• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

29 yıldır kanayan yara: Başbağlar

Başbağlar katliamının, Madımak’a misilleme olarak ve hiçbir suçu olmayan insanlara karşı yapıldığını belirten Muhtar Ali Akarpınar, “33 ailenin ocağı söndü. 30’dan fazla dul kadın, talebeler İstanbul’a yetim olarak yakınlarının yanına gitti. Köy yıllarca boş kaldı” diyerek, yaşanan dramı dile getirdi.

Yeniakit Publisher
2022-07-04 09:17:00 -
29 yıldır kanayan yara: Başbağlar

Türkiye’nin yaşadığı en büyük acılardan birisi Başbağlar Katliamı. Karanlık odaklar tarafından ülkemizi karıştırmak için haince planlanan saldırıda ocaklar söndü canlarımız yandı. Büyük acının 29. yılında katliamın bütün ayrıntılarını ve hukuki süreçte gelinen son durumu meşum olayın tanıklarından Başbağlar Muhtarı Ali Akarpınar ile konuştuk.

Başbağlar katliamından yaralı olarak kurtulduğunuzu biliyoruz. Öncelikle okuyucularımız için kendinizi kısaca tanıtır mısınız?

Ali Akarpınar, Başbağlar Köyü muhtarıyım. Öncelikle size teşekkür ediyorum. Her zaman yanımızda duran Akit gazetesi çalışanlarına şükranlarımı iletiyorum. Başbağlar Köyü 5 Temmuz 1993 yılında büyük bir katliam yaşadı. O katliamdan yaralı olarak kurtuldum. Bu yıl 29. senesi oldu. 29 yıldır o acıyı içimizde yaşıyoruz.

Efendim, katliam başlamadan önce köyde neler yaşandı? Katliam olacağına dair herhangi bir belirti var mıydı? Tehdit falan almış mıydınız?

Bizim öyle bir beklentimiz yoktu. Çünkü hedef olabilecek bir konumda değildik. Bizde korucu bile yoktu. Nüfusun geneli köyde yaşlı olarak ikamet ediyordu. Ortalama yaş 50’nin üzerindeydi. Günlerden pazartesiydi. Akşama kadar öyle herhangi bir duyum almadık.

Teröristlerle ilk karşılaşmanız nasıl oldu? Terörist grubu kaç kişiden oluşmaktaydı?

Akşam namazından sonra terör grubu gelip bizi camiden aldılar. Bizi ayrı bir grup olarak başka bir yere götürdüler. Köyün çıkışında büyükbaş hayvanların toplanıp dağıldığı yere götürdüler. Şu anda oraya bir anıt yapıldı. Akşam olduğu için kaç kişi olduklarını tam olarak bilemiyoruz. Büyük bölümünü camiden aldılar. Nüfus yaşlı olduğu için çoğunluk camideydi.

Camideki herkesi mi götürdüler?

İki tane yürüyemeyen yaşlıyı bıraktılar. Birisi rahmetli babamdı.

Aynı anda kadınları da mı toplamışlar?

Bayanları da ayrı bir noktaya toplamışlar. Onlardan haberimiz yok.

Sizi topladıktan sonra herhangi bir propaganda yaptılar mı? Propaganda yaparken Sivas’a değindiler mi? Başka ne dediler?

Bizi aldılar toplantı yapacağız dediler. Örgüt propagandasını yapmaya başladılar. Takriben yarım saatten fazla örgüt propagandasını yaptılar.

Örgüt propagandasında genelde Sivas ve Dersim olaylarından itibaren alıp, -onların ifadeleriyle- “TSK katliamcıdır. Buralar artık Kürdistan. Burada yaşamak istiyorsanız bizim kurallarımıza uyacaksınız vs.” diyorlardı. Hâlâ düşünüyorum vuracağı insandan gelecek ile ilgili ne bekler? Bizi; yaşamak için kurallarınıza uymamızı istiyorsunuz, üstüne neden bizi katlediyorsunuz? 29 senedir bu konu hâlâ aklımda.

