Güçlü Türkiye’yi istemeyenler kimler?
Güçlü Türkiye’yi istemeyenler kimler?
NUSRET REŞBER
Bir kere güç kuvveti elinde bulunduranlar başka güçlü istemezler. Mesela Amerika ve İsrail’in Hamas’a saldırması, onu terörist göstermesi bundandır. Bütün gücüyle ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı, liderlerini öldürmesi, güç kuvvetini yok etmek istemesi bundandır.
Trump’ın üç cümlesinden biri şöyle:
“İran asla nükleer silaha sahip olamaz” “İran’ın nükleer silaha sahip olmasını istemeyiz”…
İstedikleri; ABD sadece güçlü olmalı, ABD’nin güdümündeki/korumasındaki İsrail güçlü ve güvende olmalı.
Bunun haricinde kimse güçlü olmamalı. Türkiye de dâhil!
Başkalarının güçlü olmaları onlara tehdittir. Pay istemede ortaktır ki işte bunu istemiyorlar.
Zira o zaman efendilikleri biter, dünyayı sömürmeleri mümkün olmaz!
Bu tehditlerin oluşmaması için bütün İslam ülkelerini sömürdüler. Birlik beraberliklerini bozdular. Devletlerini yıktılar.
Dün Osmanlıyı bu amaçla onlarca devlete böldükleri gibi sonra da bölünen devletleri bölük pörçük ettiler...
Bir direnen İran ve Türkiye kaldı bir de İslam Âleminin utanç vesilesi olan alametifarikası Filistin ve özünde Hamas kaldı.
Ancak Hamas’a, Hizbullah’a, İran’a açıktan söylediklerini şimdilik Türkiye’ye açıktan söylemiyorlar, rahatsızlıklarını ima ile sümen altı ediyorlar.
Bu rahatsızlıklarını şimdilik Yunanistan gibi piyonları üzerinden dillendiriyorlar.
Ama her an namluları Türkiye’ye çevirmenin de hesabı içindeler.
Bunu anlamayan birileri varsa ahmak ve muhteris, kıskanç dostlardır. Bir de bir türlü Türkiye aidiyetini içselleştirememiş, Ömer Seyfettin’in askeri lisedeki arkadaşı, sonra İstiklal savaşında Fransız ordusunda görev alan p... subayı ruhlulardır.
Evet, “Güçlü Türkiye’yi istemeyenler kimler?” derseniz;
ABD ve İsrail, güçlü Türkiye istemez!
Orta doğudaki savaşların nihai hedefleri güçlü ve köklü bir maziyle güçlü ve modern atiyi inşa idealiyle dünyaya nizam verme potansiyeli taşıyan Osmanlı Ruhlu Türkiye’dir!
Dün Osmanlıyı bundan sebep yıkanlar, paramparça edenler bugün daha modern ve Osmanlıvari bir Türkiye’yi asla istememektedirler.
“Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum?
Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum!” diyen bir millet olduğumuzu bildiklerinden Türkiye’nin peşini, kökünü kazıyıncaya kadar düşman kesilenler bırakmayacaklar.
Gerekirse dün Osmanlı’nın içine soktukları İngiliz ajanları Lawrence’ler gibi bugün de yabancı ve yerli ajanları sokarak ve fonlayarak güçlü Türkiye’nin ayakları üzerine kalkmasına engel olacaklar.
Nitekim bu oyunların icrasını sıkça görmekteyiz.
Başka “Güçlü Türkiye”yi istemeyenler kimler?
Kıskançlıklarının esiri olanlar Güçlü Türkiye istemiyor!
Menfaatlerinin sekteye uğramasını istemeyen menfaatperestler Güçlü Türkiye istemiyor!
Egolarına yenik düşenler, istedikleri makamlara gelemeyenler Güçlü Türkiye istemiyor!
Çeşitli örgütler adı altında (siyasi, dinî, etnik vs. ne kadar çıkar amaçlı yapı veya ona dönüşen varsa) saltanat kurup sürdürmek isteyenlerdeGüçlü Türkiye istemiyor!
Mesela; şuan güçlü Türkiye’nin lokomotifi konumunda olan Tayyip Erdoğan ve Partisini engel gören herkes Güçlü Türkiye istemiyor ve engel olmaktadır!
Çünkü Erdoğan ve partisi ezberleri bozuyor.
Erdoğan ve ekibi uyumuyor ve uyutmuyor.
Oyuna gelmiyor; oyun kuruyor ve her daim oynanan kirli oyunları bozuyor.
Maşa olmayı kabullenmiyor, birilerinin başkalarını maşa olarak kullanmasına da karşı duruyor.
“Dünya beşten büyüktür” haykırışını dilinden düşürmemesi bundandır.
Halka hizmeti Hakka hizmet biliyor.
Bunun için dün de bugün de ayağına gidilmeyecek görünen kim varsa ayağına kadar gidiliyor.
“Bir olacağız. İri olacağız. Diri olacağız. Hep birlikte Türkiye olacağız!” haykırışını usanmadan tekrarlaması bundandır.
“İç kalemizi tahkim etmek, ayrılığı gayrılığı ortadan kaldırmak, ayrılığa gayrılığa gidecek yolların önünü kapatmak..” yolundaki mücadelesi bunun içindir.
“Biz kararlıyız. ‘Terörsüz Türkiye’ hedefini istemeyenleri sevindirmeyeceğiz, buna fırsat vermeyeceğiz. Bütün engelleri vakar içinde aşarak ‘Terörsüz Türkiye’ hedefine mutlaka ulaşacağız.” kararlığı ve inancı bunu gerektiriyor.
Bu sebeple: “Ak Parti gitsin de kim gelirse gelsin” diyenler; adı sanı ne olursa olsun “Güçlü Türkiye istemiyor”.
İnancını, kariyerini, dinini, aidiyetini bile “Erdoğan gitsin”e feda edenler “Güçlü Türkiye istemiyor”.
ABD, İsrail ve Haçlı zihniyetinin istemediği ve sevmediği kadar ne kadar at hırsızı, ırz düşmanı sapkın, menfaatperest, enaniyet zihniyetini taşıyan veya Erdoğan düşmanlığının esir aldığı varsa Güçlü Türkiye istemiyor!
Bunların hepsi bu yolda bütün değerlerini bir kenara bırakarak bir ve beraber olmuş vaziyette!
Gözlerini Erdoğan düşmanlığı köreltmiş. Sanki güçlü Türkiye Erdoğan’ın ebedî hane-i mirasına kaydedilecek.
Allah bizi ve ülkemizi Güçlü Türkiye’yi istemeyenlerin şerrinden korusun.