• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Gelecek Partisi, CHP’li yoldaşlarına… Ahmet Taşgetiren’i pazara yollayan soru

Karar’da köşe yazan Ahmet Taşgetiren, “BAE ile 15 Temmuz şehitleri konuşuldu mu?” başlıklı yazısında Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın BAE prensi ile yaptığı görüşmeyi diline dolayarak 15 Temmuz şehitlerine karşı ‘duyarlılık’ rolü yaptı. Gelecek Partisi’ni destekleyen Ahmet Taşgetiren’in kamudan ihraç edilen kimi FETÖ’cülere ‘Harbiyeli’ ve ‘KHK mağdurları’ diyerek göreve iade etmek için çırpınan CHP’ye de 15 Temmuz şehitlerini sorup sormadığı merak konusu oldu.

Yeniakit Publisher
2021-11-26 17:23:00 -
Gelecek Partisi, CHP’li yoldaşlarına… Ahmet Taşgetiren’i pazara yollayan soru

 yeniakit.com.tr 

Gelecek Partisi’nin gazetesi Karar’da köşe yazan Ahmet Taşgetiren, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile Türkiye arasında imzalanan 10 milyar dolarlık anlaşmayı, 15 Temmuz hain darbe kalkışması üzerinden karalamaya kalkıştı.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın BAE prensini kabul ettiği ziyareti “BAE ile 15 Temmuz şehitleri konuşuldu mu?” başlıklı köşe yazısında diline dolayan Taşgetiren, aklı sıra 15 Temmuz şehitlerine karşı duyarlılık kastı. Yazısının başlığını atarken, desteklediği Gelecek Partisi’nin, ‘Harbiyeli öğrenciler’ ve KHK mağdurları’ diyerek kamudan ihraç edilen FETÖ’cülere görev iadesi yapmaya hazırlanan CHP ile iş kotardığını unuttu.

BAE ile 15 Temmuz şehitleri konuşuldu mu?” diyen Ahmet Taşgetiren’in ve Gelecek Partisi’nin, yoldaşları CHP’lilere 15 Temmuz şehitlerini sorup sormadıkları da merak konusu oldu.

Taşgetiren’in, “BAE ile 15 Temmuz şehitleri konuşuldu mu?” başlıklı yazısının ilgili bölümü şu şekilde:
(…)
Bir ara 15 Temmuz’dan, FETÖ destekçiliğinden, Mısır darbesine, oradan Libya’ya, Suriye’ye uzanan salınımda her türlü kötülüğün organize ve finanse edildiğine inandırılmıştık BAE denince. “Bu küçük ülke nasıl böyle fesatları başarabiliyor?” tarzında soru sormak bile abesti. Abesten öte “düşmanı görmemek” gibi bir kabahatti.

Hepsi 10 milyar dolarlık bir yatırım – kredi, ne derseniz artık, paketi açıncaya kadarmış, mı demeliyiz?

Rivayet o ki, önce istihbarat birimleri görüşmüş, ardından Dışişleri mensupları teması geliştirmiş ve….

Sonunda Veliaht Prens Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan Ankara’ya gelişi sağlanmış. Nitekim Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü, ağırlandı, bazı anlaşmalar yapıldı ve uğurlandı.

Nasıl bir durum? Onlar erdi muradına biz çıkalım kerevetine mi demeliyiz?

Burada iki şeyin açıklığa kavuşması lazım:

Bir: Ya BAE’nin 15 Temmuz’la ilişkisine dair iktidar çevrelerinin medya üzerinden pompaladığı iltisaklı haberler yanlıştı, daha açıkçası yalandı, sadece 15 Temmuz’un dış kaynağına yönelik bir kampanya idi.

İki: Ya da, 15 Temmuz’da gerçekten BAE’nin parmağı var idiyse, iktidar, 10 milyar dolar hatırına, Kılıçdaroğlu’nun son söylemi olan “Helalleşme”yi tercih edip, bu konuda “hesaplaşmak”tan vaz geçti.

Birinci konuyu, “Canım siyasette böyle çarpıtmalar olur, bu işi yapmaya gönüllü medya da varsa ya da oluşturulmuşsa, gerisini dikkate almayacaksınız, yalan – malan gibi ahlaki sorunları görmezden geleceksiniz” diye geçiştirebilirsiniz. Türkiye siyasetinin geldiği ahlaki kriterler bu yaklaşımı yadırgamaz.

Peki ikincisinin ne demek olduğunu hatırlatmak gerekiyor mu? Yani 15 Temmuz’dan vazgeçmenin ne demek olduğunu? 250 şehidi unutmak yani, binlerce yaralıyı, 15 Temmuz’dan sonra ülkenin içine sürüklendiği iklimi unutmayı kastediyorum.

Kim bilir belki de ilk temasları kuran istihbaratçılarımız, masaya 15 Temmuz’da BAE’nin günah defterini koymuşlar, ortaya çıkan gerçeğe göre bir hesap çıkarmışlardır. Belki FETÖ de konuşulmuştur, Sedat Peker de…

Belki 15 Temmuz dahil her şey hiç olmamış gibi değerlendirilip, bizim “yalnızlaşma”yı aşma, “İhvan ile mesafelenme”, Mısır’la yeniden buluşma, hatta İsrail’e yakınlaşma arayışımıza denk gelmiştir.

Çamlıca kulesinden Cumhurbaşkanı’nın Kısıklı’daki evinin fotoğrafını çekerek casusluk yaptıkları gerekçesiyle tutuklanan iki İsraillinin kısa sürede örtülü temaslarla serbest bırakılıp ülkelerine dönmeleri, ardından İsrail’den Cumhurbaşkanı Erdoğan’a gelen teşekkür mesajları ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İsrail cumhurbaşkanı

İsaac Herzog ile telefon görüşmesi... AA’nın bu konu ile ilgili verdiği haberde şunlar yer aldı mesela:

Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede, Türkiye-İsrail ilişkilerinin Orta Doğu’nun güvenlik ve istikrarı bakımından da önem taşıdığını belirterek, gerek ikili, gerek bölgesel konularda karşılıklı anlayış içerisinde hareket edildiği takdirde görüş ayrılıklarının da asgariye inebileceğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile İsrail arasındaki temas ve diyaloğun sürdürülmesinin ortak menfaat olduğunu kaydetti.

Evet, böyle oluyor demek ki… İç siyasette işe yaradığında üstelik 15 Temmuz’u da harmanlayarak keskin “düşmanlık temaları”, sonra da başka işe yaradığında her şeyin üzerinde sünger çekme…

Bizde gidiyor bütün bunlar… Her şeyi kabullenmeye hazır zihin dünyamız oldukça…

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Uğur

Bu ne inanılmaz, ne berbat bir pişkinliktir ve fenalıktır!  
  • Yanıtla

Okur

KHK mağduru yok mu
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23