Diyarbakır anneleri: Hafta sonu evlerimizde hafta içi HDP önündeyiz
HDP Diyarbakır İl Binası önünde terör örgütü PKK tarafından kaçırılan evlatlarının yollarını gözleyen Diyarbakır anneleri, koronavirüs tedbirleri kapsamında nöbetlerini hafta sonları evde devam ettiriyor.
Hasan Eğrigöz Ankara
Koronavirüs tedbirleri kapsamında hafta sonu uygulanan sokağa çıkma yasağıyla oturma eylemine iki gün ara vererek evlerinde evlatlarının yolunu gözleyen acılı aileler, sokağa çıkma yasağının kalkmasıyla da HDP önüne giderek oturma eylemini sürdürüyor.
Evlatlarımızı bekliyoruz
Evlat nöbetindeki annelerden Sevdet Demir, PKK’lılarca dağa kaçırılan oğlu Fatih’in gittiğinden bu yana acılar içinde yaşamını sürdürdüğünü ve evlat nöbetiyle oğluna kavuşmak istediğini belirterek, şunları dile getirdi: “Yıllardır yaşadığımız acıya son vermek için burdayız. Virüs tedbirlerini aldık oturma eylemine devam ediyoruz. Oğlum çok merhametlidir, onu benden çalıp götürdüler. HDP oğlumu götürdü. Oğlum gelene kadar buradayım. İnsan evlat için düşmanının kapısına gidiyor. Oğlum ne haldedir kim bilir? Onu bizden kopardılar. Yıllardır çekmediğim acı kalmadı. Artık oğlumu onların elinden almak için herşeyi yapacağım. Devletimize güveniyoruz. Buradaki anneler kararlı. Evlatlarımıza kavuşmadan bir yere ayrılmayacağız.”
Terör örgütünce kaçırılan oğlu Özkan’a kavuşma ümidiyle evlat nöbetinin ilk gününden beri HDP önünde bekleyen acılı babalardan Süleyman Aydın da şunları ifade etti:
Vicdansız HDP sesimize kulak ver!
“Sokağa çıkma yasağı kararına uyarak 2 gün boyunca evlat nöbetimizi evlerimizde sürdürdük. Biz kandırılan, kaçırılan evlatlarımız için bir yola çıktık ve bundan asla geri dönmeyeceğiz. Hafta sonu evimizde, hafta içi de HDP önünde eylemdeyiz. Mücadelemiz çocuklarımıza kavuşuncaya kadar sürecek. HDP milletvekillerine sesleniyorum; biz bu evlat hasretiyle yanıp tutuşurken, yıllardır görmediğimiz evlatlarımızın yolunu gözlerken, siz nasıl da kendi çocuklarınızın yüzüne bakabiliyorsunuz? Hiç mi vicdanınız sızlamıyor? Eğer biraz vicdanınız kaldıysa çadırın önüne gelirsiniz, bize destek verir ve çocuklarımızı PKK’dan istersiniz. Eğer söylediğiniz gibi Kürtleri temsil ediyorsanız, gelin Kürtlere sahip çıkın.”