İnsanları toplarken köyde herhangi bir talan yapmışlar mı?

Büyük bir grup köyde talan yapmış. Bahçelerdeki ekinleri toplamışlar. Yangın çıkarmış ve kadınların ziynet eşyalarını almışlar.

Terörist grup size ateş açmaya ne zaman başladı?

Yangın çıkardıktan sonra o an bizim bulunduğumuz yere, köydeki duman gözüktü. Üstüne birkaç el silah sesi gelince, bizim üzerimize yaylım ateşi yapmaya başladılar.

Daha sonradan jandarmanın bize bildirdiğine göre beş yüzden fazla boş kovan toplanmış. Hâlâ bacağımda bir tane keleş mermisi taşırım. Oraya da iki tane bildiri bırakmışlar, daha önceden yazıldığı belli olan. El yazması ile çok düzgün bir şekilde yazılmış. A harfinin inceltmesini dahi koymuşlardı.

Olay emniyete nasıl intikal etti? Emniyetin katliamdan nasıl haberi oluyor? Emniyet köye ne zaman ulaştı?

Tabii, olay sabah emniyete intikal ediyor. O zamanlar köprü de yoktu. Ne zaman haber verildi o konuda bir bilgimiz yok. Bizim bir alt köyümüzde bir yaşlı amcamız (sonradan vefat etti Allah rahmet eylesin) İstanbul’daki oğlunu arıyor. O da zamanının Kemaliye kaymakamını arıyor.

Emniyet geldiğinde sağ kalan kaç yaralı vardı? Sizin durumunuz nasıldı?

Emniyet, benimle beraber 3 yaralıyı buldu. En ağır yaralı bendim.

Sizin sorunlarınızla kimler ilgilendi? Sıkıntılarınız ne zamana kadar devam etti?

Maalesef, 2004 yılına kadar bizim sıkıntılarımız hiç bitmedi. Bitmedi çünkü mahalli idareler dışında rahmetle Recep Yazıcıoğlu, Kemaliye kaymakamlarımız üzerine düşüyorlardı ama, 1993-1999 köy tamamen boşalmıştı. Çünkü köyde oturacak pozisyon yoktu. Yangınla birlikte büyükbaş hayvanlar da yanmıştı. Köyün alt yapısı bitmişti. Odalar yıkıldı. Okul bombalandı. Cami bombalandı. Bir terör olayında ilk defa bir caminin bombalanması Başbağlar köyünde yaşandı.

Başbağlar katliamında kaç ailenin ocağı söndü?

33 ailenin ocağı söndü. Köyün tamamı söndü. 30’dan fazla dul kadın. Talebeler İstanbul’a yetim olarak yakınlarının yanına gitti. Köy, 6 sene boş kaldı zaten. Yapım süreci devam ederken de çok sıkıntılar çekildi.

Şehitlerin mezarı nerede? Mezar yeri belli olmayan var mı?

Mezarlarımız bile köyde defnedilmedi. Başpınar köyüne defnedildi. 8 kişinin mezarı hiç yok, çünkü evlerinde diri diri yakıldı.

Katledilen ocakları söndürülen Başbağlarlı vatandaşlarımızın devletten beklentileri nelerdir?

Adalet istiyoruz adalet. Sadece bizim için değil. Biz, Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşı olarak haksızlığa uğrayan herkes için adalet istiyoruz. Haksızlık karşısında ezilen insanların hakkını talep ediyoruz. Çünkü suç azgınlaşıyor. Çünkü suçlu etkili bir ceza görmeyince azgınlaşıyor.

Bugünden baktığınızda Başbağlar ve benzeri olayların tam amacı sizce nedir?

Türkiye Cumhuriyetini bölmek. İçimizde ki hainlerin yapmış olduğu bir olayların hepsinin amacı bu. Bingöl’de, 33 askerin katledilmesi gibi çok acılar yaşadık. Hepsinin amacı belli.

