Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'tan din görevlilerine 'sosyal medya' çağrısı
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, din görevlilerine sosyal medya çağrısı yaparak, "Peygamberimiz insanlara dini mübini İslam'ı anlatmak, öğretmek ve kurtuluşa ulaşmalarına vesile olmak için gece gündüz demeden nasıl koştu ise biz de onun varisleri olarak koşalım." dedi.
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, din görevlilerine seslenerek, "Sosyal medyayı ve dijital ortamları da düzenli kullanarak bıkmadan, usanmadan vaaz, irşad ve eğitim faaliyetlerimize devam edelim." ifadelerini kullandı.
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla din görevlilerine seslendi.
Din görevlilerine sosyal medya çağrısı
Görüntülü bir mesaj paylaşan Ali Erbaş, din görevlilerinin sosyal medyayı “bıkmadan, usanmadan düzenli olarak” kullanması gerektiğini altını çizdi. Erbaş konuşmasında “Özellikle çocuklar, gençler, aileler başta olmak üzere toplumun tüm kesimlerinin bizlere her açıdan ihtiyacı olduğu bu salgın hastalık günlerinde sosyal medyayı ve dijital ortamları da düzenli kullanarak bıkmadan, usanmadan vaaz, irşad ve eğitim faaliyetlerimize devam edelim" dedi.
Bu asrın imtihanının çok ağır olduğunu dile getiren Prof. Dr. Ali Erbaş, "İnsanlığın bu imtihanı kazanmasında payımız olsun. Bunun için vazifemize olan bağlılığımızı, aşkımızı, heyecanımızı, samimiyetimizi hep canlı tutalım" diye konuştu.
Erbaş’ın açıklaması şöyle:
Peygamberimiz insanlara dini mübini İslam'ı anlatmak, öğretmek ve kurtuluşa ulaşmalarına vesile olmak için gece gündüz demeden nasıl koştu ise biz de onun varisleri olarak koşalım. Özellikle çocuklar, gençler, aileler başta olmak üzere toplumun tüm kesimlerinin bizlere her açıdan ihtiyacı olduğu bu salgın hastalık günlerinde sosyal medyayı ve dijital ortamları da düzenli kullanarak bıkmadan, usanmadan vaaz, irşad ve eğitim faaliyetlerimize devam edelim.
Şükrümüzü gayretimizle ve çalışmalarımızla gösterelim. Aksi halde, yani bu vazifenin hakkını vermez isek hem dünyada hem de ahirette hesabı ve azabı ağır olur. Allah Rasulü'nün bize bıraktığı iki emanet olan Kur’an ve sünnet rehberliğinde iyiliği emrederek ve kötülükten menederek hayra çağıralım.
Öyle çalışalım ki, sorumlu olduğumuz kimselere 'Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?' diye sorduğumuzda tıpkı ashab-ı kiramın Peygamberimize cevabı gibi muhatap kitlemizden 'Vazifeni hakkıyla yerine getirdin diye şehadet ederiz hocam' cevabını alabilelim ve biz de imtihanı kazanabilelim.”