Keşke, hep Atina’dan bildirmeye devam etseydin Muhtar abi
Keşke, hep Atina’dan bildirmeye devam etseydin Muhtar abi
YÜKSEL TOKUR
Gazeteci ve televizyon programcısı Reha Muhtar öldü. Can taşıyan her nefsin öldüğü ve öleceği gibi..
Reha Muhtar’a geçmeden önce, “ölünün arkasından konuşulur mu, konuşulmaz mı” tartışmasına bir bakalım..
Peygamber Efendimiz bir gün arkadaşlarıyla, otururken önlerinden bir cenaze geçer. Orada bulunanlar vefat eden kişiyi güzel hatıralarla anarlar. Bunun üzerine Hz. Peygamber üç defa “vacip oldu” der.
Başka bir cenaze geçerken de, orada bulunanlar ölen kişiyi kötülükleriyle anarlar. Hz. Peygamber yine üç defa “vacip oldu” buyurur.
Bunun sebebi sorulduğunda Allah Resûlü: “Siz kimi hayırla anarsanız ona cennet, kimi de kötülükle anarsanız ona cehennem vacip olur. Zira; sizler yeryüzünde Allah’ın şahitlerisiniz” buyurur.
“Ölünün arkasından konuşulmaz” diyerek, güya bize din öğretmeye kalkışan din cahillerine ilânen duyurulur!
Gazeteciliğe Milliyet’e başlayan Reha Muhtar, daha sonra 1985 - 1991 yılları arasında TRT’nin Yunanistan muhabiri olarak Atina’da görev yaptı.
“Reha Muhtar Atina’dan bildiriyor” KJ (Karakter Jeneratörü) ile zaman zaman haberlerini izliyorduk.
Birçok televizyon kanalında çalışmış olsa da; bizde bıraktığı kötü intiba, 28 Şubat zulmü döneminde Show Tv’nin ana haber spikerliğindeki tavırlarıydı.
Abartılı ve provokatif “irtica” haberleriyle, 28 Şubat zorbalarının gönüllü medya tetikçisi olmuştu.
Dindarları karalayan, başörtüsü zulmü eylemlerini alay konusu yaparak yasakçılara meşruiyet kazandırma peşine düşmüştü.
Müslümanları aşağılayan, küçümseyen, hakaret eden alaycı sesiyle rolünü iyi oynadı.
O yıllarda canı yanan, perişan edilen başörtülü kızlarımız, sakallı erkeklerimiz, yeşil sermaye adı altında iflas ettirilen işadamlarımız, Cuma namazına bile gitmekten korkar hale gelen kamu görevlilerimiz senden ve seni kullananlardan davacı olacaklar; bilesin..
Gördünüz işte… İrtica hortlamadı, laiklik de yerinde duruyor. Yani, boşuna telâş yapmışsınız!
İşte şimdi gerçek “Ateş Hattı”ndasın. Ölümle birlikte uyanmışsındır derin uykundan. Görmüşsündür gerçekleri; ama bakmazlar gözyaşına.
Kabirde Münker ve Nekir meleklerinin sorularıyla başlayacak olan hesap, büyük mahkemede devam edecek.
Sırtını dayadığın omuzu yıldızlı ve sivil yıldızsızların faydası olamayacak. Çünkü herkesin kendisine yeten bir sıkıntısı olacaktır.
“Keşke hep Atina’dan bildirseydim de, Allah’ın dini ile savaşarak ahiretimi berbat etmeseydim” desen de, bilet ahirete tek yön. Yani; dünyaya bir daha dönüş yok.
“Seçkin/hatırlı” anlamına gelen “Muhtar” soyadına istinaden, Allah katında ne kadar “hatırın/değerin” varmış; göreceksin.
Herkes, ölümden sonra kalacağı yerin rezervasyonunu dünyadayken yaptırır.
Kimi; zevk, sefa, ihtişam yurdu cennete; kimleri de; azap/işkence ve ateş yurdu cehenneme..
İkisi de çok geniş; yani kimse dışarda kalmaz!