• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

YSK gerekçeyi açıkladı, CHP’li hukukçular n’oldu, toz mu oldular?

04 Haziran 2026
A


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

YSK gerekçeyi açıkladı, CHP’li hukukçular n’oldu, toz mu oldular?
ALİ KARAHASANOĞLU

İş bilmez üç tane para delisinin CHP’yi getirdiği noktaya bakın..

Sandılar ki, atı alıp, Üsküdar’a geçtiler mi...

Üsküdar’a geçene kadar, hırsızlıklarını kimse farketmezse..

Delege satın almayı, paraların dağıtılmasını hiç kimse farketmezse..

Farketseler bile, işlem yapmakta gecikirlerse..

Artık kendilerine kimse dokunamaz..


“YSK itirazları süreye tabi, o süre dolunca, iş bitmiştir” sandılar..

Yaptıkları yolsuzlukların, hırsızlıkların, 8 yıllık, hatta 12 yıllık bazı durumlarda daha da uzun ceza zamanaşımı süreleri olduğunu görmezden gelip, “Koltuğa oturduk mu, gerisi tamamdır” dediler..

CHP’li delegelerin açtıkları davaları, kahkahalarla karşılayıp, “YSK itiraz süreci dolalı kaç sene oldu biliyor musun” diyerek, tiye aldılar..


Güzel güzel anlattık.


YSK itirazları, YSK incelemeleri, seçim hukuku ile ilgili bir yoldur..

Bu yol, tek yol değildir.

Şartları varsa, ayrıca ceza yargılamasına konu olan fiillerin irdelenmesi sözkonusu olabilir.

Ayrıca işlemlerin iptali sonucunu gerektirecek asliye hukuk mahkemesi yargılamaları olabilir.

Anlamazlıktan gelmeye çalıştılar..

Heeeyy. Süheyl Batum, nerdesin?


Anayasa hukuk profesörü geçiniyordun hani..

Heeyyy. Tolga Şirin.. Heeyyy İbrahim Kaboğlu.. Heyyy Adem Sözüer..

Hepiniz dizilin karşımıza..

Dizilin, hem de diz dize dizilin..

Şimdi size harfleri tek tek öğreteceğiz..

Ben değil, Yüksek Seçim Kurulu, size harfleri öğretmekle başlayacak işe..


Hani diyordunuz ya..

“Asliye Hukuk Mahkemesi, Asliye Ceza Mahkemesi, Bölge Adliye Mahkemesi değil. Yargıtay değil. Yüksek Seçim Kurulu yetkilidir” diyordunuz ya.

Yetkili dediğiniz Yüksek Seçim Kurulu anlatmaya başlıyor.

Haydi bakalım birlikte okuyalım:

“Siyasi parti kongrelerinde ilçe seçim kurulu başkanının gözetim ve denetim görevi, divanın işten el çekmesi anından itibaren başlar. Seçim iş ve işlemlerine ilişkin tüm itirazların incelenip karara bağlanması ilçe seçim kurulu başkanının görevindedir.. Seçim kurulu başkanı, usulünce başvuru olduğunda, kanunda belirtilen süre içinde vereceği kesin kararlarla itirazları çözmekle yükümlüdür.”

Hah işte, bak YSK da bizim dediğimizi diyor” diye sevinecekler..

Boşverin beyler, Ekrem İmamolu’nun parası yetmez bu işlere..

YSK’nın onlarca yıldır verdiği kararların tam aksini vermesini istiyorsanız, milyarlarca lirayı harcasanız, yine o kararları değiştirtemezsiniz..

Bir tane değil, iki tane değil, yüzlerce aynı yönde kararı var, YSK’nın.

Yukarıya aldığım bölüm de, bu işin daha dibacesi..

Durun daha neler var öğreneceğiniz, daha neler var bilmeniz gereken..

Buyrun devam edelim, “YSK’nın mutlak butlan kararını yok sayın, siz yetkilisiniz” diyerek müracaat edildiğinde, “Hayır, hukuk mahkemeleri de, bölge adliye mahkemesi de, Yargıtay da, belli konularda yetkilidir” diye verdiği kararın gerekçesine:

“Siyasi partilerin kongrelerinde yapılan organ seçimleri konusu dışında kalan gündem maddeleri, kararları ve kongrenin iptali istemli talepler de seçim kurullarının görevi dışındadır.”


Seçim kurulunun görevi dışında olunca. Hali ile YSK’nın da görevi dışında oluyor, anladınız mı, CHP’nin hiçbir şey bilmez, ezberci hukukçuları..

Durun, daha öğreneceksiniz..

Daha çok şeyler öğreneceksiniz.

Saray yargısı diye suçladığınız insanlar, onlarca yıldır verilen kararları önünüze koyup, sizleri rezil ettikleri gerekçeleri okuyup, kafalarınızı duvara duvara vuracaksınız..