CHP gibi Müslümanlara düşmanca yaklaşan partilerin katı ideolojik tavırlarına şahit oldunuz mu?

22. Dönem Meclis Başkanı, İnsan Hakları komisyonu çalışmaları başlatmıştı. Biz de komisyona davet edildik. Yanımızda Zeynep Altınok vardı, eski İzmir milletvekili, Cumhuriyet Halk Partisinden. Onun da babası Sivas’ta yaralanmış sonra vefat etmişti. Israrla 33 diyordu. Dedim ki, “Zeynep Hanım neden 33 diyorsunuz Başbağlar’ı mı kastediyorsunuz?”, “Yok, bizim Sivas’ta ölenlerin sayısı” dedi. “Benim bildiğime göre orada 35-37 kişi öldürülmüştü dedim. “Onlar otel görevlisiydi” dedi. Aynen bunu söyledi. Çok farklı bir bakış açısına sahipler maalesef.

Başbağlar davasının bundan sonraki sürecine dair umudunuz var mı? Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gitmeyi düşünüyor musunuz?

Adli olarak o konuda çok sıkıntımız var. Ben Çankaya’ya giden bir muhtarım. Cumhurbaşkanımıza kalın bir dosya takdim ettik. Fakat Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığında bir dosya devam ediyor ama umudum yok. Yani, bu dipsiz bir konu. Nereye gittiyse duvara çarptı. Yalnız vatanımızı milletimizi sevdiğimiz için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gitmedik. Gitmeyiz de.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gitmemeniz çok asil bir tavır. Pekiyi yetkililerden beklentileriniz nelerdir?

Gitmeyiz; çünkü Türkiye Cumhuriyeti’nin suçlanması benim kanıma dokunur. Biz, adaleti sadece Başbağlar Köyü için istemiyoruz. Bu olayda mağdur olup mağduriyeti devam eden insanlar için istiyoruz. Adalet sadece Başbağlar’a verilsin diye mücadele etmiyoruz. Biz kimseyi ötekileştirmedik. Ötekileştirmeyiz. Biz “Bu vatan benimdir” diyen herkesle fikirlerimiz örtüşmese bile sevgimizi saygımızı koruruz. Allah’ın verdiği can, kutsaldır.

Katliam, Madımak’a misilleme amacıyla yapıldı

Teröristler, imam, öğretmen ya da muhtar kim gibi sorular sordu mu?

Aslında şöyle incelemek lazım. Ben kendimden şüphe ediyorum, çünkü köy muhtarıydım. Basından öğrendiğimiz kadarıyla o zamanlar, öğretmen, muhtar, imam terörün ilk hedeflerindenmiş. Ama bu gelenler ne öğretmeni ne imamı sordular.

Aslında planlanmış bir katliam için yani sadece öldürmek için geldiler diyebilir miyiz? Bıraktıkları bildiride Sivas’a atıf yapmışlar mı?

Kesinlikle. Bence özellikle Sivas Madımak olayına misilleme yapılmış. Bıraktıkları bildiriler bunu gösteriyor. Bildiride Sivas olaylarına varıncaya kadar onların hesabını soruyorlardı. Tamamen, Türkiye Cumhuriyetini hedeflemiş bizi de kurban olarak seçmişlerdi.

Sizi hedef seçmelerinin sebebi nedir sizce?

Şöyle bir şey, Başbağlar Köyü, Kemaliye’nin en uzak köyü. Emniyet gücünün en son ulaşabileceği nokta. Fakat Başbağlar’ın seçilmesi çok garip. Sivas olayıyla Başbağlar’ın ne alakası var?

Bu katliamın hain güçler tarafından kurgulanmış bir senaryonun parçası olduğunu düşünüyor musunuz?

Daha sonradan öğrendiğimize göre bu olaylar tamamen hazırlanmış bir senaryonun son parçası. Onlar için Sivas olayları nedeniyle Alevilerin gazı alındı. Ayrıca Kürt-Türk, Alevi-Sünni çatışmasının körüklendiğini düşünüyorum.

