Boğaziçi Üniversitesi mezunlarının Cumhurbaşkanı’na yönelik kaleme aldığı bildiri kamuoyunda tartışma başlatırken, konuya ilişkin en sert tepki Avukat Yaşar Baş’tan geldi. Baş, yayımlanan metnin “ifade özgürlüğü sınırlarını aşan, doğrudan devletin egemenliğini hedef alan bir yaklaşım” içerdiğini savundu.
Boğaziçi Üniversitesi mezunlarının Cumhurbaşkanı’na yönelik kaleme aldığı bildiri kamuoyunda tartışma başlatırken, konuya ilişkin en sert tepki Avukat Yaşar Baş’tan geldi. Baş, yayımlanan metnin “ifade özgürlüğü sınırlarını aşan, doğrudan devletin egemenliğini hedef alan bir yaklaşım” içerdiğini savundu.
“Cumhurbaşkanına ‘fetih’ iması devletin egemenliğine saldırıdır”
Kendilerini “Boğaziçi Üniversitesi mezunları” olarak tanımlayan bir grubun yayımladığı bildiride, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın üniversiteye ziyareti “fethetme arzusu” ifadesiyle nitelendirildi. Metinde ayrıca üniversitenin “ilke ve değerlerinin yok edilemeyeceği” vurgulandı.
Avukat Yaşar Baş ise söz konusu ifadelerin masum bir eleştiri olmadığını belirterek, “Devlet üniversitesine, bu ülkenin Cumhurbaşkanının ziyaretini ‘fethetme’ kavramıyla nitelemek açık bir zihniyet sorunudur. Cumhurbaşkanları devletlerin egemenlik sembolleridir. Bu devletin egemenliğini temsil eden Cumhurbaşkanının ülkenin herhangi bir noktasına girişine itiraz etmek, doğrudan devletin egemenliğine yapılmış açık bir saldırıdır” ifadelerini kullandı.
“Almanya’da olsa kimse geceyi evinde geçiremezdi”
Baş, benzer bir metnin Avrupa’da yayımlanması durumunda çok daha ağır sonuçlar doğuracağını iddia ederek, “Bu tür bir bildiri örneğin Almanya’da yayımlansa, altına imza atan hiç kimse geceyi evinde geçiremezdi” değerlendirmesinde bulundu.
Cumhurbaşkanlığı makamının siyasi tartışmaların ötesinde devletin birliği ve egemenliğinin sembolü olduğunu vurgulayan Baş, kullanılan “fetih” ifadesinin bilinçli bir provokasyon olduğunu savundu.
“Geçmişte sessiz protestoya tahammül göstermeyenler…”
Yaşar Baş açıklamasında ayrıca, eski Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer döneminde yaşanan bir rektör ataması tartışmasını da hatırlattı. Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde yapılan atamaya yönelik sessiz bir protestoda bulunan 114 öğretim üyesine yönelik sert tepkileri anımsatan Baş, “Sadece Atatürk anıtına çelenk bırakan akademisyenlere yapılan muameleyi ‘denize dökme’ kavramıyla ifade edenlerin bugün ‘fetih’ söylemi üzerinden mağduriyet üretmesi kabul edilemez” dedi.
“Haddinizi bilin”
Baş, bildiriyi kaleme alanlara sert sözlerle seslenerek, “Bu devletin üniversitesine bu devletin Cumhurbaşkanının ziyareti ‘fetih’ olarak görülüyorsa, o zaman asıl sorunlu olan bu zihniyettir. Devletin meşru Cumhurbaşkanını işgalci gibi göstermek hadsizliktir” ifadelerini kullandı.
Kamuoyunda tartışma sürerken, bildirinin ifade özgürlüğü kapsamında mı yoksa devlet kurumlarına yönelik bir hakaret niteliğinde mi olduğu yönündeki değerlendirmelerin önümüzdeki günlerde de devam etmesi bekleniyor.