• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

'Dünya cennetinin sahte ışıkları ve “eyvah” eşiği'

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
'Dünya cennetinin sahte ışıkları ve "eyvah" eşiği'

Fehmi Yağlı Mirat Haber'de yazdı: İnsanoğlunun yeryüzündeki serüveni, özünde tek bir büyük kırılma ile başladı.

Fehmi Yağlı Mirat Haber'de yazdı: İnsanoğlunun yeryüzündeki serüveni, özünde tek bir büyük kırılma ile başladı.

Habil ile Kabil’in, yani Kur’an’ın ifadesiyle “iki Ademoğlunun” kıssasıyla…

O günden bugüne ne sahne değişti ne de insan ruhunun o kadim çıkmazı. Hak ile batılın, doğru ile yanlışın mücadelesi insanlık tarihiyle yaşıt. Fakat bu mücadelenin gölgesinde büyüyen öyle bir hastalık var ki, çağlar geçse de hiç eskimiyor: Hakikatin yanında dururken bile cebinde şahsi menfaat pusulası taşımak.

Evet, tarihin her döneminde olduğu gibi bugün de herhangi bir beklentiye girmeksizin, doğrunun yanında yer almak ve hakkı tasdik etmek gerekirken; maalesef doğrudan yana görünmenin karşılığında gizli ya da açık bir “dünyalık” bekleme hali varlığını sürdürüyor. Yani insanoğlunun çoğunluğu yaratılışındaki o yüce potansiyeli unutup, doğrunun safında yer almayı bile bir ticaret masasına dönüştürebiliyor.


 

Peki, ne uğruna?

Manevi bir sınavı kaybetme pahasına, elde edilen geçici güçler, makamlar ve imkanlar uğruna. Kimileri bu dünyada kurdukları o küçük, bencil düzenlerle kendilerine adeta dünyevi birer cennet inşa ettiklerini sanıyorlar. Gücün sarhoşluğu, ellerindeki imkanların çokluğu gözlerini öyle bir boyuyor ki, bu illüzyonun hiç bitmeyeceğini sanıyorlar.

Ancak bu dünya, perdesi er ya da geç kapanacak olan bir tiyatro sahnesinden ibaret.

Asıl büyük uyanış, o kaçınılmaz eşik geçildiğinde, yani ölümden sonraki hayat başladığında yaşanacak. İşte o an, dünyada kendi elleriyle kurdukları o ihtişamlı “cennetlerin” aslında ne kadar zavallı, ne kadar sahte birer seraptan ibaret olduğu gerçeği tokat gibi patlayacak yüzlerinde. Dünyada işleyen o torpil mekanizmalarının, güç oyunlarının, menfaat ilişkilerinin ahirette hiçbir hükmünün olmadığını; aynı metot ve yöntemlerin orada sökmediğini anladıkları o ilk saniye, dudaklardan tek bir kelime dökülecek:


 

– Eyvah!

Fakat o gün, pişmanlığın para etmediği bir gün olacak. İlahi adaletin, mutlak hak ve hakikatin nasıl yalansız, dımdızlak tecelli ettiğini bizzat hücrelerine kadar hissedecekler. Ve ne acıdır ki, Allah’ın takdir ettiği o vakit gelene kadar, kendi elleriyle hazırladıkları o karanlık hal ve vaziyetin içinde kalmaktan başka hiçbir çareleri olmayacak.

Bugün aynaya bakıp kendimize sorma vaktidir: Biz hakkın yanında, sadece hak olduğu için mi duruyoruz, yoksa bu duruştan devşireceğimiz dünyalık faydaların hesabını mı yapıyoruz?

Unutmayalım; sahte cennetlerin sonu, ebedi bir “eyvah” çığlığıdır.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23