• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Fon soruşturmasında sıcak gelişme: 2 kişinin malvarlıklarına tebdir

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Fon soruşturmasında sıcak gelişme: 2 kişinin malvarlıklarına tebdir

Fon soruşturması kapsamında iş insanları Kemal Akkaya ve Enver Çevik’in mal varlıklarına tedbir kararı getirildi.

Fon soruşturması kapsamında iş insanları Kemal Akkaya ve Enver Çevik’in mal varlıklarına tedbir kararı getirildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü fon soruşturması kapsamında Bulls Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Akkaya ile Lydia Holding Yönetim Kurulu Başkanı Enver Çevik’in mal varlıklarına ve finansal işlemlerine tedbir kararı alındı.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Vay vay

Yandaş iseler 24 saat sonra kalkar

Recep Aydın Sosyal Bilimci

FON SORUŞTURMASI MI, SABIR SINAVI MI? ADALET KAPLUMBAĞA HIZIYLA YÜRÜMEMELİ! Fon soruşturmasında iki kişinin daha mal varlıklarına tedbir konulduğunu öğreniyoruz. Güzel, elbette güzel! Devletin harekete geçmesi, şüpheli mal varlıklarının güvence altına alınması sevindirici. Ancak insanın aklına ister istemez şu soru geliyor: Bu soruşturma neden bu kadar ağır ilerliyor? Ortada ciddi iddialar, araştırılması gereken para hareketleri ve cevap bekleyen onlarca soru varken, adaletin kaplumbağa hızıyla ilerlemesi vatandaşın vicdanını nasıl rahatlatacak? Allah aşkına, bu işler bu kadar mı zor? Günümüzde bankacılık işlemlerinin, para transferlerinin, şirket ortaklıklarının ve mal varlığı hareketlerinin büyük bölümü kayıt altında. Teknoloji bu kadar gelişmişken, şüpheli para hareketlerinin izini sürmek neden bu kadar uzun sürüyor? Elbette soruşturmanın hukuki usullere uygun yürütülmesi gerekir. Ancak hukuka uygunluk başka, gereksiz gecikmeler başka şeydir. Benim asıl endişem şu: Biz soruşturmanın sonuna ulaşıncaya kadar, suç işlemiş olanlar varsa mallarını başkalarının üzerine geçirmiş, paralarını başka hesaplara aktarmış, hatta yurt dışına çıkarmış olmayacaklar mı? Ondan sonra suçluyu bulsanız ne olacak? Milletin parasını geri alamadıktan sonra verilen cezalar mağdurların zararını nasıl karşılayacak? Buradan yetkililere açıkça sesleniyorum: Soruşturma kapsamındaki bütün şüphelilerin mal varlıklarını gecikmeden inceleyin. Mal kaçırma ihtimaline ilişkin somut delil bulunanların mal varlıklarına, hukukun izin verdiği ölçüde, derhâl tedbir koyun. Şüpheli para hareketlerini, yakınlara ve ilişkili şirketlere yapılan devirleri araştırın. Soruşturma devam ederken suçtan elde edildiğinden şüphelenilen servetlerin el değiştirmesine fırsat vermeyin. Elbette herkesin malına gelişigüzel el konulmasını savunmuyorum. Suçu ispatlanmamış insanları peşinen suçlu ilan etmek de adalet değildir. Fakat kuvvetli şüphe ve somut deliller varsa, gerekli hukuki tedbirleri almak için soruşturmanın bitmesini beklemek de doğru değildir. Çünkü bazen geciken bir tedbir, yıllarca süren bir yargılamanın sonunda verilecek kararın etkisini ortadan kaldırabilir. Bir başka mesele de kamuoyunun bilgilendirilmesidir. Vatandaş soruşturmanın bütün gizli ayrıntılarını öğrenmek istemiyor. Ancak devletin meseleyi ciddiyetle takip ettiğini, gerekli tedbirlerin alındığını ve kimsenin korunmadığını görmek istiyor. İki kişinin mal varlığına tedbir konulması elbette bir gelişmedir. Ama bu gelişme, soruşturmanın bütün yönleriyle aydınlatıldığı anlamına gelmez. Ben hükümetin bu konularda çok daha kararlı bir duruş sergilemesini bekliyorum. Çünkü yolsuzluk ve sahtekârlık iddiaları yalnızca birkaç kişinin meselesi değildir. Bu tür olaylar devlet kurumlarına duyulan güveni de zedeler. Vatandaşın zihninde bir defa "Acaba birileri korunuyor mu?" sorusu oluştuğunda, bu şüpheyi ortadan kaldırmak kolay değildir. Üstelik mesele yalnızca suçluları cezalandırmak da değildir. Asıl mesele, böyle olayların tekrar yaşanmasını önleyecek bir denetim sistemi kurmaktır. Daha önce de söylediğim gibi, sivrisinekleri öldürmekle yetinir, bataklığı kurutmazsak aynı sorunlarla yeniden karşılaşırız. Bir soruşturma biter, başka bir skandal başlar. Birkaç kişi cezalandırılır, fakat sistemi istismar etmeye imkân veren boşluklar yerinde durur. Burada siyasi görüşümüzün de hiçbir önemi olmamalıdır. Kim hangi partiye yakınmış, kimin arkasında kim varmış, kimin makamı neymiş; bunların hiçbiri adaletin önüne geçmemelidir. Suç işleyen kim olursa olsun hukuk karşısında hesap vermelidir. Devlete ve millete sadakat, yanlış yapanları korumak değil, yanlışların üzerine cesaretle gitmektir. Ben ülkemin güçlü olmasını, devletimin saygınlığının korunmasını istiyorum. Bunun yolu da milletin vicdanını yaralayan iddiaların kararlılıkla araştırılmasından geçer. Adalet yalnızca mahkeme salonlarında verilen kararlardan ibaret değildir. Adalet, gerektiğinde zamanında alınan tedbirlerle de kendisini gösterir. Son sözüm şudur: Sayın yetkililer, vatandaş sizden mucize beklemiyor. Hızlı, tarafsız, kararlı ve şeffaf bir hukuk süreci bekliyor. Delilleri toplayın, para hareketlerini takip edin, mal kaçırılmasını önleyin ve suçlu kimse ortaya çıkarın. Unutmayın, adaletin gecikmesi yalnızca mağdurların değil, devlete güvenen milyonlarca insanın da vicdanını yaralar. Biz bu soruşturmanın kaplumbağa hızıyla değil, hukukun güvencesi altında ve kararlılıkla yürütülmesini istiyoruz. Çünkü suçtan elde edilen servet ortadan kaybolduktan sonra verilen adalet, mağdurun cebindeki boşluğu doldurmaya yetmeyebilir. Adalet gecikmesin, milletin güveni tükenmesin!
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23