Katliamdan sonra Başbağlar ile ilgili rapor dahi düzenlenmedi

Katliamdan sonra hukuki süreç nasıl ilerledi? Davalarda adalet sağlandı mı?

Hayır, 4 duruşma Erzincan DGM’de görüldü. Mağdurlardan birinin taşkınlık yaptığı gerekçesiyle dava İzmir DGM’ye alındı. 4 duruşma da orada yapıldı. Daha sonra güvenlik güçleri tarafından yakalanmış etkin pişmanlık yasasından faydalanmış, Başbağlar olayında silah kullanmış olan 1970 doğumlu birisi vardı. Yani, 16 yaşında katılmıştı. Buca hapishanesinde yatıyordu. O’nu bile getirmediler. Bizim avukatlar grubundan hiçbir tanesi 24 duruşmanın hiçbirisinde duruşma sonuna kadar tamamen duramadılar, hakimler dışarı çıkardı.

15 Temmuz’dan sonra Başbağlar davasına bakan hakimlerde bir tutuklanma oldu mu? Hukuki süreç devam ediyor mu?

Onları bilmiyorum ama başka bir şey söyleyeyim. Erzincan Cumhuriyet başsavcılığında bir duruşma devam ediyor ama bence onun da akıbeti olumsuz. Çünkü beni şahit olarak yazmışlar bir sürü de bana resim göndermişlerdi. Fakat aradan 29 sene geçmiş. Bizim resimde gördüklerimiz 17-18 yaşında insanlardı. Onları şimdiki halleriyle tanımamız mümkün değil. Bizi akşam namazı camiden aldılar. 18-20 yaşında insanlardı.

Şunu söyleyeyim, Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığı döneminde Devlet Denetleme Kurul’na Sivas ve Başbağlar olayının araştırılması için yetki verilmişti. Biz de avukatlarımızla beraber 7 kişilik bir grup olarak gittik. Takriben 6 saat boyunca elimizdeki belgelerle beraber cevap verdik. Fakat ne yazık ki 6 kişilik Devlet Denetleme Kurulu üyeleri Sivas ile ilgili bir rapor hazırladılar. Sivas’la ilgili hazırlanan raporda da Başbağlar’ın ismi hiç anılmadı.

 

Evet. Başbağlar’la ilgili hiçbir rapor düzenlenmedi. Ben hastanedeyken yaşanan bir olay var. Daha sonra köylülerden öğrendim. Başpınar köyü var eski bucak merkezi. O zaman Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Türkan Akyol, oraya geliyor. “Bunlar sizin kardeşiniz siz bunları affedin” diyor. Köye bile çıkmıyor.

 

Son olarak eklemek istediklerinizi alabilir miyiz?

Başbağlar, Türkiye’nin kanayan yarası adeta. Hâlâ adalet bekliyoruz. Adalet, maalesef Başbağlar Köyü için gelmedi. İlk günden bugüne her zaman yanımızda duran Başbağlar mazlumlarının sesini duyuran gazetemize teşekkür ederim.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

HİZİPSAVAR

bu çakma mezhebin katilleri bu gün fırsat bulsa aynısını yaparlar. t.c. için en büyük tehlike bunlardır.zamanında yargıyı askeri ki özellikle deniz kuvvetlerini eğitimi ele geçirmişlerdi. chp denen hdpkk dostu ve ortağı hainlerin alt yapısını bunlar oluşturur. bunlarda din kitap edep haya yoktur.tyutan tuttuğunu tuttuğu yani yerde.

Orhan İnan

AHLAKSIZLIKTA ZİRVE YAPMIŞ KATİLLER,ÖNCE SİVAS SONRA BASBAGLAR DA KATLİAM YAPTI.HER İKİ OLAYIN MÜSEBBİBİ DE MALÜM KAFALAR..ONLARI TEMİZLEMEDEN BU TÜR ZULÜMLER OLACAKTIR. ANCAK SONLARI ÇOK YAKIN İNŞALLAH.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23