--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Şimdi sıra zina ile topyekûn mücadelede!

Zekeriya Say
Zekeriya Say
14

Bağımsız feminist oluşumlar, 1980’den beri Türkiye’deki sosyal ve siyasal hayata etki ediyor.

Üstelik bu etkileri, kadın sorunları ile de sınırlı değil. Namus cinayetlerinden tutun da küresel ısınmaya kadar her konuya müdahil oluyorlar. 

1990’lı yıllara gelindiğinde, kadın derneklerinin temellerini attılar. Bugünlerde “feminazi”nin ana savunucusu konumundaki Mor Çatı Vakfı işte öyle bir atmosferde kuruldu. 1995’te ise ilk sığınma evini açtı. O zamanki koalisyon hükümetleri şimdiki gibi hoşgörülü değildi. Bağışları kesilince,1998’de mecburen sığınma evlerini kapatmak zorunda kaldılar. Ta ki 2005 yılına kadar. İstanbul Sözleşmesi’nden sonra ise ihya oldular. 

2012’de bağış geliri 516 bin 330 TL iken 2015 yılında 1 milyonu aştı. Kim bilir şimdi kaç lira olmuştur. O dönem TCK maddelerine itiraz edip, ‘edep, iffet, ahlak temizliği’ni göreceli ifadeler olarak yorumlayan feministler, şimdilerde yeterli harçlık bırakmadığı iddiası ile kocayı “psikolojik şiddet”den evinden attıracak konumdalar. 

Öyle ki, sırf “Feminizm ahlaksızlıktır” açıklaması yüzünden Diyanet’e etmediklerini bırakmadılar.  

*

En son iki yıl önce “mesaj vermek” için giydiği mor kıyafetini yeniden gardırobundan çıkarıp partisinin TBMM Grup Toplantısı’na katılan İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, bu kez sadece kıyafetle mesaj vermekle yetinmedi. Cumhurbaşkanımız tarafından feshedilen İstanbul Sözleşmesi için, “AK Parti iktidarının milletimiz için yaptığı, ender iyi işlerden biridir” dedi. Bu da yetmezmiş gibi bir de sözleşmenin kadını yaşatacağını iddia etti. Akşener bu sözleri sarf ettikten birkaç saat sonra ise Denizli’nin Pamukkale ilçesinde, Erkan Sivrikaya adlı 52 yaşında bir kişi, 6 katlı bir binanın çatısından sarkıttığı iple beşinci kata inerek, evi terk edip kızına sığınan boşanma aşamasındaki eşi Meral Sivrikaya’yı 20 yerinden bıçaklayarak öldürdü. Bu cinayet, üç ay daha yürürlükte kalacak olan İstanbul Sözleşmesi’nin yaşatmadığının son kanıtıydı. 

Evet!..

Emin olun o sözleşmenin, katilin beline bağladığı ip kadar cinayetlerde belirleyiciliği yoktu.

Öyle ya, nalburdan alınan ip, katili taşımaya yetmeyip kopmuş olsaydı, Meral Akşener ile adaş olan zavallı kadın şimdi yaşıyor, katil ise toprak altında yatıyor olacaktı.

Bu arada, geçtiğimiz hafta Ankara’da tartıştığı eşi Reyhan Korkmaz’ı katleden Zeynel Korkmaz adlı katil de birkaç ay önce yaptığı bir paylaşımda, İstanbul Sözleşmesi için “Erkeğin elini kolunu bağlayıp çaresiz bırakan bir yasa” demiş. 

Sonuç?!..

Katil, 4 çocuğunun gözü önünde eşini bıçaklayarak öldürürken, “yaşatır” denilen sözleşme için kılını bile kıpırdatmamış.

Özetle, İstanbul Sözleşmesi’nin kadını koruduğu filan yok.

Cumhurbaşkanımızın dün AK Parti 7. Olağan Büyük Kongre’sinde de belirttiği gibi, kadınlarımızın haklarını korumayı kâğıtlarda değil vicdanlarda çözmemiz lazım…

Acilen harekete geçmek lazım.

Öncelikle, “Sevişirim evlenmem, hamile kalırım doğurmam..”, “Yılın en sürtüğü”, “Namus mu? Kirletmeden duramam!” yazılı afişlerleri ortalıktan kaldırmak lazım.

Sonra da “Aileniz batsın” diye beddua etmek yerine aileyi yeniden ihya edecek ortak bir mutabakat metni kaleme almak lazım.

