• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Kıbrıs’ta bir 50 yıl daha kaybedemeyiz

Dağlık Karabağ’ın Ermeni işgalinden kurtarılmasına ilişkin olarak, “Başkalarının topraklarında kurulan saltanat ilelebet olmaz” diyen Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, bölgede sağlanacak barışın herkesin yararına olacağını söyledi. Çavuşoğlu, Kıbrıs’ta yıllardır müzakere edilen ‘federal model’in soruna çözüm getirmeyeceğinin ortada olduğunu da belirterek, “Kaybedecek bir 50 yılımız daha yok” dedi.

Yeniakit Publisher
2020-11-24 09:08:00 - 2020-11-24 09:13:28

 Hacı Yakışıklı  Ankara 

Akit’in sorularını cevaplayan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Doğu Akdeniz, Türk-Yunan gerilimi, AB ilişkileri, Kıbrıs ve Karabağ konularında önemli açıklamalarda bulundu...

Doğu Akdeniz’deki durum ve Yunanistan’la ilişkilerde önümüzdeki dönemde bizleri neler bekliyor?

İtirazların Kıymet-i Harbiyesi yok

Doğu Akdeniz’de sahadaki faaliyetlerimiz devam ediyor. Oruç Reis ve Barbaros Hayreddin Paşa gemilerimiz kendi kıta sahanlığımızdaki sismik araştırma faaliyetlerini sürdürüyor. Yunanistan maksimalist tezler öne sürerek Oruç Reis’in faaliyetine itiraz ediyor. Ancak bu itirazın bir kıymet-i harbiyesi yok. Onların uzlaşmaz tutumlarına rağmen biz diyaloğa açık olduğumuzu her fırsatta vurguluyoruz. İstikşafi görüşmeleri başlatma niyetindeyiz. Yunanistan hazırsa, biz de hazırız.

AB Zirvesi’nde sağduyu bekliyoruz

Önümüzdeki haftalarda Doğu Akdeniz konusunda bir AB Zirvesi düzenlenecek. Bu zirvede alınacak herhangi olumsuz bir kararın AB’nin zararına olacağı makul AB ülkeleri tarafından biliniyor. Temennim, Zirve’de sağduyunun hâkim olmasıdır. AB’nin ülkemizin ve Kıbrıs Türklerinin meşru hak ve çıkarlarını görmezden gelerek alacağı her kararın karşısında olacağız.

Kıbrıs’ta yeni dönemde müzakerelerin geleceği ve kapalı Maraş’ın durumu hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Kıbrıs meselesinin, Kıbrıs Türk halkının meşru haklarını ve güvenliğini temin edecek şekilde adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir şekilde çözüme ulaşması önceliğimizdir. Bu doğrultuda, bugüne kadar samimiyetle ve iyi niyetle çaba gösterdik. Ancak Ada’da Türk toplumunu eşit görmeyen ve hatta yok sayan sorunlu bir zihniyet var. Bu zihniyetin amacı paylaşım değil tahakkümdür. 50 yılı aşkın süren müzakerelerin başarısız olması da bu zihniyetin ürünüdür.

Kaybedecek 50 yılımız daha yok

Onyıllardır müzakere edilen iki kesimli, iki toplumlu federal model Kıbrıs meselesine çözüm getirmedi. Bundan sonra da çözüm getirmeyeceği aşikardır. Bizim de Kıbrıs Türklerinin de çözüm üretmeyecek bir modeli müzakere etmek için kaybedecek bir elli yılımız daha yok. Önümüzdeki dönemde, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres’in, gayri resmi 5+BM toplantısı için ilgili taraflarla temasa geçmesini bekliyoruz. Bu toplantının, tarafların çözüm vizyonlarını açık bir şekilde ortaya koyabilmelerine imkân sağlaması gerektiğini düşünüyoruz. Herkesin gerçeklerle yüzleşmesi ve çözüm bağlamında neyin mümkün olduğunu, neyin mümkün olmadığını önyargısız şekilde değerlendirmesi gerekiyor. Biz bu anlayışla, BM Genel Sekreteri’nin çabalarını desteklemeyi sürdüreceğiz.

