--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

O koku, “iktidar” değil lağım kokusu Kemal Bey!

Zekeriya Say
Zekeriya Say
25

“İzmir’in dağlarında çiçekler açar. Altın güneş orda sırmalar saçar.”

Kurtuluş Savaşı sırasında Türk ordusunun İzmir’e girişini konu edinen İzmir Marşı’ndaki bu dizelerde kent, yemyeşil ve aydınlık bir şehir olarak tasvir ediliyor. 

Tokatlı şair Cahit Külebi de, 1940’lı yıllarda kaleme aldığı şiirinde;

“İzmir’in denizi kız, kızı deniz / Sokakları hem kız hem deniz kokar!..” ifadeleriyle, “kız” metaforu üzerinden İzmir’i, temiz ve güzel kokan bir şehir olarak betimliyor.

Külebi’nin şiiriyle 50’li yıllarda tanışan ve aklındaki bu tarifle İzmir’e ilk ziyaretini 1970 yılında gerçekleştiren yazar Hıncal Uluç, ilk izlenimini şöyle aktarıyor;

“Modern Folk Üçlüsü ile ben ve menecerleri, ziyaret ediyorduk kenti. Ve Külebi’nin masalı ilk anda çökmüş görünüyordu. İzmir’in sokakları deniz değil, bok kokuyordu. Denize akan lağımlar, körfezi öyle bir leş haline getirmişti ki, anlatması zor. Otobüsünüzde birden yanınızdakine bakıyordunuz. O da aynı dehşetle size bakıyordu. “Kim altına yaptı” diye.”

Evet!

Marşlarda ve şiirlerde, pırıl pırıl temiz, mis gibi kokan bir İzmir tarifi yapılsa da..

Kemalistlerin ruhani lideri Yılmaz Özdil gibi yazarlar, “Evimiz isterse 800 metrekare olsun, balkonda otururuz. Kordon’suz evde oturabiliriz, konforsuz balkonda oturamayız” şeklinde yazılar yazsa da…

İzmirliler, bırakın balkonlarda oturmayı, lağım kokusundan pencereleri kapatıp kendilerini evlerine hapsediyorlar. 

Hatta dışarıdaki kokuyu içeriye taşımasın diye klimaları bile doğru dürüst çalıştırmıyorlar.

Uzun yıllar Aydın Doğan’a ait gazetelerde kalem oynatan Yazar Mutlu Tönbekici, 2009 yılında kaleme aldığı bir yazısında, 

“Bu şehre ilk defa 26 yıl önce geldim, yaşadığım sürece lağım kokuyordu, dün geldim (30 Mayıs 2009) yine lağım kokuyor. Karşıyaka’da cam açmak mümkün değildi o kadar diyeyim” ifadeleriyle, asırlık lağım kokusunu onaylamış ve “İzmirli olmak İzmir’in BOK koktuğunu görmezden gelmektir” tespitinde bulunmuştu. 

Hıncal Uluç ve Mutlu Tönbekici’yi ikna edici bulmayanlar ve körü körüne CHP’ye biat edenler için bir örnek de Cumhuriyet gazetesinden vereyim.

Üstelik bu kişi, “Türban Sümerler’den geliyor, fahişeler takardı” diyecek kadar İslam’la ve mukaddesatla kavgalı olan Işıl Özgentürk’ün ta kendisi. Muhtemelen, hiçbir laikçi yobaz bu kadının sözlerine itiraz etmeyecektir.

Özgentürk; 19.07.2015 tarihli, Cumhuriyet’te yayımlanan yazısında tam olarak şu ifadeleri kullanmıştı; “Sevgili dostlarım... İşi kibarlaştırmanın gereği yok. Her şeyi açık açık konuşalım. Neredeyim, Türkiye’nin en zengin yazlık yerlerinden birinde. Çeşme’de kahvaltı ediyoruz, civarda cırcır böcekleri ötüp duruyor ama o da ne? Dehşet bir bok kokusu. Hayda, içeri kaçıyoruz ama koku kadar keskin ki, kapıların altından sızıp içeri doluyor. Öğreniyorum ki, Çeşme’de kanalizasyon altyapısı yok, vidanjörler pisliği çekiyor, bizim şansımıza da bir bayram sabahı evin en kuytu yerine saklanarak kahvaltı yapmak düşüyor. Çeşmeli dostlara durumdan yakındığımda, ‘Işıl daha vahimi var, İzmir’in Bostanlı semtinde evler her on günde bir lağım taşmış gibi kokuyor. Üstelik buralarda bir ev 500 binden başlıyor. Hem bok kokluyorsun hem de üstüne dünyanın parasını veriyorsun’ diyorlar.”

Evet…

İfadeler yer yer argoya kaçsa da, CHP’nin kalesi İzmir’i başka türlü tarif etmenin imkânı yok.

Hizmet üretmediği için gocunmayan, bir türlü bitirilemeyen projeler için; “Ağlayıp da gözden mi olalım” diyerek İzmirlilerin aklıyla alay eden…

Halkın parasını heykele, operaya ve konserlere akıtan CHP’liler, başkanlık koltuğunda oturdukça ve kokunun bastırılması için proje üretmek yerine kireç döktükçe İzmir lağım kokmaya devam edecektir.

