• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Zekeriya Say
Zekeriya Say
TÜM YAZILARI

Bıktık bunların “Aşk Hikayeleri”nden!

04 Haziran 2026
A


Zekeriya Say İletişim: [email protected]

Bıktık bunların “Aşk Hikayeleri”nden!
ZEKERİYA SAY

2005 yılıydı.    

Aktif siyasetten ayrıldıktan sonra Or-An’daki evinde, yetmiş yıl boyunca kullandığı Erika daktilosunun yerine aldığı bilgisayarı öğrenmeye çalışan Bülent Ecevit, bir ara eşi ile birlikte FETÖ’nün kapatılan gazetesi Zaman’ın Ankara bürosunu ziyaret etmişti.

Şu an firari olan Zaman gazetesinin müdürü Ekrem Dumanlı da ziyaretin anısına, Ecevit çiftine kendi fotoğraflarından oluşan ve üzerinde “Love Story” yazan bir albüm hediye etmişti.

Albümün üzerinde Türkçe “Aşk Hikâyesi” yazan ifadeyi gören Bülent Ecevit ise eşine; “Rahşan, bak bizi anlatıyor” diye seslenmişti. Bu ziyaretten sadece bir yıl sonra Bülent Ecevit hayatını kaybettiğinde, “Beyaz Güvercin”in yetim kaldığından dem vuran ve “Ecevit dürüsttü, çalmadı, çırpmadı” demekten öteye gidemeyen fondaş kalemler, tıpkı FETÖ’cüler gibi kolaya kaçarak yeniden ikili arasındaki “aşkı” anlatmaya başladı.

Ecevit’in “Başbakan Yardımcılığı” ve “Başbakanlık” yaptığı dönemlerde, 15 bankanın hortumlandığını, gariban vatandaşın sırtına “50 milyar dolarlık borç yükü”nün yüklendiğini, başta “başörtüsü” olmak üzere mütedeyyin kesimin temel hak ve özgürlüklerinin kısıtlandığını çok iyi bilen yıkama-yağlama takımı;

“Ecevit çifti”nin birbirlerine olan sevgilerini, yazdıkları mektupları, dinledikleri şiirleri…


Birlikte kedileri, kuşları nasıl beslediklerini…

Kelebekleri, tırtılları, köstebekleri sevip, okşadıklarını…

Doğaya ve birbirlerine olan aşklarını yıllarca adeta bir “Love Story” filmi izlediklerini anlatıp…

Estirdikleri bu muhteşem bir romantizm dalgasıyla;



Ecevit iktidarlarında yaşanan yokluğu, karaborsayı, kuyrukları, yeni nesle “ne aşk ama” düşüncesiyle unutturmaya çalıştı. 

Türk milleti aylarca;

Bülent Ecevit’in eşine “Sevgili Rahşan’ım”, eşinin ise ona “Sevgilim Benim” veya “Sevgili Bülendim” diye başlayan…

1982’de, cezaevinde iken ziyaretine gelen karısını mutsuz görünce;

“Haydi benim Rahşanım. Toparla kendini. Seni dün gördüğüm hale geleceksen dünyayı kurtarmak benim işime gelmez” diyerek, Rahşan Hanım’ı değil Türkiye’den, tüm dünyadan daha çok önemsediğini belirttiği mektuplarını konuştu. 

Yine…


Ecevit’in 12 Eylül’de götürüldüğü Hamzakoy dönüşü,  Ankara’da Eymir Gölü’nde elele dolaşırken yazarak eşi Rahşan’a hediye ettiği “Elele Büyüttük Sevgiyi” şiirinde yer alan; 

“Birlikte öğrendik seninle 

avucumuzda yüreği çarpan 

kuşa sevgiyi 

elele duyduk kumsalda denizin 

milyon yılda yonttuğu 


taşa sevgiyi 

tırtılları tanıdık seninle baharda 

tırtılken daha sevmeyi öğrendik 

sevgiden üreyen kelebeği..”  dizelerini boğuk sesle okuyan bazı romantik aydınlar, Ecevit’in bıraktığı telafisi imkansız hasarları perdeledi.  

Ecevitler iktidarda iken “Anayasa kitapçığı” fırlatan, öldüklerinde ise ikilinin avuçlarında yüreği çarpan kuştan tutun da... 

Taşa, tırtıla, kelebeğe, köstebeğe...

Köy-köy, ülke-ülke bütün dünyaya dağıtıkları ve “verdikçe çoğalan sevgilerini...” hatırlatan “romantik” solcuların vıcık vıcık aşk simsarlığı bir kez daha devrede…

Kocası dışarıda iken katıldığı bir Youtube kanalında, “Ekrem’le birlikte olmak zor bir iş. Bazen ayrı kalmak iyi geliyor” itirafında bulunan…

Özgür Özel her fırsatta soluğu Silivri’de alırken, kendisi sadece görüş günlerinde giden…

Duruşma sırasında tüm yüzler mahkeme duvarında dönerken, hiçbir şey yok muş gibi salonda pervasızca gülen….

Ve!..

Ekrem İmamoğlu adına kiralanan uçakta yaptığı direk dansıyla gündeme gelen Rabia Karaca’nın, savcılık ifadesindeki;


“15 numaralı fotoğrafta ise Derya Çayırgan olduğunu teşhis ettim. Bu kişi İmamoğlu’nun sevgilisidir. Kendisi sadece İmamoğlu’na aitti. Bizimle arası yoktu” itirafına rağmen, aylardır tek kelime etmeyen Dilek İmamoğlu…

Dün Silivri’de görülen yolsuzluk davasının 44. duruşmasında…

Kurduğu suç örgütü ile İBB’yi talan ettiği için hakkında 4 bin sayfalık iddianame hazırlanan ve 2430 yılla yargılanan kocası Ekrem İmamoğlu’nun doğum gününü kutlamak için, üstelik mahkeme salonunda, üzerinde;

“Seni seviyorum sevgilim. İyi ki doğdun” yazılı bir pankart kaldırdı.

Jandarmanın müdahalesi sonrası devreye giren İmamoğlu da “Fazla uzatmayalım anneme babama niye doğurdunuz diye dava açarlar” diyerek, buram buram sakillik akan bu afiş üzerinden kendine paye çıkarmaya ve bu haklı müdahaleyi sulandırmaya çalıştı. 

Aradan geçen 44. duruşmaya rağmen, İstanbul halkının çalınan 160 milyar TL’si ve 24 milyon dolarlık kamu zararı hakkında tek kelime edemeyenler... Silivri’deki duruşma salonlarında yapay romantizm rüzgarları estirmeye başladıklarına göre, belli ki yine vıcık vıcık “aşk hikayeleri” ile büyük bir perdeleme operasyonuna kalkışacaklar…

Ama peşinen söyleyeyim… 

Yıllarca ısıtılıp ısıtılıp devreye sokulan bu aşk hikayelerinden millete gına geldi…

Siz en iyisi şovu bırakın da asrın yolsuzluğunu anlatın!..

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23