Kıbrıslı Rumlar da heyecan içinde

Biz, mülkiyet haklarına riayet edilerek yürütülecek çalışmaların sonucunda Maraş’ta herkesin yararına olacak yeni bir dönemin başlayacağına inanıyoruz. Sahil şeridinin ziyarete açılmasının ardından Kıbrıs Türkleri kadar Kıbrıslı Rumların da Maraş sokaklarında özlem ve heyecanla dolaştığına şahit olduk. Karalama kampanyasına devam eden Rum yönetiminin panik içinde halkını süreçten uzakta tutmaya çalıştığını gözlemliyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın, kapalı Maraş’a gerçekleştirdiği ziyaret de Esasen güçlü desteğimizin en somut göstergesidir.

İdlib’de devriye sıkıntısız sürüyor

Sayın Bakanım, İdlib’de Rusya ile ortak devriye çalışmaları ne durumda?

 Sayın Cumhurbaşkanımızın 5 Mart 2020 tarihinde Moskova’yı ziyaretleri sırasında imzalanan protokolle 15 Mart tarihinden itibaren M4 karayolu boyunca Türk-Rus ortak devriyeleri başladı. Ağustos ayının sonuna kadar ortak devriyeler başarıyla icra edildi. Ancak 25 Ağustos’taki 26. Devriye sırasında meydana gelen saldırıdan bu yana ortak devriyelerde arzu etmediğimiz bir duraksama sözkonusu. Güzergâh boyunca güvenlik bakımından gerekli tüm önlemleri almaya devam ediyoruz. Bu çerçevede, milli devriyelerimizi sıkıntısız şekilde sürdürüyoruz. Ancak RF, zayiat yaşanmayan o saldırı nedeniyle ortak devriyelere katılımını askıya aldığını duyurdu. Rus tarafının ikili mutabakatımız uyarınca işbirliğimize katkı sunan ortak devriyelere yeniden katılımını bekliyoruz. Diğer yandan, 22 Ekim 2019 tarihinde Soçi’de imzalanan Mutabakat’la Barış Pınarı Harekat alanı sınırlarının batısı ve doğusunda ortak devriyeler yapılması kararlaştırılmıştı. Devriyeler devam ediyor.

Edirne’den Bakü’ye kesintisiz yol açıldı

Azerbaycan-Nahcivan arasında kurulacak yolun Ermenistan’ın da lehine olduğunu belirten Bakan Çavuşoğlu, “Başkalarının topraklarında kurulan saltanat ilelebet olmaz. Huzurun olduğu yerde herkes mutlu olur. Taraflarla yapılan görüşmeler neticesinde Edirne’den Bakü’ye kesintisiz yol sağlanacaktır, bu herkesin lehine olacak” şeklinde konuştu. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Azerbaycan’ın Karabağ zaferiyle ilgili sorumuzu da cevapladı...

Azerbaycan zaferi hak etti

Yukarı Karabağ’da ateşkes sonrası durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Uluslararası hukuku ve yerleşik ilkeleri hiçe sayarak yaklaşık 30 yıl önce Yukarı Karabağ ve çevresindeki 7 rayonu işgal eden Ermenistan, 27 Eylül’de Azerbaycan topraklarına yönelik saldırılarına yeniden başlamıştı.Ermenistan’ın, çoluk çocuk, kadın erkek demeden, misket bombası da kullanarak, sivil halkı hedef alan saldırıları tarifsiz acılara ve yıkıma neden oldu. Azerbaycan ise, uluslararası hukuktan kaynaklanan meşru müdafaa hakkını kullanırken haktan ve hukuktan ayrılmadı. Halkını korumak ve toprak bütünlüğünü tesis etmek için başlattığı karşı harekâtını uluslararası tanınmış sınırları içerisinde, Azerbaycan’a ait olduğu BM Güvenlik Kararlarıyla tescilli öz topraklarında icra etti. Hem hukuki hem ahlaki üstünlüğü elde tutan Azerbaycan, kahraman silahlı kuvvetleriyle ve halkın da verdiği destekle haklı bir zafere ulaştı. Can Azerbaycan’ı bu vesileyle bir kez daha tebrik ediyorum. Azerbaycan’ın sahadaki başarısı Ermenistan’ı yenilgiyi kabul etmeye mecbur bıraktı.

