• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

"Eli elinin üstünde.." Bu mutluluğa gıbta edilmez mi?

Yeniakit Publisher
2019-03-26 12:26:00 -
"Eli elinin üstünde.." Bu mutluluğa gıbta edilmez mi?

Nasıl edilmez.. Fakat kolay değil sevgi, saygı ve sabır gerekiyor...

Evlilikte sabır çok önemli. Ne de önemsiz ki, sabır, demeyiniz; evlilikteki önemi çok daha öne çıkıyor. Yoksa, kavga ve çatışmalar sıradanlaştığı, suçlama, şüphe, güvenin kaybı, atışmaların günlük hayatın bir parçası olduğu bir ortama giren çiftler sonuçta soluğu mahkeme koridorunda alıyor. "Dedim, dedi.."ler zihinde giderek daha büyük kurgular oluşturuyor, nefrete zemin hazırlıyor.

Güler yüz tatlı dil

Onun için taraflardan hiç değilse birinin sabırlı sakin olması bir vadede diğerini de ortak sorunlarını çözmede istekli olmaya çekebilir. Burada özen gösterilecek bir diğer nokta da ilk adımı karşısındakinden beklememek..

Sonra yıkıcı konuşma ve yıldırıcı davranışlardan vazgeçmek.

Her şeye rağmen somurtkan değil, mütebessim olmak.

Konuşma ortamı hazırlamak ve “anlat bakalım günün nasıl geçti?” diye tebessümle sohbet kapısı açmak, son derece basit bir fedakârlıktır ama bunun, eşiniz üzerindeki olumlu etkisi tahminlerinizin çok ilerisindedir.

Saldırgan üslûb, işyerinde, siyasette, arkadaşlıklarda olduğu kadar aile hayatında da getirisi olmayan bir konuşma tarzıdır.

Tebessüm, sizi yüzü sirke satan mahalle bakkalı gibi olmaktan kurtardığı gibi, tatlı dil de kiminle konuşuyorsanız onu kazanmanızı sağlayacaktır.

Eşinizin kendisini iyi hissetmesini sağlamak istiyorsanız, olumlu cümleler kurmanızdan daha sihirli bir formül yoktur:

"Bugün ne kadar güzel görünüyorsun..", " Bu sana çok yakıştı.." "Yemek de çok leziz.." demek dilinizi aşındırmaz.

Eh bunları söylerken göz temasından da kaçmayıp, mütebessim ışıltılı gözlerle, eşinizin gözlerine bakıyorsanız; mahkeme koridorları sizden uzaklaşıyor demektir.

Evliler daha çok yaşıyor

Boşanma oranları yükseldikçe en büyük zararı,  çocuklar görüyor. Büyük Britanya'da ailelerin %20’si, anne ve çocuktan (nadiren baba ve çocuk) oluşuyor. Doğan her üç bebekten biri ise evlilik dışı dünyaya geliyor. Bu çocukların yarısı babasız büyüyor. Amerikalı beyaz çocukların %30'unun anne babası ayrı yaşıyor. Siyâhîlerde ise bu oran %60'a çıkıyor. Bunun taklit edilecek neresi var?

Öte yandan; bazıları boşandıktan sonra daha mutlu bir evlilik yapacaklarını zannediyorlar. Bu zanlarının gerekçesi ise artık evllik tecrübesi sahibi olmaları. Oysa ikinci evliliklerin % 59’u boşanma ile sonuçlanıyor.

Durun bu kadar karamsar tablodan sonra kendi kendinize "En iyisi bekar kalmak.." diye düşünmeyin. İstatistiklere göre evli olanlar bekarlara oranla ortalama 5 yıl daha fazla yaşıyorlar.  Elbette vadeyi takdir Cenab-ı Hakk'ın. Sonuçta verdiğimiz rakam bir istatistik sonucu. Ancak dayanağı da güçlü: çünkü mutlu bir aile hayatı, insanların birbirine daha fazla özen göstermesine yol açıyor.

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23