insanımızla çok güçlü bir diyaloğumuz var. Bunlara dini sevdirdik. Onları dışlamadık. Kulağında küpesi, kollarında dövmesi, piercingi, halhalı ve daha farklı aksesuarı ile genç veya kızlarımız gördükleri yerlerde beni durdurup soru soruyor, fotoğraf çekiyor ve dinle bağlantılarındaki rolümden bahsediyorlar. Ben de bunu iyi biliyorum. Ama öyle görülüyor ki, bu gençlerimizin dinden uzaklaşması için bazı merkezler büyük bir gayret ile kendilerine uygun inançlar oluşturup gençleri tuzağa çekerek İslam'dan, ailelerinden koparmaya çalışmaktalar. Gençlerimiz çok nezih ve temiz yürekli oldukları için bazen bu tezgahın farkına varamıyorlar. Aileler bu tuzaktan yakınıyorlar. Endişeliler.

Gençlere güveniyorum

Gençlerin en çok temiz yürekliliklerini seviyorum. Vicdanlı oluşlarına hayranım. Paylaşmaktan hoşlanıyorlar. Bir arkadaşı maddi sıkıntı yaşıyor diye nasıl çırpındıklarına yakın şahidim. Dicle Üniversitesi, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi ve nihayet Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'ndeki görevlerim sırasında bu faaliyet ve gayretin nasıl işlediğini de gerektiğinde katkıda bulunarak şahit oldum. Yalanı sevmiyorlar. Algı peşinde değiller. Haramı savunmuyorlar. Yanlış yaptıklarında kabul ediyorlar. Bu ve benzeri yığınla güzellikleri var.

Ancak bu gençler üzerinde müthiş oyunlar oynanıyor. Harama karşı dirençleri kırılıyor. Dinlerinden soğutulmaya çalışılıyor. Din hakkında akla ziyan sorularla akılları çarpıtılıyor. Peygamberin rol model olmaması için peygamber aleyhinde operasyonel yazılar, tweetler servis ediliyor. Aileden kopartılıp aile düzeni bozulmaya çalışılıyor. Bunu görüp ikaz edenleri de bana yaptıkları gibi yalan, dolan haber ve iftiralarla susturmaya çalışıyorlar. Deizm mesela inançsızlığa karşı bir çıkışken, onu peygamber ve vahyin inkarı olarak takdim etmeye çalışıyorlar.

Gençlere güveniyorum, ama o kadar büyük projeler var ki.. Gençler acaba farkındalar mı?

Gençlere İslam'ı tanıtmalı, sevdirmeliyiz

Gençler bizim. Komşumuzun ya evladı, ya torunu, ya kardeşi. Başka bir gezegenden gelmiş değiller. Bizim onlara hem yaşamlarında ve hem de manevi - moral yapılarında etkili olacak dini anlayışı çok doğru ve kuşatıcı şekilde yansıtmamız lazım. Doğru tespitlerle, doğru cevaplarla, doğru yorumlarla onlara destek olmalıyız.
Şuna dikkat edin; içki - bira gibi alkollü içeceklerden herhangi birini içmediği halde gençleri buna teşvik edenler var. Benim dikkat çektiğim bu. Yoksa içki, bira veya başka bir şey içmiş. Onun bileceği iş. Bize düşen şu ayetin gereğini yapmaktır: "(Muhammed) Sen hatırlat. Çünkü şüphesiz hatırlatma müminlere fayda verir. (Zariyat, 55)" Birer mümin olarak sevdiğimiz insanlara hatırlatmak, doğru veya yanlışı söylemektir. Bundan sonrası o kişiye kalmış. Dilerse ibret alır. Dilerse dilediği şekilde devam eder.

 

Nihat Hatipoğlu ne demişti?

Hatipoğlu, kaleme aldığı köşe yazısında şu satırlara yer vermişti:

"Bir ilimizdeki bir sokaktan hayretler içinde geçtim. Meğer o sokak genç kız ve erkeklerin daha yoğun geldikleri bir yermiş ve dışarıda, içeride doğrusu Avrupa'nın herhangi bir merkezindeki görüntüyü aksettiriyordu. Dışarıda dört genç kızımız bira içiyorlardı. Yüzümüzde maske vardı. Beni tanıdılar ve dördü birden biralarını sakladılar. Mahcup bir gülümseme ile 'Hocamız geçiyor çocuklar' dediklerini işittim. Daha var. Edep, saygı elbet var. Ama oradakiler de bu ülkenin evlatları, çocukları. Onları yok saymak yerine var kabul edip, öyle hareket etmek lazım. Ve o gençlerimizi asli karakterine yönlendirecek bir yol takip etmeliyiz. Yoksa gelecekte köprü altlarında vücuduna zehir enjekte eden genç bedenlere şahit oluruz."

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

SUZAN

NİHAT HOCAM SİZI SEVIYORUZ,BOSVERİN BOŞ İNSANLARIN SÖZLERINİ,SIZİ BILEN BİLIYOR.SİZ BIZE DINIMIZİ BIR KEZ DAHA SEVDIRDINIZ.ALLAH SİZDEN RAZI OLSUN HOCAM.BİZ SİZE ÇOK DUA ETTİK NE OLUR SEN DE BIZIM İÇİN İZMIR'E DUA ET.
  • Yanıtla

adem

Hocam elbette rahatsız olacaklar onlar içki uyuşturucu ahlaksız tv ddizileri bu tur yerlerde kullanmak ıcın yoksa. Herkes şeriata uygun yaşasa Bı tek kişi bulamaz lar kendi emelleri icin Allah razı olsun hocam sizden
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23