Murat Alan’dan çifte standart çıkışı: Gökçek’in çocukları adliyeye gitti, onlar nerede?
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Akit Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Murat Alan, bugünkü köşe yazısında Melih Gökçek ve ailesi hakkındaki soruşturma ile Bülent Tezcan’ın kızı ve damadının şüpheli olduğu dosyaya yönelik medya tutumunu karşılaştırdı. Alan, Gökçek ailesinin ifade vermek üzere adliyeye gittiğini hatırlatarak, “Aynı standart, aynı adalet, aynı medya hassasiyeti nerede?” diye sordu.
Akit Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Murat Alan, bugünkü köşe yazısında yargıya intikal eden iki ayrı soruşturma üzerinden medyadaki çifte standart tartışmasını gündeme taşıdı.
Alan, Melih Gökçek hakkındaki iddiaların araştırılması gerektiğini belirtirken, Gökçek ailesinin yargıdan kaçmadığına dikkat çekti. Buna karşılık Yeni Parti Aydın Milletvekili Bülent Tezcan'ın kızı Ezgi Tezcan Yaşar ve damadı Umut Yaşar'ın durumunun aynı medya kuruluşları tarafından yeterince sorgulanmadığını yazdı.
ALAN: HAKKI TESLİM EDELİM
Yazısına Melih Gökçek'e ilişkin değerlendirmeleriyle başlayan Murat Alan, Gökçek'i Ankara'nın gelmiş geçmiş en başarılı belediye başkanı olarak gördüğünü ifade etti.
Gökçek'in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a karşı siyasi tutumunda çizgisini değiştirmediğini ve özellikle Gezi olayları gibi kritik dönemlerde Erdoğan'ın yanında durduğunu belirten Alan, bununla birlikte hakkındaki suçlamaların yargı tarafından araştırılmasına karşı olmadığını vurguladı.
Alan, iddiaların iftira olduğuna inansa dahi “yargı soruşturmalı” yaklaşımını benimsediğini kaydetti.
“GÖKÇEK GELDİ, ÇOCUKLARINI DA GETİRTTİ”
Alan'ın yazısında dikkat çektiği başlıklardan biri Gökçek ailesinin Ankara Adliyesi'nde verdiği ifadeler oldu.
Murat Ağırel'in gündeme taşıdığı iddiaların ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının başlattığı soruşturma kapsamında Melih Gökçek'in 4 Eylül'de ifade verdiğini hatırlatan Alan, Gökçek'in oğlu Ahmet Gökçek ile gelini Hülya Gökçek'in de 7 Eylül'de şüpheli sıfatıyla adliyeye gittiğini aktardı.
Yaklaşık 5 saat süren işlemlerin ardından Ahmet ve Hülya Gökçek'in yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldığını belirten Alan, soruşturmanın sonucunun beklenmesi gerektiğinin altını çizdi.
Alan, bu konudaki yaklaşımını, “Aklanırlarsa başımızın üstünde yeri var hepsinin. Yok suçlularsa cezasını çeksinler” sözleriyle ortaya koydu.
“ŞİMDİ SAMİMİYET TESTİ”
Yazısının devamında odağını Bülent Tezcan'ın ailesine çeviren Alan, Kuşadası Belediyesi'ne yönelik rüşvet ve irtikap soruşturmasında Tezcan'ın kızı avukat Ezgi Tezcan Yaşar ile damadı avukat Umut Yaşar'ın da şüpheliler arasında bulunduğunu aktardı.
Alan, Ağustos 2026'daki operasyon kapsamında iki isim hakkında gözaltı kararı verildiğini, Bülent Tezcan'ın ise o dönemde kızının ve damadının kısa süre içerisinde döneceğini söylediğini hatırlattı.
Aradan geçen süreye işaret eden Alan, şu soruyu yöneltti:
“Oldu Eylül… Geçti bir aydan fazla. Hâlâ bitmedi tatil!? Neredeler?”
MEDYAYA “NEDEN SORMUYORSUNUZ?” TEPKİSİ
Murat Alan'ın asıl eleştirisi ise iki soruşturmaya yönelik medya ilgisindeki farklılık üzerine yoğunlaştı.
Gökçek ailesiyle ilgili gelişmelerin yakından takip edildiğini belirten Alan, aynı medya çevrelerinin Bülent Tezcan'ın kızının ve damadının durumunu neden gündemde tutmadığını sorguladı.
Alan, Gökçek'in çocuklarının adliyeye giderek ifade verdiğini hatırlatırken, Tezcan ailesi konusunda benzer soruların yöneltilmediğini ifade etti.
“MEVZU BÜLENT TEZCAN'IN KIZI DEĞİL”
Alan, yazısının sonunda eleştirisinin doğrudan Ezgi Tezcan Yaşar'ın suçlu ilan edilmesi şeklinde anlaşılmaması gerektiğini özellikle belirtti.
Kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmayan kişilerin masumiyet karinesinden yararlanması gerektiğini vurgulayan Alan, tartışmanın merkezine medyanın kullandığı farklı ölçüleri yerleştirdi.
Alan şu ifadelerle iki tabloyu karşılaştırdı:
“Bir tarafta ‘hesap vereceğiz, kaçmayız’ deyip adliyeye gelenler; diğer tarafta ‘en kısa sürede döneceğiz’ deyip hâlâ ortada olmayanlar. Aynı standart, aynı adalet, aynı medya hassasiyeti nerede?”
Akit Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Murat Alan, yazısını iddiaların araştırılması gerektiğini ancak siyasi veya ideolojik yakınlığa göre farklı standart uygulanmasına göz yumulmaması gerektiğini belirterek tamamladı.
MURAT ALAN'IN YAZISININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN >>>



