• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Batılı ülkelerden İsrail’e ortak bildiri: Derhal geri çekin!

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Batılı ülkelerden İsrail’e ortak bildiri: Derhal geri çekin!

İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Kanada, Hollanda ve Norveç, İsrail’in işgal altındaki Kudüs ile Batı Şeria arasındaki Filistin topraklarının bütünlüğünü tehdit eden E1 projesi kapsamında 1234 yeni konut için ihale açmasına ortak bildiriyle tepki gösterdi. 7 ülke, İsrail hükümetine planları “derhal geri çekme” çağrısında bulundu.

İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarındaki yasa dışı yerleşimleri genişletme adımlarına Batılı ülkelerden ortak tepki geldi.

İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Kanada, Hollanda ve Norveç tarafından yayımlanan ortak açıklamada, İsrail hükümetinin E1 yerleşim projesi kapsamında 1234 yeni konutun inşası için ihale yayımlamasının “kabul edilemez” olduğu belirtildi.


7 ülkeden İsrail’e ortak tepki

Ortak açıklamada, uluslararası toplumun E1 projesi kapsamındaki yerleşim genişlemesine uzun süredir karşı çıktığı hatırlatıldı.

Açıklamada, “İsrail hükümetinin E1 yerleşim projesi için inşaat ihaleleri yayımlama kararı kabul edilemez” denildi.

E1 projesinin hayata geçirilmesinin Batı Şeria'nın coğrafi bütünlüğünü ciddi biçimde etkileyeceğine dikkat çekilen açıklamada, projenin Filistin topraklarını bölerek iki devletli çözüm ihtimalini daha da zayıflatacağı vurgulandı.


“Planları derhal geri çekin”

7 ülke, İsrail hükümetine doğrudan çağrıda bulunarak E1 kapsamındaki planların geri çekilmesini istedi.

Ortak açıklamada, “İsrail hükümetine bu planları derhal geri çekmesi ve Batı Şeria'daki yerleşim genişlemesini sona erdirmesi çağrısında bulunuyoruz” ifadelerine yer verildi.

İsrail’in Batı Şeria'daki yerleşimlerinin uluslararası hukuka aykırı olduğu belirtilirken, bunun Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından da teyit edilen uluslararası toplumun tutumu olduğu hatırlatıldı.


İsrail’e “uluslararası konumun zayıflar” uyarısı

Batı Şeria'da Filistinlilere yönelik yerleşimci şiddetinin ciddi boyutlara ulaştığı ve Filistin ekonomisine ağır kısıtlamalar uygulandığı bir dönemde alınan kararın endişeleri artırdığı kaydedildi.

7 ülke, E1 projesinin yalnızca barış ihtimalini zayıflatmayacağını, İsrail’in uluslararası konumuna da zarar vereceğini bildirdi.

Açıklamada ayrıca şirketlere de dikkat çeken bir uyarı yapılarak E1 kapsamındaki inşaat ihalelerine teklif vermemeleri istendi. Şirketlerin uluslararası hukukun ciddi ihlallerine dahil olma riskiyle birlikte hukuki ve itibari sonuçlarla karşılaşabileceği belirtildi.

E1 projesi Filistin topraklarını parçalayacak

E1 projesi, işgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Maale Adumim Yahudi yerleşimi ile Kudüs arasındaki bölgede yeni yerleşim alanlarının oluşturulmasını öngörüyor.

Proje kapsamında 1999 yılında yaklaşık 12 bin dönüm Filistin toprağına el konulurken, bölgede 4 binden fazla yasa dışı konut ile çeşitli yapıların inşa edilmesi planlandı.

E1'in hayata geçirilmesi halinde işgal altındaki Doğu Kudüs ile Batı Şeria arasındaki Filistin bağlantısının ciddi ölçüde kesilmesinden endişe ediliyor. Projenin Batı Şeria'nın kuzeyi ile güneyi arasındaki coğrafi sürekliliğe de ağır darbe vuracağı belirtiliyor.

