28 Şubat mağduru Mahfuz Uysal: Mağduriyetimizin giderilmesi konusunda sabırlı ve ümitliyiz
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Yeniakit.com.tr'ye konuşan 28 Şubat Darbesi'nin başörtüsü mağdurlarından Mahfuz Uysal, "Mağduriyetimizin giderilmesi konusunda ümitliyiz ve sabırla bekliyoruz." diyerek "Her ne olursa olsun sayın Cumhurbaşkanımızın mücadelesinde sonuna kadar destekçisiyiz" mesajını verdi.
Taha Emre Özdemir Yeniakit.com.tr
"Mağduriyetlerimizin giderilmesi konusunda ümitliyiz ve sabırla bekliyoruz." diyen Mahfuz Uysal, "Biz her ne olursa olsun sayın Cumhurbaşkanımızın mücadelesinin sonuna kadar arkasındayız. Her zaman ona duacıyız. Rabbim çocuklarımıza bu yaşadıklarımızı unutturacak çok güzel günler nasip etsin." ifadelerini kullandı.
Türkiye genelinde 300'e yakın 28 Şubat mağduru kadının olduğunu belirten Uysal, şunları söyledi:
"Sayın Cumhurbaşkanımızın bu konudaki hassasiyeti ve samimiyetine sonuna kadar güveniyoruz. Ülke gündemimiz maalesef çok yoğun. Sayın Erdoğan ile ekibi, iç ve dış kaynaklı birçok düşmanla mücadele ediyor. Başörtüsü mağdurlarına ilişkin sorunun ister istemez rafa kaldırıldığını biliyoruz ama mevcut problem de devam ediyor. Türkiye genelinde hala 300'e yakın istihdam bekleyen 28 Şubat mağduru kadın var. Bütün arkadaşlarımız şu anda sayın Cumhurbaşkanımızın talimatı ile başlayan çalışmanın nihayetlenmesini, ilgili bakanlıklar tarafından somut adımın atılmasını bekliyor."
UYSAL'IN 28 ŞUBAT'TA YAŞADIĞI ZULÜM:
'Yasakçı zihniyete asla boyun eğemezdim'
"1997 yılında okuluma kayıt olmuştum. Biz birinci sınıftayken başörtüsü yasağı başlamıştı. İlk yıl rektörümüz sayesinde eğitimimize devam edebildik. İkinci sınıfa geçtiğimizde ise rektör değişince bize uyarı yapıldı. İlk önce; 'Okul girişinde başörtünüzü çıkartın. Sınıfta tekrar takmanıza müsaade edeceğiz' dediler. O günlerde FETÖ üyesi kadın öğrenciler bağlı olduğu kişilerden 'Başınızı açarak eğitiminize devam edin' talimatı almışlardı. Bizim kimseye karşı bir bağımlılığımız yoktu. Başörtümüzü tüm engellemelere rağmen çıkartmadık. Hiçbir şekilde bu yasağa boyun eğmedik. O dönemlerde ailem benim için endişe duyuyordu. Yaşadıklarımı onlarla istişare ettim. Vereceğim her karara saygı duyacaklarını söylediler. Başörtülü olmam sebebi ile okuldan bir ay uzaklaştırma cezası aldım. Yaşadıklarımdan dolayı iyice bunalmıştım. Yasakçı zihniyete yenilip başörtümü çıkartmayı asla kabul edemezdim. Ailemin endişelerini de göz önünde bulundurarak memleketime, onların yanına döndüm."
'Eğitim hakkım geri verildiğinde iki çocuk annesiydim'
"Af çıktığında evli birisi 5 diğeri de 11 yaşında iki çocuk annesiydim. Çıkartılan yasa kapsamında mağdur öğrencilere bulundukları şehirde eğitimlerine devam etme fırsatı verilmişti. Burdur Süleyman Demirel Üniversitesi'ne ilk kayıt yaptığım yıl olan 1997'de, Konya Selçuk Üniversitesi'nde okul öncesi öğretmenliği bölümü olmadığı için Burdur'a gitmek zorunda kaldım. Bu kararı verirken okuldan ayrıldığım dönemden daha zor zamanlar geçirdim. Artık evli ve yaşları küçük iki çocuk annesiydim. Hem onlara karşı sorumluluklarım vardı hem de okuluma devam etmek zorundaydım. En çok da o zaman 5 yaşında olan oğlum zorlandı. Şükürler olsun ki 35 yaşında yani 2014 yılında okulumu bitirerek mezun oldum."
'Kalbimiz her zaman kırık kaldı'
"Sınıf öğretmeni olan eşim, Ağrı'da ve batı illerinin ücra köylerinde yıllarca görev yaptı. KPSS'den atanarak onları benimle birlikte doğuya ya da köy görevlerine sürüklemeyi doğru bulmadım. Bunu onlara yapamazdım çünkü çocuklarım zaten okula yeniden döndüğümde çok zorluk çekmişlerdi. Mezun olduğumda onların yaşları daha da ilerlemişti. Eğitimlerine Konya merkezde devam ediyorlardı. Ailevi durumlarımdan dolayı, atanıp yeni bir şehre gitmeyi göze alamadım. Bu arada benimle birlikte derneğimize bağlı birçok arkadaşım da benzer sıkıntılardan dolayı mesleklerine başlayamadılar. Eğitim hakları gasp edilmiş olan bizler bugüne kadar hiç hak etmediğimiz sıkıntılar yaşadık."