Devam ediyor, YSK gerekçesinde, olayın izahı:

“2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 21’inci maddesinin onuncu ve on birinci fıkralarında seçim sonuçlarını etkileyecek ölçüde usulsüzlüklerin seçim hakimince tespiti halinde, seçimlerin iptaline karar verileceği hususuna yer verilmişse de burada belirtilen yetki, seçim günü ve devamı sırasındaki oylamaların usulünce yapılıp yapılmadığı, tutanakların usulünce tutulup tutulmadığı gibi seçim hukuku kapsamındaki usulsüzlüklere ilişkin itirazları inceleyip karara bağlamaktan ibarettir.”

Seçim kurullarının görevi ne, anlatılıyor..

Seçim kurullarının görevi dışındaki konular da, birazdan tane tane anlatılacak.

Yok öyle, “28 Şubat’ta dindarlara haksızlık ediliyordu. Şimdi de CHP’ye haksızlık ediliyor. Siz nasıl dindarsınız. Niye itiraz etmiyorsunuz” şaklabanlığı yapanların ezikliği ile hıyarım var diyene tuz koşturmak..

Yok öyle, 28 Şubat’ın, üç satırlık gerekçe ile “talebin reddine” denilerek, insanların hayatlarını karartmak..

Yok öyle, gerekçe bile vermeden, “Talebin reddine karar verilmiştir” ifadesi ile hak talep edenlere, “Zırt erenköy” tavrı ile cevap vermek.


Yüksek Seçim Kurulu, CHP’deki aptallara, hiç yüksünmeden, “Bizim işimiz bu işi size öğretmek değil. Kendiniz açın, okuyun, öğrenin” demeden, tane tane anlatmaya devam ediyor:

“2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 29 ve 121’inci maddeleri gereğince Türk Medeni Kanunu ve Dernekler Kanunu hükümleri çerçevesinde maddi hukuk anlamındaki delillerin değerlendirilmesini gerektirecek nitelikte olan iddiaların tespitine yönelik olarak seçim kurullarının herhangi bir görev ve yetkisi bulunmamaktadır.”

Yani, Ekrem İmamoğlu’nun, “Müthiş bir sitem buldum. Müteahhitlerden rüşvetleri topluyoruz. O paralarla delegeleri satın alıyoruz. Satın aldığımız delegelerle, CHP yönetimini ele geçiriyoruz. Sonra da kalan paralar ve sonraki süreçte topladığımız rüşvet paraları ile seçmenlerden de müsait olanları satın alıyoruz. Bunlara siyasi partilerden satın aldıklarımızı ekliyoruz, ülke yönetimini ele geçiriyoruz. Haydi arkadaşlar, rüşvetleri toplamaya..” diyerek kurduğu sistem için, kanun boşluk bırakmamış..

YSK diyor ki, maddi hukuka ait, yani delegenin satın alınmasına ilişkin iddialar, genel mahkemelerin görev alanındadır, bizim değil..

“YSK’nın, seçim günü öncesinde  gerçekleşen olaylarla ilgili olarak yetkilendirilmediği hususu da izahtan varestedir.”

Gördüğünüz gibi, YSK’nın da sabrı zorlanma aşamasına gelmiş.

“İzahtan varestedir” diyerek, “yeter, bilmiyorsanız bu b..u, git mektebinde oku” demeye getiriyorlar..

“Tam kanunsuzluk hallerine ilişkin ihbar, itiraz ve iddiaların seçim sonuçlarının kesinleşmesinden sonra dahi, Anayasa’nın 79’uncu maddesinin verdiği görev ve yetkiye dayanılarak her zaman incelenebileceği hususu ayrık tutulmaktadır” denilerek, üç kuruşluk aklı ile, parayı bastırır, delegeyi satın alır, partiyi ele geçiririm diyenlerin yüzüne yüzüne, gerçekler vuruluyor..

Ve sonrasında artık, ilkokul mektebi öğrencilerine sıra geliyor..

“Hukuk Muhakemesi Kanunu’nun 361 ve devamı maddelerine göre, Bölge Adliye Mahkemelerinin verdiği kararların inceleme merci Yargıtay’dır.. Yüksek Seçim Kurulunun, Hukuk Mahkemelerinin verdiği kararların temyiz merci olmadığı ise her türlü izahtan varestedir.”

Merak ettim. laikçi kemalistlerden. Özgür Özel’ci isimlerden.

Ekrem İmamoğlu’nun topladığı milyon milyon rüşvetlerden danışmanlık adı altında kendilerine servet edinen hukuk profesörlerinden bir tanesi, Yüksek Seçim Kurulu kararını önüne alıp, tek satır eleştiri yazabilmiş mi diye..

Dün akşam saatlerine kadar, ben bir tane bile eleştiri görmedim.

Hepsi “tıss” demiş, evlerine kaçmışlar..

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23