Önceki gün gördüğüm bir haber, bu inancımı daha da kuvvetlendirdi.

Zira kendisi Dersimli olduğu halde 3 dönemdir İzmir’den milletvekili seçilen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da, tam bir İzmirli gibi davranıyor.

Yukarıda aktardığım Mutlu Tönbekici’nin tespitinde olduğu gibi, İzmir’in lağım koktuğunu görmezden geliyor.

Kılıçdaroğlu, 16-17-18 Haziran tarihlerinde gerçekleştirdiği İzmir programında, konvoyu ile birlikte Mustafa Kemal Bulvarı’ndan geçtiği sırada bir grup vatandaşın açtığı, “Kokuyu almıyor musun?” yazılı pankart hakkında tek kelime etmedi.

Göreve geldiği günden beri CHP’de dönen yolsuzluklara, hırsızlıklara ve her türlü ahlak dışı rezalete karşı koruduğu suskunluğunu, söz konusu pankart için de bozmadı.

Tabii mezkûr pankartı ve Kemal Bey’in sessizliğini görünce, aklıma 1999 yılında İzmir’i ziyaret eden halefi Deniz Baykal’ın burada yaptığı bir açıklaması geldi.

Ömrü siyasi hezimetlerle geçen Deniz Bey, İzmir Alsancak’ta yaptığı açıklamada, “burnuma iktidar kokuyor” demişti. 

Muhtemelen, Kemal Kılıçdaroğlu da pankarttaki kokunun “iktidar kokusu” olduğunu sanıyor.

Fakat gerçeği Haziran 2023’te, İzmir’i lağım kokutanlar ile “iflah olmaz” denilen Haliç’i temizleyenler arasında yapılan seçimde anlayacak! 

 

Yorumlar

(25)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Siirtli

30 Haziran 2022 14:26

İlahi adalet

AHMED

30 Haziran 2022 07:52

Kaleminize sağlık Zekeriya Bey. Su testisi su yolunda kırılır. Allah , ona buna iftira atanları işte böyle kendi sözleri ile tokatlar. Şu an çok çıkmaz içinde bir zavallı konumuna düştüler. 50 kişi ile birlikte olmuş dediği kişiye karım diyor. Kadın da kendisine hakaret eden kişiye kocam diyor. İftira atarak toplumun gözünde insanları küçük düşürmeye çalıştı. Kendi küçük düştü. Bu evlilikte artık mutluluk olmaz. 3 ay sonra boşandıklarını duyarız.

Ali Eren

24 Haziran 2022 00:43

Sevgili Zekeriya bey, yazılarınızı zevkle okuyorum. Ama iki noktaya dikkatinizi çekmek istiyorum. Deniz Baykal Kılıçdaroğlu'nun halefi değil selefidir. Selef kendisinden önceki, halef de sonradan gelen demek. Bu bir. İkincisi: Betimlemek kelimesinden başka bir kelime bulamadın mı be sevgili kardeşim! Yapmayın böyle. Selamlar.

Mehmet

23 Haziran 2022 18:25

B.k severler basmış burayı.Yallah İzmir'e.

Orhan İnan

23 Haziran 2022 17:40

BİZİM SOLAKLAR MİLİTAN. O KOKUYU İÇLERİNİ ÇEKERLER DE YİNE CHP YE OY VERİRLER. BUNUN İZAHI ANCAK MİLİTANLIK OLARAK YAPILIR.

Ferruh

23 Haziran 2022 17:33

Boklarla uğraşacağınıza ,borç içinde olan insanlara ve emeklilerin haline bakın ssklıyım 77yaşındayım 2kişiyiz hanım emekli değil 3000tl ile geçin bakalım .bunları bir ele alın maaş artışlarını ona göre yapın otu,boku bırakın gerçekleri görün sabah,akşam kahvaltı yapmaktan kolon kanseri oldum saygılar.

Cafer Çavuşoğlu

23 Haziran 2022 16:53

Bu vasat işleri bıraksanız da bir kez dahi olsa fırsat elde iken tarafgirlik yapmadan kendinizi 20 yıldır durmadan tam yol alan iktidar sahiplerini eleştirseniz.  

Yayılırsa

23 Haziran 2022 16:46

Allah muhafaza 2023seçimlerini bu zillet kazanırsa 50yıldır İzmir'deki lağım kokusuna çözüm bulamayanlar memleketi nasıl yönetecekler bu koku memleketin geneline yayılırsa seyreyle o zaman keyfi .

Ahmet Yıldız

23 Haziran 2022 16:20

Dünya yolsuzluk sıralamasında ülkemiz maalesef ilk üçte.Bunları yazacağınıza kendi seçmen kitlenizi konsolide etmek için bunu görmezden gelip çok başka konulara değiniyorsunuz.Bu gün mazot 30 Tl. sen chp diyorsun.Türkiye' de şu an bir, Çok zenginler var birde fakirler.Ne zaman hakikatleri yazacaksınız.Yazık....

tespit

23 Haziran 2022 16:06

çok güzel ifade etmişsiniz. elinize sağlık

Zekeriya Say Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle