THY- Euroleague

Rüzgârı sert Bakü ve Hocalı Katliamı...

26 Aralık 2017 Salı

Hafta sonu dost ve kardeş ülke Azerbaycan’daydık. Yeni Çağ Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Agil Alesger, Azerbaycan-Türkiye İş Adamları Derneği Başkanı Hüseyin Büyukfırat ve Azerbaycan Türk Evi Başkanı Tenzile Rüstemov’un davetlisiydik. Burada uluslararası bir panele katıldık. Ülke TV Genel Yayın Yönetmeni Hasan Öztürk de programda konuşmacıydı. Programa Azerbaycan’da bulunan büyükelçimiz Erkan Bey de katıldı. Erkan Bey bu ülkede seviliyor. Halkın arasında dolaşıyor. O nedenle Azeri kardeşlerimizde seviyor.

Bakü hem geleneksel mimariyi hem de modern mimariyi bünyesinde barındıran bir kent. Tarihi doku korunmuş. Bir taraftan da Hazar Denizinin kenarına Katar-Dubai tarzı devası güzel binalar yapılmış.

Çok sayıda ülkeden gazetecilerin bölgeyi ve geleceğini konuşmak üzere toplandığı etkinlikte ben de bir konuşma yaptım. Türk medyasının bölgeye bakışını ilettim. Programa Anadolu Yayıncılar Derneği Başkanı sıfatı ile katıldığım için daha çok yerel medyanın bölgeye bakışını izah ettim ve şunları söyledim: “Anadolu Medyası, Azerbaycan ve Türkiye’yi iki devlet bir millet olarak görür. Bizler Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki savaşa Azerilerin gözünden bakarız. Azeriler ne düşünüyorsa biz de aynı hisler içerisindeyiz. Fransa’daki Ermeniler, Amerika’daki Ermeni Diasporası bizleri ilgilendirmez. Ülkemizde bazı medya kuruluşları Ermenistan’ı desteklerler. Çünkü onlar AB’den, ABD’den ekonomik olarak beslenirler.’ 

Programın son gününde şehitlikleri gezdik. Önce Azeri kardeşlerimize bir Fatiha okuduk. Mezarlarına karanfil bıraktık. Daha sonra Birinci Dünya Savaşında Nuri Paşa komutasında savaşan Türklerin mezarlıklarına geçerek Fatiha okuduk. Bu arada; Bakü’nün rüzgârının ne kadar sert estiğini de anladık. Rüzgâr o kadar soğuk esiyordu ki kemiklerimize kadar üşüdük. Ben de oradan hemen şu espriyi patlattım. Rüzgârı sert insanı mert Bakü.

Daha sonra Azerbaycan’ın kurucusu Ebul Feyz Elçi Bey’in mezarını ziyaret ettik. Burada bir Fatiha okuduk. Ardından Azerbaycan’ın kalkınmasında büyük gayret sarf eden Haydar Aliyev’in mezarını da ziyaret ettik. Bu mezarlıklara karanfil bıraktık. Bu arada; Azerbaycan Devlet Başkanı İlhan Aliyev’in doğum günüymüş. Bir Azeri televizyonuna kendisine hayırlı ömürler diledik. Tabi Azerbaycan deyince Hocalı Katliamını hatırlamak gerekir. Bu katliam Azerbaycan ve biz Türklerin içinde hâlâ bir yaradır. Peki, nedir bu katliam?

Azerbaycan Cumhuriyetinin Dağlık Karabağ bölgesinin en önemli tepelerinden birisindeki Hocalı kasabası Ermeni güçleri için önemli bir askeri hedef niteliği taşıyordu. Azeri resmi kaynaklarına göre, 1992 yılında Ermeni güçleri 25 şubatı 26 şubata bağlayan gece Hocalı kasabasının giriş ve çıkışını kapadılar. 83 çocuk, 106 kadın ve 70’den fazla yaşlı dahil olmak üzere toplam 613 Azeri vahşice öldürüldü, toplam 487 kişi ağır yaralandı. Sekiz aile tamamen yok oldu, 487 kişi sakat kaldı ve 1275 kişi esir alındı. Esir alınanlardan 68’i kadın ve 28’i çocuk toplam 150 kişinin yaşayıp yaşamadığı belli değildir. Bu katliamla ilgili sadece Azeri kaynaklar bilgi vermiyor. Bu katliamla ilgili Ermeni kaynakları da bilgi veriyor.

Hocalı vahşetini yaşayan Ermeni gazeteci Daud Kheriyan, o gün yaşananları şöyle aktarıyor: “Gaflan denen ve ölülerin yakılmasıyla görevli Ermeni grup, Hocalı Kasabasının 1 kilometre batısında bir yere 2 mart günü 100 Azeri ölüsünü getirip yığdı. Son kamyonda 10 yaşında bir kız çocuğu gördüm. Başından ve elinden yaralıydı. Yüzü morarmıştı. Soğuğa, açlığa ve yaralarına rağmen hâlâ yaşıyordu. Çok az nefes alabiliyordu. Gözlerini ölüm korkusu sarmıştı. O sırada Tigranyan isimli bir asker onu tuttuğu gibi öteki cesetlerin üstüne fırlattı. Sonra tüm cesetleri yaktılar. Bana sanki yanmakta olan ölü bedenler arasından bir çığlık işittim gibi geldi. Yapabileceğim bir şey yoktu.”

Bu vahşet, bu kin, bu nefret Ermeni bir gazeteciyi bile üzmüş. Bu katliamı Azeri kaynakları açıklasa dünya belki inanmaz. Bir Ermeni bile bu katliamın büyüklüğünü kabul ediyor. Tabi dünya kör ve sağır. Tüm dünya, Müslümanların sorunlarına karşı gözlerini ve kulaklarını kapatmışlar. Kudüs’te vahşet var. Hocalı’da vahşet var. Ama artık uyanma vakti geldi. Er ya da geç o görkemli günlere döneceğiz. Dünyaya adaleti biz öğreteceğiz. Cumhurbaşkanı Erdoğan diyor ya dünya beşten büyüktür. Dünyanın beşten büyük olduğunu yakında göstereceğiz.

 

YORUM YAZ