Zira, “çıplak” eylemleriyle tüm dünyada tanınan ünlü feminist grup FEMEN’e “akıl hocalığı” yapan Feride Acar’ın kaleme aldığı..

Avrupa Konseyi Daimi Temsilciliği yaptığı sırada 1000 şişe şarabı zimmetine geçirmekten yargılanan Daryal Batıbay adlı büyükelçi emeklisinin imzalattığı…

TV ekranlarından, “kadına el kaldıran şerefsizdir” diye esip gürlediği halde eski eşi Eda Demirci’yi yumrukladığı iddia edilen İsmail Küçükkaya’nın savunduğu sözleşmeyle, bir arpa boyu yol alınamayacağını, son 10 yılda yıkılan ailelerin enkazları ile öldürülen kadınların cansız bedenleri bize ispatlamış oldu.

Şimdi sıra,  Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da “yanlış yaptık” diyerek tarihi bir itirafta bulunduğu “zina” konusuna geldi.

“Bedensel hazzın önlenemez cazibesi ve özgürlüğün büyüsü” denilerek yaygınlaşan…

Yaygınlaştıkça da metalaşan “zina” ile mücadele, şart.

Laikçi azgınlar illa bir devrim yapacaklarsa, bu “cinsel” bir devrim olmamalı.

Bırakın bize “tutucu” desinler, “yobaz” desinler. Burnu karnında iken gelinlik giyenin düğününe gitmeyelim. Evlilik dışı doğumlara çiçek göndermeyelim. Tamam!

“Ben zinayı suç saymıyorum diyen varsa, onun için suç sayılmasın” ama o zani de bu rezilliği artık uluorta yapmasın. 

 

Yorumlar

(14)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Selim

25 Mart 2021 21:41

Hükümet tekrar zinayı suç sayan kanunu geri getirmelidir

Nasıl mücadele

25 Mart 2021 21:27

Nasıl mücadele edeceksin Tayyip Erdoğan bey zinayı suç olmaktan çıkardı şimdi tekrar yasakmı edecek ama siz o zamanda Tayyip Erdoğan beyi alkışladınız şimdide alkışlarsınız tevbe et demezsiniz hata yaptı demezsiniz

Emekli48

25 Mart 2021 20:46

Tv.lerdeki programlara bir bakın. DNA sonucu çocuğu, nikahlı eşinden değil de zina yaptığı kişiden olduğu anlaşılan kadın, sevinçten; " şükürler olsun yarabbim" diyor. Evli, üstelik 2 karısı, 5 çocuğu, 20 torunu olan 60 yaşındaki adama kaçan 18 yaşındaki kız babasına-anasına siz kim oluyorsunuz, bana karışamazsınız, diyebiliyor. Yasal olarak da haklı.

Mustafa

25 Mart 2021 16:27

Zina suç olsun!ALLAH CC. NE EMREDIYOR ZINAYA YAKLAŞMAYIN. Yonetim ne diyor zina konusunda hata yaptik .NASUH TÖVBE NEDIR.  

TAMYOBAZSEMİH

25 Mart 2021 14:36

zina suç olsun ..

aliye

25 Mart 2021 14:10

Milletin yatak odasıyla uğraşmayı bırakın. sizene  

Şahin 66

25 Mart 2021 12:31

Çok güzel bir yazı elinize sağlık teşekkür ediyorum

ahmet

25 Mart 2021 11:29

Zinaya giden yollar kapatılmalı. insanlar evlenmeye teşvik edilmeli.Evlenip çoçuğu olduğu halde hapse tıkılmamalı. Filmlerde Zinaya özendirmenin cezalandırılması gerekir.

Can

25 Mart 2021 11:19

Iran gibi olur kudreti parasi olana dokunulmaz ve yatlarda zina eder üstelik habere erisim yasagi ile örterler. Ondan sonra bol bol millete din ahlak nasihati degil mi yasadik gördük. Zinanin cezasi da ne olacak Aceh de gibi kirbaclanma mi yoksa taslama. Cezaevleri doldu tasti ki yine af cikardiniz milletin huzuru bozdunuz. Devletin yatak odalarda ne isi var diger agir sorunlari saadet icinde cözdünüz mü orasi kalmis. Bunlar göz boyama.

iyildiz

25 Mart 2021 10:26

Bağımsız feminist oluşumları bırak da, AKP nin İslam-cı feministlerine bak... Asıl tehlike orada...

Zekeriya Say Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle