• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Cemal Toptancı: Kürtlere en büyük zararı harf devrimi verdi

Yeniakit Publisher
2018-07-03 15:25:00 - 2018-07-03 15:37:26

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Cemal Toptancı: Kürtlere en büyük zararı harf devrimi verdi

Kürtlerin medeniyet anlayışına en büyük zararı Harf Devriminin verdiğini söyleyen yazar Cemal Toptancı, Türk Marksist ve solcuları ile Kürt feodallerinin Kürtler üzerinden rant devşirdiğini söyledi.

Tek parti döneminin en dikkat çeken devrimlerinden biri kabul edilen 'Harf devrimi' üzerinden onlarca yıl geçmesine rağmen tartışılmaya devam ediyor.

Baran Dergisi'nden Cumali Dalkılıç'a konuşan araştırmacı-yazar Cemal Toptancı, ''Türkiye 95 yıllık sistemi içinde yaptığı alfabesindeki harf değişimiyle içlerinde en zararda olan Kürdlerin yaşadığı coğrafyadır. Eğitimini İslam alfabesiyle yapmayan Latin alfabesiyle yapan Kürdleri Kuran kültürüyle tanış kılan Kürd medreseleri olmuştur. Cumhuriyetin kuruluşu ardından bütün komşu coğrafyası Arap alfabesiyle yazıp okurken, Türkiyeli Müslüman Kürdler bu zenginlikten mahrum bırakılmıştır.'' dedi.

''DEVLET RADİKAL DAVRANMALI''

Kürt gençlerinin son yıllarda büyük bir savrulma yaşadığı görüşünü dile getiren Toptancı, ''Şamanist Türkleri örnek alan Ergenekon misali, genç nesil Kürdlere mitolojik efsanelerle Kawaları gündeme taşımak faydadan çok zarar verici olur. Zira bu tarih bilinci genç Kürd nesli açısından ümmet kültürü şuurunu yerleştirmez, bilakis onda tarih bilincine yönelik yapacağı bir ihanet olur'' değerlendirmesinde bulundu.

Toptancı, ''Kürdlerin Müslüman bir halk olmalarından dolayı, son iki yüz yıldır çektikleri acı çilelerinin kökeninde, onları inançlarından dönüştürmek amaçlı sinsi bir planın uygulandığını tarih bilincimizle bilmekte ve görmekteyiz. Kemalizm’in 60 yıl başaramadığı seküler dayatmada, Kürd Kemalizm’inin ateist Türk soluyla beraber inşa edildiğine tanığım. Bu vesileyle günümüz terör örgütlerinden, PKK’nin kuruculuğuna görevlendirilen Öcalan’ın da, Kürd Kemalizm’ine ateist Türk solu aktörlerince (zamanın CIA vesayetindeki MİT ve Pentagon vesayetindeki TSK’ca seroq (başkan) seçildiğini hep birlikte gördük. Meseleyi Kürd kimliği ve bağımsızlığı üzerinde inşa ettikleri iddiasında bulundularsa da nihai hedeflerinde bağımsız bir Kürdistan emellerinin olmadığı zamanla ifşa oldu. Özellikle bölgede 1999 yılında başlayan seküler Kürd siyasalının yerel yönetimlerdeki hâkimiyetleri, Müslüman Kürd gençlerinin namus inanç ve değer yargılarının tahrip edilmesine vesile olarak onları dönüştürmüş oldu. Özellikle 35 yaş altı günümüz Kürd neslinin ahlaki açıdan oldukça değişime uğradığını söylemeliyim. Bu durumun öze dönüşü oldukça iddialı bir süreci ve bu konuda sağlıklı bir rehabilitasyonu gerektirir inancındayım'' görüşünü dile getirdi.

''DEVLETİN GEÇMİŞ KİRLİ AKLI ÖCALAN'I 'KÜRT KEMAL'İ OLARAK DAYATTI''

''Öcalan Nairobi’de gözleri bağlı olarak Türkiye’ye teslim eden Amerika, terörist olarak yargılanan Öcalan’a koskoca bir adayı tahsis ettirerek zamanın kirli devlet aklının aktörlerine onun için “siyasi mahkûm” statüsü vermekle her şey başladı. Öcalan’ı Müslüman Kürdler içinde dönüştürerek sekülerleştirdiği kitlelerine ‘Kürd Kemal’i olarak dayatan bu devletin geçmiş kirli aklı olmuştur.'' diyen Toptancı, ''Öcalan’ın liderliğine yine son veren Öcalan’ı Türkiye’ye teslim eden ABD’dir. Çözüm sürecinin devamından ve Türkiye’nin huzurundan rahatsız olan ABD, 28 Ekim 2013 tarihinde Washington DC’de 1 günlük yapılan 'Kürdlerin Ortadoğu’da Yeni Rolü' adını verdiği Konferansta Öcalan’ın liderliğine son verdiğini bu etkinliğe katılan Selahattin Demirtaş’a bizzat dikte ederek sonu çukur siyasetiyle biten “Çözüm Süreci”’ne son verdirmiştir. Bölgede PKK’yi güçlü kılan neden elbette ki, bölgenin uzun zaman yaşadığı kaotik ortam ve yaşanılan olumsuz gelişmeler olmuştur.'' diye konuştu.

''ATEİST MARKSİST TÜRK SOLCULARI İLE KÜRT FEODALLERİ RANT DEVŞİRİYOR...''

Toptancı, Türk Marksist ve solcuları ile Kürt feodallerinin Kürtler üzerinden rant devşirdiğini dile getirerek, ''Kürdlerin huzur ve refah içinde yaşamalarını istemeyen ve engelleyen iki kesim, ne yazık ki Kürdler üzerinden rant devşirmek ve siyasal arenada güç sahibi olmak için adeta yarış içindedir. Bunlardan ilki ateist ve Marksist Türk solcuları ile siyasallaşmış Kürd feodalitesidir. Bu tespitimi siyaset sosyolojisi açısından değerlendiriyor ve iddia ediyorum. Ateist ve Marksist Türk solunun özellikle 1990’lı yıllarda başlayan Kürd siyasal hareketini kendi insiyatifine alması ve onun sırtından Türkiye siyasetinde yer edinmesi, Kürd etnikçi yapıyı tamamıyla devşirmiş ve Kürd etnisitesinin özü olan inanç kültüründen onu uzaklaştırarak tamamıyla dış güçlere angaje etmede görev üstlenmiştir. Siyasal Kürd Feodalizmine gelince, pragmatist hayat anlayışıyla, geçmişten günümüze yoksul ve mazlum Kürd halkı üzerinde burjuvazi hayat anlayışını idame ettirmek üzere, seküler Kürd siyasal kanadı HDP’ye şirin görünme ve onun tahrip ettiği değer yargılarını görmemezlikten gelmiştir. Şeyhler, beyler ve ağalar bu konuda seküler Kürd siyasal hareketi olan HDP’ye de bu vesileyle kol kanat germişlerdir. 

''EN BÜYÜK ZARARI HARF DEVRİMİ VERDİ''

Kürtlerin medeniyet anlayışına en büyük zararı 1928'deki 'Harf Devrimi'nin verdiğini söyleyen Toptancı, şunları kaydetti:

''Türkiye, Suriye, Irak ve İran dört parçalı coğrafyanın bize anlattıkları oldukça farklılık arz eder. İnanç kültürü açısından, Türkiye 95 yıllık sistemi içinde yaptığı alfabesindeki harf değişimiyle içlerinde en zararda olan Kürdlerin yaşadığı coğrafyadır. Eğitimini İslam alfabesiyle yapmayan Latin alfabesiyle yapan Kürdleri Kuran kültürüyle tanış kılan Kürd medreseleri olmuştur. Cumhuriyetin kuruluşu ardından bütün komşu coğrafyası Arap alfabesiyle yazıp okurken, Türkiyeli Müslüman Kürdler bu zenginlikten mahrum bırakılmıştır. Bugün hâlâ bölgede yaşayan medreselerimizin geçmişin bütün zulüm ve istibdat tasarruflarına rağmen ayakta kalması Türkiyeli Kürdlerin İslam’a verdikleri önem ve Müslüman bir halk olarak kalış arzularından tebarüz eder. Son yıllarda Ak Parti hükümetlerinin Kürdçe eğitimle yaptığı açılımlarda unuttukları çok önemli bir hususu zaman zaman medyada da dile getirmişimdir. Zira Kürdçe eğitim için ülkemizin kullandığı Latin harflerinden yasak olan; Q, W ve X gibi harflerin serbest bırakılması oldu. Aslında en büyük hizmet burada 1100 yıldan beri Arap alfabesiyle eğitim yapan Kürd halkına bu süreçte eğitimin Arap alfabesiyle yapılabilir olmasına verilecek hak olacaktı. Bu vesileyle de Kuran’la tanış olacak yeni nesil Kürd genci terörün sarmalında mahkûm kalmayacaktı, Ne yazık ki, tüm bu demokratik hakların güzellikleri yanında böylesi eksiklikler de oldu. Türkiyeli Kürdleri diğer komşu ülkelerindeki Kürdlerden farklı kılan en önemli faktör coğrafya olarak yaşadığımız ülkenin her yerinde yaşama imkânımız olmuştur. Burada ki faktörlerden biri farklı etnik yapılarla olan kan bağlılığının yani evliliklerin oldukça yaygın olması gibi, sosyoekonomik dinamiklerde burada değişik coğrafyalarda yaşama kolaylığını birlikte getirmiştir. Mesela Kürd zenginlerinin yatırımlarını daha çok batı metropollerine kaydırmaları buna en güzel cevaptır. Kemalist ulus-devlet anlayışının günümüze kadar devam edegelen, kimlik inkârı yanında dile getirilen yasak uygulamalara da son verilmiştir. Cumhurbaşkanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ın şahsında 5 Ağustos 2005’teki Diyarbekir’deki konuşmalarıyla başlayan demokratik süreç, bu konuda oldukça devrim sayılan tasarruflara meydan vermiş ve sadece Türkiyeli Kürdler açısından değil tüm farklılıklar açısından birer demokratik hak olarak tanınmıştır. Suriye ve Irak yönetimleri olan Arap Milliyetçiliği (Baas) yönetimlerinin yakın tarihimizde yaşattığı zulüm ve acılar günümüzde hala devam etmektedir. İran’ın mevcut yönetiminin de ülkemizde olduğu kadar kendi Kürdlerine baktığını söylememiz mümkün değildir.''

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23