VAHYİN DİLİNDEN
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH'IN ADIYLA
"Allah kime hidayet verirse doğru yolu bulan işte odur; kimi de hidayetten uzaklaştırırsa artık böylelerine Allah’tan başka destekçiler bulamazsın.
Kıyamet gününde onları kör, dilsiz ve sağır bir halde yüzükoyun süründürerek toplarız.
Onların varıp kalacağı yer cehennemdir; onun ateşi zayıfladıkça yakıcı alevlerini çoğaltarak azaplarını sürdürürüz."
(İsrâ Suresi, 97) (Meâl Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı)
TEFSİRİ
Ayrıca, Allah’ın âyetlerini ve öldükten sonra tekrar dirilmeyi alaycı bir tavırla inkâr eden dik başlı müşriklerin âhirette nasıl yüzüstü sürünerek, aşağılık bir görüntü içinde mahşer yerine getirilecekleri; dünyada iken İslâm ve müslümanlar karşısında her türlü haksız ve insafsız sözleri sarfetmelerinin, yaymalarının, bu uğurda faaliyet göstermelerinin bir cezası olarak mahşerde kör, dilsiz ve sağır bırakılacakları, nihayet varıp kalacakları yerin cehennem olduğu ve orada hiç azalmayan bir azapla cezalandırılacakları ifade edilmektedir.
Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı
ALLAH RASULÜ'NDEN ﷺ (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)
كُلُّ أمْرٍ ذِي بال لا يُبْدأُ فيه بـــ : الحمد للَّه فَهُوَ أقْطُع
“Allah’a hamdederek başlanmayan her önemli iş bereketsiz olur.”
(Ebû Dâvûd, Edeb 18. Ayrıca bk. İbni Mâce, Nikâh 19)
GÜNÜN SÖZÜ
Bir damla su arıyorsan su'sun, zulmün peşindeysen zalimsin,
Aşkı arıyorsan aşıksın, gönlün neye kapılmışsa O’sun sen.
Şu nükteyi biliyorsan, işi biliyorsun demektir:
“Neyi arıyorsan O’sun sen.”
Hz. Mevlana
KISSADAN HİSSE / KISA DİNİ NASİHATLER
Beyaz At ve Hükümdar
Hükümdarın birinin beyaz bir atı varmış. Hükümdar, bu atını çok severmiş. Bir gün bütün maiyetinin (“kendi adamlarının”) hazır bulunduğu bir sırada:
– Bu beyaz atımın ölüm haberini getirenin kafasını uçurabilirim. Çok dikkatli olun. Çünkü bu beyaz atı canım kadar seviyorum. Onun ölüm haberi bende kriz geçirtebilir, demiş.
Günün birinde, her şeyin eceli gibi beyaz atın da eceli gelir. Ve beyaz at ölür. Hükümdarın adamlarında bir telaştır kopar. Kimse cesaret edemez ki, beyaz atın ölümünü hükümdara haber versinler. Seyis başı, düşünür taşınır, olacak gibi değil. Ben gidip hükümdara haber vereceğim. Öyle olsa da, böyle olsa da bizim kafa gidecek, der. Ve Seyis başı, hükümdarın huzuruna çıkar:
– Hükümdarım, der. Sizin beyaz at var ya!
– Evet der, Hükümdar. Seyis başı:
– O, yatmış, ayaklarını dikmiş, gözlerini yummuş, karnı şişmiş, hiç nefes almıyor, der. Hükümdar :
– Seyis başı, seyis başı! Desene, bizim beyaz at öldü!..
Seyis başı:
– Aman hükümdarım! Ben demedim, siz dediniz hükümdarım, siz dediniz der ve kafayı kurtarır.