İsrail yönetimi, daha önce ABD yönetimlerinin baskısıyla uzun süre dondurulan E1 projesini yeniden gündeme taşımış, Netanyahu hükümeti projeyi Eylül 2025'te onaylamıştı.

Son olarak İsrail hükümeti, proje kapsamında 1234 konutluk ilk inşaat ihalesini yayımladı. Bu adımın ardından 7 Batılı ülkeden ortak tepki geldi.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

Batı'nın Güvenilmez Diplomasisi: Genel Tepkilerin Gazını Alma Sanatı! Uluslararası ilişkiler sahnesi, güç dengelerinin ve stratejik çıkarların insani değerlerin önüne geçtiği, riyakarlığın diplomasi adı altında meşrulaştırıldığı bir arena haline gelmiştir. Bunun en somut ve kan donduran örneği, on yıllardır süregelen Filistin işgalidir. Batılı devletlerin her yeni işgal hamlesinde attığı diplomatik nutuklar, sahada dökülen kanı durdurmadığı gibi, statükonun korunmasına hizmet eden birer işlevsel araca dönüşmüştür. Son olarak İsrail’in E1 projesi kapsamında yeni konut ihaleleri açmasına karşı yedi Batılı ülkenin yayınladığı "derhal geri çekin" bildirisi, bu içi boş tiyatronun son perdesinden başka bir şey değildir. İngiltere, Fransa, Almanya gibi küresel aktörlerin imzaladığı kınama metinleri, aslında adaleti sağlama gayesi taşımamaktadır. Bu bildirilerin yegane amacı, kendi iç kamuoylarında yükselen insani tepkileri yatıştırmak ve yükselen gazı almaktır. Bir yandan "uluslararası hukuk" ve "toprak bütünlüğü" savunuculuğu yapılırken, diğer yandan İsrail’e milyarlarca dolarlık askeri yardım, teknolojik destek ve diplomatik koruma kalkanı sağlanmaya devam edilmektedir. Ekonomik veya askeri hiçbir yaptırımla, hiçbir somut ambargoyla desteklenmeyen her sözlü uyarı, aslında işgalci güce verilmiş gizli bir onay ve "bize yakalanmadan devam edebilirsin" mesajıdır. Batı'nın bu konudaki samimiyetsizliği, artık örtülemez bir riyakarlık boyutuna ulaşmıştır. Madalyonun diğer yüzünde ise İslam dünyasının içine düştüğü derin uykunun ve zilletin tablosu yer almaktadır. Coğrafi ve kültürel olarak Filistin’e en yakın olması gereken birçok devlet, kendi tahtlarını koruma ve Batı ile ilişkilerini bozmama kaygısıyla tam bir eylemsizlik içindedir. Bu derin sessizlik ve dağınıklık ortamında, samimiyet testinden geçebilen tek aktör Türkiye olmuştur. Türkiye, süreci sadece kürsü nutuklarıyla geçiştirmemiş; ticari ilişkileri kesmekten uluslararası adalet mekanizmalarını harekete geçirmeye kadar somut ve can acıtıcı adımlar atmıştır. İslam dünyasının geri kalanının sadece izlemekle yetindiği bu zulme karşı Türkiye, insani ve ahlaki sorumluluğu tek başına omuzlayan bir irade sergilemektedir. Sonuç olarak, uluslararası hukukun bittiği, gücü elinde bulunduranın borusunun öttüğü bir küresel düzenle karşı karşıyayız. Batı’nın samimiyetsiz kağıt parçaları ve İslam dünyasının korkak ataleti, Filistin halkının yalnızlığını daha da derinleştirmektedir. Şurası nettir ki; işgali durduracak olan şey diplomatik ricalar değil, Türkiye'nin ortaya koyduğu gibi somut, kararlı ve caydırıcı yaptırımlardır. Bu adımlar atılmadığı müddetçe, yayınlanan her bildiri tarihin utanç sayfalarında birer sahtekarlık vesikası olarak kalmaya mahkumdur.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23