• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Trump’tan Müslüman adaya skandal sözler! “Cihat” göndermesiyle hedef aldı

Yeniakit Publisher
Yücel Kaya Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Trump’tan Müslüman adaya skandal sözler! "Cihat" göndermesiyle hedef aldı

ABD Başkanı Donald Trump, Müslüman siyasetçi Muhammed El-Sayed’i hedef alan açıklamalarıyla yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Trump, El-Sayed için “radikal aşırılıkçı” ve “terör sempatizanı” ifadelerini kullanırken, Müslüman aday üzerinden yaptığı “cihat günleri” göndermesi dikkat çekti.

ABD Başkanı Donald Trump, Michigan’daki siyasi yarış üzerinden Müslüman aday Muhammed El-Sayed’i hedef alan sert ifadeler kullandı.

Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Cumhuriyetçi Mike Rogers’a açık destek veren Trump, rakibi El-Sayed hakkında dini kimliği üzerinden tartışma oluşturabilecek ifadeler kullandı.


“BİZİ CİHAT GÜNLERİNE GERİ GÖTÜRÜYOR”

Trump’ın açıklamasında en fazla dikkat çeken bölüm “cihat” ifadesi oldu.

El-Sayed’i Demokratlar açısından “berbat bir aday” olarak nitelendiren Trump, Mike Rogers’ın ise son derece iyi bir aday olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Muhammed bizi cihat günlerine geri götürüyor. O, RADİKAL bir aşırılıkçı, terör sempatizanı ve Amerika’dan nefret eden en yakın arkadaşı Hasan Piker’den hiçbir farkı yok.”

Trump, paylaşımının devamında “Fransa ne durumda?” ifadesini de kullandı.


MÜSLÜMAN ADAYIN DEĞERLERİNİ HEDEF ALDI

Trump bununla da yetinmeyerek El-Sayed’in değerlerinin Michigan ve ABD ile uyuşmadığını öne sürdü.

“Muhammed’in değerleri, Michiganlıların ya da büyük Amerika Birleşik Devletleri’mizin değerleriyle pek örtüşmüyor” diyen Trump, Müslüman aday için “Michigan için yanlış, Amerika için yanlış” ifadelerini kullandı.


RAKİBİNE AÇIK DESTEK

ABD Başkanı paylaşımının sonunda Cumhuriyetçi Mike Rogers’a oy verilmesi çağrısında bulundu.

Rogers’ın kendi “tam ve eksiksiz desteğine” sahip olduğunu belirten Trump, seçmenlere “Sizi asla hayal kırıklığına uğratmayacak” mesajını verdi.

Trump’ın siyasi rakibini eleştirirken “cihat”, “radikal aşırılıkçı” ve “terör sempatizanı” gibi ifadeleri peş peşe kullanması, Müslüman bir adayın siyasi görüşleri ile dini çağrışımların aynı söylem içerisinde bir araya getirilmesi nedeniyle tartışma konusu oldu.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Ferhat

Turp dayı aynaya bakmış kendini tarif etmiş. Hem cihad sadece kılıçla olmaz. Akıllı bir herif turp dayıya cihadın anlamını anlatsın. Cihadı kendi korsanlıkları, çapulculukları ile karıştırıyor

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

Cihad, küresel siyaset arenasının kirli dilinde, ön yargıların gölgesinde ve popülist söylemlerin kıskacında belki de asıl manasından en çok koparılan, en acımasızca içi boşaltılan kavramların başında gelir. Günümüzde egemen güçlerin, kitleleri manipüle etmek ve İslam’ı evrensel bir tehdit gibi göstermek adına bu kelimeye yüklediği yapay anlamlar, ne yazık ki koca bir dinin barışçıl özüne gölge düşürmektedir. Siyasi figürlerin kendi ajandalarını tahkim etmek adına pervasızca kullandığı "radikal aşırılıkçı", "terör sempatizanı" ya da "cihad günleri" gibi ithamlar, aslında derin bir cehaletin ya da bilinçli bir algı operasyonunun ürünüdür. Cihadı sadece kan dökmekle, körü körü bir şiddetle bağdaştıran bu sığ bakış açısı, insanlığın en köklü manevi ve ahlaki direniş mekanizmalarından birini göz göre göre harcamaktadır. Oysa cihad, kelime kökeni itibarıyla "cehd etmekten" gelir; yani gayret göstermek, bir ideal uğruna tüm varlığıyla çabalamak ve zorluklar karşısında eğilmeden direnmek demektir. İslam inancının merkezinde yer alan bu kavram, sanılanın aksine dışarıdaki bir düşmandan ziyade, insanın doğrudan kendi içine yönelmesiyle başlar. Nitekim İslam peygamberinin bir savaştan dönerken söylediği "Küçük cihaddan büyük cihada dönüyoruz" sözü, bu gerçeğin en somut nişanesidir. Buradaki "büyük cihad", insanın kendi nefsiyle, içindeki karanlıkla, bencil arzularıyla ve ahlaki zafiyetleriyle giriştiği o sessiz ama devasa mücadeledir. Bir insanın hırslarına gem vurması, öfkesini adaletle dizginlemesi, her türlü yozlaşmaya rağmen dürüst kalabilmesi ve kalbini kötülüklerden arındırma çabası, cihadın en saf ve en asil halidir. Bu içsel temelden beslenen cihad, toplumsal boyuta ulaştığında ise yeryüzündeki ezeli iyi ile kötünün mücadelesine dönüşür. Cihad; bilginin cehalete, şefkatin zulme, adaletin zorbalığa karşı verdiği evrensel savaştır. Masum ve günahsız insanların katledilmesine, coğrafyaların talan edilmesine ve çocukların geleceğinin çalınmasına sessiz kalmamak bu inancın en temel gereğidir. Dünyanın neresinde olursa olsun, gücü elinde bulunduranların kurduğu sömürü çarklarına çomak sokmak, zalimin surlarında bir gedik açmak ve "ben buradayım" diyerek mazlumun elinden tutmak cihadın ta kendisidir. Gerçek bir cihad şuuru taşıyan insan, bozgunculuk çıkaran değil, bilakis yeryüzünde barışı, esenliği ve nizamı yeniden tesis etmek için ömrünü feda eden kimsedir. Daha da ötesi cihad, entelektüel ve ahlaki bir başkaldırıdır. Statükonun, adaletsiz düzenlerin ve modern çağın tiranlarının karşısına dikilip korkusuzca "kral çıplak" diyebilme cesaretidir. Bugün kendi çıkarları için dünyayı ateşe veren, insanları inançlarına göre ayrıştırıp hedef tahtasına koyan modern zorbaların yüzüne hakkı haykırmak, cihadın en yüce formlarından biridir. Çünkü en büyük cihad, zalim bir yöneticinin, adaletsiz bir gücün karşısında adaleti ve doğruyu savunmaktır. Sonuç olarak, cihadı kendi dar ve karanlık emellerine meze eden radikal odakların eylemleri ile bu eylemleri İslam'ın özüymüş gibi pazarlayan küresel siyasetçilerin söylemleri aynı madalyonun iki kirli yüzüdür. İslam bir barış manifestosudur; cihad ise bu barışın teminatı, insanın hem kendi ruhunda hem de yaşadığı toplumda iyiliği, sevgiyi ve adaleti hakim kılma mücadelesidir. Kavramlarımızı modern dünyanın çarpıtmalarına teslim etmemek, onları asıl kaynaklarından öğrenip dünyaya doğru anlatmak, bugün insanlık adına vereceğimiz en büyük varoluş cihadıdır.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23