1 milyon Azeri evlerine dönecek

 10 Kasım’da Azerbaycan, Rusya ve Ermenistan tarafından imzalanan üçlü açıklamayla hem çatışmalar sona erdi, hem de Ermenistan’ın işgal ettiği rayonlardan bir takvime bağlı olarak çekilmesi kararlaştırıldı. Diğer bir ifadeyle, Azerbaycan işgal altındaki topraklarının bir kısmını başarılı karşı harekatıyla aldı, bir kısmını da sahadaki başarısının masaya yansıması neticesinde geri alıyor. Ayrıca işgal sırasında yerlerinden edilen 1 milyona yakın Azerbaycanlı kardeşimiz evlerine geri dönebilecek. Bu anlaşmayı ihtilafın kalıcı barışa kavuşturulması yönünde önemli bir adım olarak görüyoruz. Azerbaycan’ın kabul ettiği bu mutabakatı biz de destekliyoruz. Geldiğimiz noktada, Ermeni tarafının üzerinde mutabık kalınan ateşkes ve diğer adımlara uyacağını ümit ve temenni ediyoruz. 

TSK barışın teminatı olacak 

Ateşkesin denetlenmesinde ülkemiz de görev alacaktır. Türkiye’nin bu görevi üstlenmesi, dost ve kardeş Azerbaycan’ın bizden beklentisidir. Bu amaçla, bir Türk-Rus Ortak Merkezi kurulması için 11 Kasım’da Rusya’yla bir Mutabakat Zaptı imzalandı. Türk askerinin ateşkes rejimine uyulduğunu denetlemek için sahadaki mevcudiyeti bir güven ve güvence unsurudur. Azerbaycanlı kardeşlerimizin isteği üzerine, sahada da, masada da Can Azerbaycan’ın yanında olmaya devam edeceğiz.

 

Yeni Akit Gazetesi

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Cengiz

Kibris sorunu turkiye tarafindan cozumsuz hale getiriliyor.tarih de kibris diye mustakil bir devlet mi vardi,orasi osmanlinin bir vilayeti degil mi. Orada suni bir devlet kurmanin ne anlami var.ileridem.akinci gibi bir muptezelin cikip da adaya sonradan yerlesen rumlara iltihak ederse bu sefer yeniden mi harekat yapacagiz. Bu nasil bir mantikdir ki kendi topraklarimiz da kendi elimiz ile baska bir devlet kurma cabasindayiz. Kendi topragimiza pasaportile girelim,orada yasayan turkler osmanlinin anadoludan goturup yerlestirdigi turkler degil mi ,sanki onceden onlar oradaydi da biz sonradan gitmisiz gibi sacma sapan bir durum. 1974 de yapilan bu yanlis hala devam ediyor maalesef.
  • Yanıtla

Hadi be.

Onurlu dik duruşunuz olsun ne var. Bakanlar, Cumurbaşkanlığı sözcüleri. Peşpeşe Yunan'a diyalog, görüşelim mesajları yolluyorsunuz. Ankara'daki Yunan diplomat ölümüne Ankara'da hastaneye gitmeyip covid19'dan lojmanında öldü. Bizim bakanlar NATO'dan, BM'den Yunanla görüşmemizi sağlayacak adımlar bekliyor.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23